Kelimeler arşivinde; içinde "üreg" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üreg bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üreg ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üreg olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÜREGAVRUZU
SÜREGELMEK, SÜREGİTMEK
SÜREGELME, SÜREGİTME
YÜREGİR, SÜREGEN, YÜREGİL
SÜREGE
KÜREG, YÜREG
ÜREG
ÜREG
Yürek. Yürek, bk. ürek.
SÜREGEN
Akarsuyun en akıntılı yeri.
SÜREGELME
Süregelmek işi.
SÜREGİTME
Süregitmek işi.
SÜREGELMEK
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek.
YÜREG
Yürek.
KÜREG
Kürek.
BÜREGAVRUZU
Böbrek hastalığı.
SÜREGE
Parçalara ayrılarak ekilen tarla.
YÜREGİR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.
SÜREGİTMEK
Aynı biçimde devam etmek.
YÜREGİL
Afyon ili, Dazkırı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜREG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAKINÇAĞ
Fransız devriminden (1789) günümüze dek süregelen zaman kesimi.
KORUMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
SÜREĞENLİK
Bir durum ya da özelliğin süregelmesi ya da bir gözlemin benzer koşullarda yinelenme özelliği.
ŞAMANLIK
Genellikle Sibirya budunlarında yaygın olan eski bir Türk dini. Kuzey ve Orta Asya'da Türkler, diğer kıtalarda da başka topluluklar arasında günümüze kadar süregelen doğaya tapma, doğaüstü ruhlara inanma temeline dayalı din, Şamanizm.
SAĞLANIKLIK
Değişkenler arasında gözlenmiş bir ilişkinin sınama etkenleri karşısında sınandığında süregelmesi ya da düzmece çıkmaması, bk. düzmece bağıntı, nedensellik ölçütleri.
ÜREK
Yürek. Çok üreyen, üremeye elverişli. Hızlı. Eli çabuk, çok iş çıkaran. At, kısrak sürüsü. Faiz. Yürek, bk. üreg. Çok üreyen, çoğalan. Eli çabuk, çok iş çıkaran, hızlı.
SÜRECENLİK
Bir oluşum ya da sürecin değişmez özellikler kazanarak süregelmesi.
KESİKLİLİK
Bir süreç ya da gidişin aralıklı olarak süregelmesi.
ALACAKARANLIK
Güneş doğmadan önce beliren ya da battıktan sonra süregelen, süresi eşlek ve eksenucu çemberleri arasında giderek artan yarı aydınlık durum. bk. günağarması.
GELENEKÇİLİK
Toplumsal kurumları ve inançları daha çok geçmişten süregeldikleri için benimseyen, saygın tutan, destekleyen, yeni kültür ögelerine daha az değer veren tutum veya öğreti, ananecilik.
STATÜKOCU
Süregelen durumu korumaya meyilli olan. Değişime direnen.
STATÜKO
Süregelen düzenin korunması durumu, sürer durum. Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum, sürer durum.
KESİKSİZLİK
Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi.