İçinde IDIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ıdık" olan, toplam 63 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ıdık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ıdık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ıdık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SIDIKLIKÜÇÜKBOĞAZ

15 harfli kelimeler

SIDIKLIBÜYÜKOBA, SIDIKLIDARBOĞAZ, SIDIKLIİKİZAĞIL, SIDIKLIKUMARKAÇ, SIDIKLIKÜÇÜKOBA

14 harfli kelimeler

SIDIKLIORTAOBA

12 harfli kelimeler

SIDIKYUMURTA

11 harfli kelimeler

MIDIKLANMAK, KIDIKLANMAK, HIDIKSINMAK, GIDIKLANMAK

10 harfli kelimeler

DIDIKLAMAK, GIDIKLANMA, GIDIKLAYIŞ, KIDIKLAMAK, HIDIKLEMEK, GILLIGIDIK, MIDIKLAMAK, TANIDIKLIK, SIDIKMAMMA, GIDIKLAMAK

9 harfli kelimeler

İŞŞİBIDIK, BALIBIDIK, GIDIKLAMA

8 harfli kelimeler

PITPIDIK, PIYPIDIK, HIKKIDIK, HIKGIDIK, TANGIDIK, GIDIKLIK, BITBIDIK

7 harfli kelimeler

MIDIKLI, ŞIBIDIK, SIRIDIK, ŞIPIDIK, TANIDIK, BIDIDIK, BIDIKIM, BIGIDIK, BİGIDIK, CIBIDIK, GIPIDIK, CIDIDIK, CIMIDIK, DIBIDIK, KIBIDIK, DIDIKLI, ILGIDIK, DIDIKÇI

6 harfli kelimeler

BIDIKI, IDIKUT, ABIDIK

5 harfli kelimeler

BIDIK, CIDIK, ŞIDIK, FIDIK, GIDIK, DIDIK, SIDIK, KIDIK, MIDIK

4 harfli kelimeler

IDIK

Bazı kelimelerin anlamları

IDIK

Çok az, biraz. Gömlek. Kutsal, mübarek.

KIDIKLANMAK

Gıdıklanmak.

SIDIKLIİKİZAĞIL

Kırşehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

MIDIKLANMAK

Küsmek, gücenmek. Küsmek. Sinirlenmek.

SIDIKLIKÜÇÜKBOĞAZ

Kırşehir ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GIDIKLANMAK

Gıdıklama işi yapılmak.

SIDIKYUMURTA

Yerli yersiz ağlayan, sulu gözlü.

SIDIKLIORTAOBA

Kırşehir şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GIDIKLANMA

Gıdıklanmak işi.

SIDIKLIBÜYÜKOBA

Kırşehir şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DIDIKLAMAK

Bir şeyi gereğinden çok incelemek: Yeter artık dıdıklama.

GIDIKLAYIŞ

Gıdıklama işi.

SIDIKLIKÜÇÜKOBA

Kırşehir şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SIDIKLIKUMARKAÇ

Kırşehir kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SIDIKLIDARBOĞAZ

Kırşehir ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

HIDIKSINMAK

Alışmak, huy edinmek.

  -   -   -  

Anlamında IDIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IDIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SANDIK

İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.

BAKYAZ

Yeni ev edinenlerin tanıdıklarına verdikleri ziyafet. Şerbetlik, bahşiş.

TEBER

Balta. Meşin kesmek için kullanılan araç. Bazı dervişlerin taşıdıkları sapı uzun, keskisi ayça biçiminde, küçük ve hafif balta.

BİLÜŞ

Tanıdık.

CIDIK

Karlı günlerde kuş yakalamak için çubuktan yapılmış bir çeşit tuzak. At kılından yapılmış kuş tuzağı. Kavgacı: Tıktıkı ile alış veriş, cıdık ile iş görme. Çok olgun: Domatesler cıdık, ele almıya gelmez. Kâğıt kenarı süsü. Azıcık, bir parça. Av hayvanlarına kurulan bir tür tuzak.

KATILMAK

Katma işi yapılmak. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. Hak vermek. Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek. Ortak olmak, benimsemek.

ASA

Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.

AĞIRLIKLARINA

Bir ölçme aracını oluşturan sınar ya da ayrıçlara taşıdıkları ağırlığa göre değişik katsayı ya da sayılar verme.

BELLEŞ

Tanıdık, bildik: Burdakilerin hepsi belleş.

KIRBA

Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap, su kabı, matara. Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık. Çok su içen kimse.

CIMIKLAMAK

Gıdıklamak. Yoğurmak. Karıştırmak. Çimdiklemek.

BİLGİŞ

Çok bilen, bilgiç. Bilgiçlik taslayan. Tanıdık, bildik.

AŞİNA

Bildik, tanıdık. Bilinen.

POLARMA

Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon. Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi.

AGAMUM

Arıların kovanlardaki aralıkları tıkamak için dışarıdan taşıdıkları maddeler.

TANIŞ

Tanıdık (kimse ya da yer).

BİLDİK

Tanıdık (kimse veya şey).

TANIDIKLIK

Tanıdık olma durumu.

GIDIKLAMA

Gıdıklamak işi.

BİLİŞ

Canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi, vukuf. Bildik, tanıdık.