Kelimeler arşivinde; içinde "imi" olan, toplam 337 tane kelime bulunuyor. İçerisinde imi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu imi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında imi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İMİDAZOLETİLAMİN, NORBİNALTURFİMİN, SAMİMİLEŞİVERMEK
CEMAATİMÜSLİMİN, SAMİMİYETSİZLİK, TESLİMİYETÇİLİK, AMİNOGLUTETİMİT, BENZİMİDAZOLLER, SAMİMİLEŞİVERME
ANTİMİKROBİYAL, İMİDAZOLETRİON, İMİDOPEPTİDÜRİ, MULTİMİLYARDER, OKSİMİYOGLOBİN
MULTİMİLYONER, BAKLAVADİLİMİ, CİMİTİRLENMEK, PERİMİYELİTİS, POLİMİYOZİTİS, REPARTİMİENTO, ŞEHİRİNGİDİMİ, YERDOĞABİLİMİ
DİSİMİLASYON, KRİMİNOLOJİK, SAMİMİLEŞMEK, SAMİMİYETSİZ, ŞİMİOTROPİZM, TESLİMİYETÇİ, SİNEYİMİLLET, ANTİMİKROBİK, AZİDOTİMİDİN, EPİDİDİMİTİS, İMİDAZOLDİON, İMİDOKSANTİN, MİRİMİRANLIK, OPTİMİZASYON, OSSİMİKOYUNU, PANKREOZİMİN, SÜLFADİMİDİN, SÜTHÖŞMELİMİ, YENİSELİMİYE, YILDIZBİLİMİ, ZENCİRKİLİMİ
ASİMİLASYON, ELİMİNASYON, KRİMİNOLOJİ, LİMİTSİZLİK, PRİMİTİVİZM, SAMİMİLEŞME, SAMİMİYETLE, HARİMİİSMET, ANTİMİKOTİK, ANTİMİTOTİK, AVŞARKİLİMİ, CİMİLLEŞMEK, İMİDOPEPTİT, PRİMİTİVİST, SEYİRDİMİNE, SİMİTHACILI, SÖZÜNGELİMİ, YERDEĞİŞİMİ, ZAFERİMİLLİ, ZAMANBİLİMİ
ALAİMİSEMA, DİMİNUENDO, KRİMİNOLOG, LEJİTİMİST, MİLİMİKRON, SİMİTÇİLİK, ŞİMİOTAKSİ, TESLİMİYET, REDDİMİRAS, BÜYÜKÇİMİŞ, CİMİRSEMEK, CİMİŞLEMEK, DİMİTLEMEK, EKŞİMİKSİZ, ENBİTİRİMİ, EPİDİDİMİS, GEÇİTİMİNE, HECİMİLLET, HİMİHLEMEK, İMİRSİTMEK, İMİŞTİRMEK, MİMİZLEMEK, OTOMİMİKRİ, PERİMİSYUM, PERİMİZYUM, POLİMİKSİN, SİMİNDİRİK, SİNİRSİMİŞ, TECİMİLLET, TELLİMİNCİ, Devamını Oku »»
BEHİMİLİK, DEVAİMİSK, FAKSİMİLE, İMİTASYON, KİMİLEYİN, SAMİMİLİK, SAMİMİYET, ACIYİTİMİ, BİCİMİCİK, BULİMİDAE, BULİMİNAE, CİMİCİDAE, CİMİTEKKE, CİMİZİMEK, ÇEVRİMİÇİ, DİMİÇUVAL, EKŞİMİKLİ, EPİMİSYUM, GEŞLİMİNE, GİCİMİKLİ, HAÇBİÇİMİ, HAKİMİYET, HEVRİMİYE, HİRÇİMİYH, İMİKLEMEK, İMİKUŞAĞI, İMİRSEMEK, KİMİRTLEK, KİRİMİŞÇE, KOLKESİMİ, Devamını Oku »»
ALŞİMİST, BİYOŞİMİ, FOTOŞİMİ, LİMİTSİZ, MİNİMİNİ, OPTİMİST, OPTİMİZM, PESİMİST, PESİMİZM, PRİMİTİF, TOPONİMİ, ADÇEKİMİ, ATİMİZOL, CİMİNLİK, CİMİNNİK, CİRCİMİK, CİRCİMİT, ÇİĞSİMİT, DEĞERİMİ, DİTTİMİÇ, GİDİMİZİ, GÖZERİMİ, GÜLSİMİN, GÜNİNİMİ, HAMİMİNE, HIRKİMİK, HİMİYELA, İMİLCİDİ, İMİREZLİ, İMİRTLEK, Devamını Oku »»
ANİMİZM, ASİMİLE, EKŞİMİK, ELİMİNE, LİMİTET, SİMİTÇİ, BİDİMİK, CİMİCİH, CİMİCİK, CİMİDER, CİMİLLE, CİMİRİK, CİMİTLİ, CİMİZİK, DELİMİT, DİDİMİS, DİMDİMİ, DİMİTCİ, EĞŞİMİK, EŞİMİNE, EVCİMİK, EVÇİMİK, GIRİMİK, GİCİMİK, HEVRİMİ, İĞŞİMİK, İMİKLER, İMİKLİK, İMİRCİK, İMİRHAN, Devamını Oku »»
