Kelimeler arşivinde; içinde "işik" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde işik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu işik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında işik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PİŞİKCIRNAĞI, İLİŞİKSİZLİK
PİŞİKLENMEK, DEĞİŞİKLEME
BİTİŞİKLİK, GORNAPİŞİK, DEYİŞİKLİK, METAPSİŞİK, DERİŞİKLİK, ÇELİŞİKLİK, DEĞİŞİKLİK
BİTİŞİKLİ, GELİŞİKLİ, DARIBİŞİK, ÇEKİŞİKLİ, İLİŞİKSİZ
İLİŞİKLİ, ERİŞİKLİ, KIRTİŞİK, PİŞİKMEK, CİVRİŞİK, BİNGİŞİK, ALAKİŞİK
EVRİŞİK, PİŞİKCİ, ÇELİŞİK, PİŞİKÇİ, KİPİŞİK, KEPİŞİK, KAKİŞİK, HAPİŞİK, VERİŞİK, GİDİŞİK, YETİŞİK, BİTİŞİK, GİRİŞİK, DERİŞİK, DEYİŞİK, ÇEKİŞİK, DEGİŞİK, DEĞİŞİK, DENİŞİK
DEİŞİK, İLİŞİK, PSİŞİK, BİŞİKH, ERİŞİK, İYİŞİK, İTİŞİK, İRİŞİK, İMİŞİK, EĞİŞİK, EMİŞİK, EPİŞİK
KİŞİK, MİŞİK, PİŞİK, HİŞİK, BİŞİK, ÇİŞİK, ŞİŞİK
İŞİK
İŞİK
Eşik.
DEĞİŞİKLİK
Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.
DARIBİŞİK
Serçe.
GORNAPİŞİK
Efsane ve masallardan gelerek halk düşüncesine yerleşmiş kediye benzer korkunç bir yaratık.
İLİŞİKSİZLİK
İlişiksiz olma durumu.
DEYİŞİKLİK
Değişiklik.
PİŞİKCIRNAĞI
Kedi ayağına benzeyen bir çeşit ot.
BİTİŞİKLİK
Bitişik olma durumu.
PİŞİKLENMEK
Mızıkçılık etmek.
ÇEKİŞİKLİ
Kavgalı: Ahmet Hasan'la çekişikli.
DEĞİŞİKLEME
(Söz sanatı terimi) Gramer şekillerinden biri yerine başka birini kullanma. Gittin bulamadın, hemen dönersin gibi ki gittiğinde bulamıyacak olursan.. yerindedir.
METAPSİŞİK
Ruhötesi.
ÇELİŞİKLİK
Çelişik olma durumu.
DERİŞİKLİK
Derişik olma durumu.
GELİŞİKLİ
Gürbüz, büyümüş, yetişmiş.
BİTİŞİKLİ
Osmanlı abecesine göre bitişik harfle yazılan (dize, tümce). Karşıtı bk. kesikli.
Bu bölümde tanımı içerisinde İŞİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
BANDANA
Başı değişik biçimlerde bağlamak amacıyla kullanılan büyük mendil.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
ARABESK
Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.
AİT
İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
BALLIBABAGİLLER
Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ALTERNATİF
Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
AYNEN
Olduğu gibi, hiçbir değişiklik olmadan, aynıyla.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
BAMBAŞKA
Büsbütün başka, apayrı, değişik, farklı.
AYRIMLI
Ayrımı olan, aralarında ayrım bulunan, değişik, farklı.