Kelimeler arşivinde; içinde "üğme" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üğme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üğme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üğme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KADINDÜĞMESİ
DÜĞMELENMEK
DÜĞMELENME, DÜĞMELEMEK, DÜĞMECİLİK, DÜĞMECİLER
DÜĞMELİOT, DÜĞMELEME
DÜĞMESİZ, DÜĞMECİK
DÜĞMECİ, DÜĞMELİ
YÜĞMEK, ÇÜĞMEK, TÜĞMEN, TÜĞMEK, SÜĞMEN, SÜĞMEK, HÜĞMEK, GÜĞMEK, DÜĞMEK, DÜĞMEÇ
SÜĞME, HÜĞME, TÜĞME, DÜĞME, ÜĞMEÇ, ÜĞMEK
ÜĞME
Çok dolu, tepeleme, yığılı.
DÜĞMECİLER
Kocaeli kenti, Akmeşe bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÜĞMECİ
Düğme, fermuar, boncuk vb. yapan veya satan kimse.
DÜĞMELENMEK
Düğmeleme işine konu olmak veya düğmeleme işi yapılmak, iliklenmek.
DÜĞMECİK
Ekinlerin içinde biten yaprakları, oval biçiminde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu. Kayıkla dümende iğnecik denilen demirlerin geçtiği delik.
YÜĞMEK
Yıkamak.
DÜĞMESİZ
Düğmesi olmayan. Düğme ile tutturulamayan.
ÇÜĞMEK
Sendeleyip düşmek.
DÜĞMECİLİK
Düğmecinin yaptığı iş.
DÜĞMELEMEK
Bir şeyin düğmesini iliğine geçirmek, iliklemek.
DÜĞMELENME
Düğmelenmek durumu.
DÜĞMELEME
Düğmelemek işi.
DÜĞMELİOT
Gelincik.
TÜĞMEN
1.Kimi kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy. 2.Perçem. Tavuğun başındaki kabarık tüy, tepelik.
KADINDÜĞMESİ
Süs bitkisi olarak yetiştirilen, düğme biçiminde çiçek açan otsu bir bitki.
DÜĞMELİ
Düğmesi olan. Düğme ile tutturulan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜĞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALKAN
Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık. Koruyucu. Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).
ÇÖZMEK
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Saçı açmak. Düğmeyi iliğinden açmak.
İLİKLEMEK
Bir şeyin düğmesini iliğine geçirmek.
CEKET
Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.
DEKLANŞÖR
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
KİLİT
Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.
MANDALLAMAK
Kapı, pencere kanadını mandalla tutturmak. Telsizlerde konuşmaları anlaşılmaz duruma getirmek için sürekli olarak düğmelere basmak. Çamaşırı mandalla tutturmak.
TOZLUK
Pantolonun paçasını tozdan korumak için ayakkabının üzerine geçirilip düğmelenen veya dizden aşağı uzanarak ayağın üstünü örten dar paçalık, getr.
PANO
Üzerine bildiri, açıklama veya tanıtma kâğıtları tutturmak için hazırlanmış levha. Ağaç duvar kaplamalarına veya tavanlara süs işin konulan resim. Hafif malzemeden yapılmış olan ve iki yüzü kontrplakla kaplanan levha. Önceden belirlenmiş sınırlar içerisinde işletilen maden alanı. Elektrikle çalışan araçların kontrol ve komuta düğmeleri, ekran, sinyal lambası vb. parçalarının bir arada toplandığı bölüm. Üzerine bir tablo yapmak için hazırlanmış meşe, ıhlamur veya çam ağacından levha.
MANDAL
Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.
DÜĞME
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.
TUTTURMALIK
Kopça, düğme gibi iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan nesne.
CAMADAN
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.
REDİNGOT
Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli, resmî erkek ceketi.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ÇİVİ
İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
CÜBBE
Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.
ÇAPRAZ
Eğik olarak birbiriyle kesişen. Eğik bir biçimde. Karşı tarafın yanı. İki taraflı, karşılıklı. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu. Kopça, düğme. Bir tür olta iğnesi.
KEYLOGGER
Bilgisayarda basılan tuşların kaydını tutan program. Keylogger programının kaydettiği bilgiler, keylogger yazılımını bilgisayara kuran casus kişiye bir şekilde iletilecek şekilde tasarlanmıştır. Aslen ingilizce bir kelime olan keylogger, key ve logger kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Key, anahtar veya tuş (buton,düğme) anlamına gelir. Log ise tutulan kayıt anlamında kullanılan bir sözcüktür. Log kelimesine türeyen logger ise, kayıt tutucu anlamında kullanılır. Key ve Logger bir araya geldiğinde, anlaşılacağı üzere, tuşların kaydını tutan program akla gelir.
BUTON
Bazı aletleri çalıştırmaya yarayan düğme.