ALŞİMİ, BEHİMİ, KİMİSİ, SAMİMİ, ACİMİK, ALİMİZ, CİMİLE, CİMİLİ, CİMİRİ, CİMİTE, DAYİMİ, DİMİLA, ERİMİŞ, EŞİMİK, GADİMİ, GEDİMİ, İDİMİŞ, İMİCİK, İMİRİK, İMİRLİ, İMİRTA, İMİŞİK, İMİŞSE, İRİMİK, İSLİMİ, İŞİMİK, KADİMİ, KİMİYE, MİMİLO, NESİMİ, Devamını Oku »»
LİMİT, MİMİK, SİMİT, BİMİL, BİMİZ, CİMİK, CİMİL, CİMİN, CİMİŞ, CİMİT, CİMİZ, DAİMİ, DİMİK, DİMİN, DİMİS, DİMİT, GİMİN, HİMİK, İMİDO, İMİNE, İMİNO, İMİZE, KİMİN, MİMİL, MİMİS, MİMİŞ, MİMİT, SİMİÇ, SİMİK, SİMİL, Devamını Oku »»
DİMİ, KİMİ, CİMİ, GİMİ, HİMİ, İMİÇ, İMİK, İMİN, İMİZ, LİMİ, MİMİ, SİMİ, TİMİ, YİMİ, ZİMİ
İMİ
İMİ
Emi anlamında uyarma edatı.
İMİDAZOLETİLAMİN
Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
CEMAATİMÜSLİMİN
Müslüman topluluğu.
SAMİMİYETSİZLİK
Samimi olmama durumu, içtensizlik.
MULTİMİLYARDER
Çok zengin kimse.
SAMİMİLEŞİVERME
Samimileşivermek durumu.
TESLİMİYETÇİLİK
Teslimiyetçi olma durumu.
İMİDOPEPTİDÜRİ
İdrarla imidopeptitlerin atılması.
BENZİMİDAZOLLER
Kimyasal olarak 1, 2-diaminobenzen yapısında, geniş antiparaziter etkiye sahip, oldukça güvenli olan ve veteriner hekimlikte özellikle, kambendazol, tiyobendazol, oksifendazol, parbendazol gibi yaklaşık 15 bileşiği kullanılan antelmintik ilaç grubu. Bu gruptaki ilaçlar etkilerini nematod tubulinine bağlanarak mikrotübül oluşumunu bozarak gösterirler.
NORBİNALTURFİMİN
Opioitlerden ileri gelen zehirlenmeler veya doz aşımı durumlarının tedavisinde kullanılan, opioit antagonisti bir ilaç.
OKSİMİYOGLOBİN
Kaslara kırmızı rengi veren madde.
ANTİMİKROBİYAL
Mikroorganizma tarafından üretilen veya sentetik olarak elde edilen ve mikroorganizmaları öldüren veya gelişmesini baskılayan, gıdalarda istenmeyen ancak herhangi bir nedenle bulunma olasılığı olan bakteri, küf, maya, patojen veya patojen olmayan her türlü mikroorganizmayı ortamdan yok etmek, çoğalma veya faaliyetlerini önlemek için gıdalara katılan kimyasal madde.
SAMİMİLEŞİVERMEK
Çabucak samimileşmek.
İMİDAZOLETRİON
Formülü CONHCONHCO olan suda çözünen, renksiz levhalar. Parabanik asit.
MULTİMİLYONER
Çok zengin kimse.
AMİNOGLUTETİMİT
Kolesterolün 20-hidroksikolesterole çevrilmesini önleyerek tüm steroit hormonların sentezlenmesini durduran ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde İMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AEROLOJİ
Hava araştırmaları bilimi.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
AGRAFİ
Yazma yitimi.
AFONİ
Ses yitimi.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABULİ
İrade yitimi.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AFAZİ
Söz yitimi.