Kelimeler arşivinde; içinde "ırık" olan, toplam 286 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ırık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ırık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ırık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TABINDIRIKLAMAK
BASTIRIKLANMAK, KIRIKKALELİLİK, YUKARIKIRIKLAR
PISIRIKLAŞMAK, AŞAĞIKIRIKLAR, MICIRIKLANMAK, MIĞIRIKARMUDU
PISIRIKLAŞMA, BÜYÜKKIRIKLI, KOPCASIKIRIK, MICIRIKLAMAK, VISTIVICIRIK, VUSTUVICIRIK, YAMICIKKIRIK
BALDIRIKARA, KIYTIRIKLIK, CINDIRCIRIK, DIRIKLAŞMAK, KIRIKKALELİ, KIRIKLANMAK, ŞARPINDIRIK, ŞIRPINTIRIK
HAPŞIRIKLI, PISIRIKLIK, SAKANDIRIK, SIRIKLAMAK, TIKSIRIKLI, BAĞARSIRIK, BALDIRIKIZ, BASINDIRIK, BASTIRIKTA, BAŞBADIRIK, BOYUNSIRIK, BÜYÜKKIRIK, CABINDIRIK, CIBINDIRIK, CILINDIRIK, CIMINDIRIK, CIVILDIRIK, CIYINDIRIK, ÇIĞINDIRIK, DADANDIRIK, DAPINDIRIK, DIRIKLAMAK, GIRIKLAMAK, HINKIRIKLI, HIRIKCIRIK, IRIKLATMAK, KANSIRIKLI, KARANDIRIK, KIRIKÇILIK, KIRIKLAMAK, Devamını Oku »»
AKINDIRIK, AKSIRIKLI, KIRIKKALE, KIRIKLAMA, PISIRIKÇA, SIRIKLAMA, AĞDIRIKLI, AHINDIRIK, BISIRIKLI, FIRTTIRIK, HINÇKIRIK, IDIRIKSIZ, IRIKLAMAK, KABACIRIK, KIMIŞIRIK, KINIKIRIK, KIRIKÇALI, KIRIKDERE, KIRIKKAYA, KIRIKKUYU, KIRIKRENK, KIRIKSOKU, MALAÇIRIK, MICIRIKLI, MIŞIRIKLI, PISIRIKLI, TERSKIRIK, VIZIVIRIK, YANIKIRIK
BASTIRIK, FIŞKIRIK, HAPŞIRIK, HIÇKIRIK, KIRIKHAN, KIRIKLIK, KIYTIRIK, MINCIRIK, MIRMIRIK, TIKSIRIK, ALAGIRIK, ALAKIRIK, ANISIRIK, AŞIRIKÜP, BARSIRIK, BASDIRIK, BİŞKIRIK, CILDIRIK, CIMBIRIK, CIMCIRIK, CINDIRIK, CINGIRIK, CINĞIRIK, CINKIRIK, CITTIRIK, ÇILDIRIK, ÇILKIRIK, ÇIMKIRIK, ÇINDIRIK, ÇINGIRIK, Devamını Oku »»
AKSIRIK, BATIRIK, KIRIKÇI, PISIRIK, SIRIKÇI, ADDIRIK, AĞDIRIK, AHDIRIK, AHKIRIK, ALDIRIK, ANSIRIK, ARDIRIK, BADIRIK, BASIRIK, BICIRIK, BIDIRIK, BIGIRIK, BISIRIK, BIZIRIK, BİGIRIK, BİKIRIK, CICIRIK, CIDIRIK, CIMIRIK, CITIRIK, CIZIRIK, ÇATIRIK, ÇIRIKCI, ÇITIRIK, FISIRIK, Devamını Oku »»
ISIRIK, AĞIRIK, AHIRIK, ASIRIK, AYIRIK, IBIRIK, ICIRIK, IRIKÇI, TIRIKA
KIRIK, SIRIK, TIRIK, YIRIK, BIRIK, ÇIRIK, DIRIK, FIRIK, GIRIK, HIRIK, MIRIK, PIRIK, VIRIK, ZIRIK
IRIK
IRIK
Az açıklık, aralık. Şans, uğur: Senin ırığın bana iyi gelmedi. Zayıf. Erken.
YUKARIKIRIKLAR
İzmir ili, Bergama ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YAMICIKKIRIK
Topal, aksak.
BÜYÜKKIRIKLI
Adıyaman kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MICIRIKLANMAK
Bir iş bozulmak, karışmak.
MICIRIKLAMAK
Oyunbozanlık etmek.
PISIRIKLAŞMA
Pısırıklaşmak işi.
VUSTUVICIRIK
Karmakarışık.
KIRIKKALELİLİK
Kırıkkaleli olma durumu.
BASTIRIKLANMAK
Hasta ve bitkin bir durumda olmak, sayıklamak.
MIĞIRIKARMUDU
Bir yanı açık sarı, bir yanı kırmızı, karanfil gibi kokan, içi kumlu bir çeşit armut.
VISTIVICIRIK
Karmakarışık.
PISIRIKLAŞMAK
Pısırık olmak, pısırık duruma gelmek.
AŞAĞIKIRIKLAR
İzmir ilinde, Bergama belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KOPCASIKIRIK
Geveze, ağzı gevşek, sır saklamayan.
TABINDIRIKLAMAK
Büyükbaş hayvanların bir ayağını boynundaki ipe bağlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde IRIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAHŞILI
Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri.
DİKEÇ
Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir. Kazık, sırık, ağaç çubuk.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
ÇELEBİ
Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen unvan. Görgülü, terbiyeli, olgun (kimse). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hristiyan tüccar.
DELİCE
Davranışları aşırı, deli gibi olan. Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Buğdaygillerden, genel olarak buğday tarlalarında yetişen, tohumu zehirli, yabani bir bitki (Lolium temulentum). Aşılanmamış zeytin ağacı, yabani ağaç. Atmaca, şahin. (deli'ce) Delicesine.
DEKATLON
Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100, 400 ve 1500 metre koşuları ile 110 metre engelli koşusundan oluşan atletizm yarışması.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
BALIŞEYH
Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri.
ÇELEK
Boynuzu kırık veya eğri hayvan.
AKSIRIKLI
Aksırığa tutulmuş, sık sık aksıran, hapşırıklı.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
DOKUMAK
Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak. En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak. Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
BİNİŞMEK
İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.