Kelimeler arşivinde; içinde "üra" olan, toplam 85 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üra bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üra ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üra olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PREKÜRARİZASYON
SÜRATLENDİRMEK
SÜRNATÜRALİST, SÜRNATÜRALİZM, STRÜKTÜRALİZM, KONFİGÜRASYON, STRÜKTÜRALİST, SÜRATLENDİRME
DENATÜRASVON, ZÜRAFAGİLLER, NONFİGÜRATİF, DENATÜRASYON, RENATÜRASYON, OBSKÜRANTİZM, İMMATÜRASYON
TUBOKÜRARİN, SÜRATLENMEK
FİGÜRANLIK, FİGÜRASYON, BARBİTÜRAT, SÜPÜRALMAK, SATÜRASYON, SÜRATLENME, MATÜRASYON, KARBÜRATÖR, TÜRARDIŞIK, MÜRACAATÇI, NATÜRALİZM, NATÜRALİST
TEESSÜRAT, FİGÜRATİF, DÜRALÜMİN, SÜPÜRATİF, PLÜRALİST, PLÜRALİZM, REASÜRANS, TEZAHÜRAT
MÜRAİLİK, ŞÜKÜRALİ, TEMÜRAĞA, MÜRACAAT, SÜRAĞACI, SÜRATSİZ, GÜRARMUT, GÜRARDIÇ
GÜRAKAR, KÜRATİF, SÜRATLİ, MÜRACAT, TÜRALTI, SÜRATLE, GÜRARDA, GÜRAĞAÇ, MÜRADİF, KÜRATÖR, GÜRAKIN, GÜRAKAN, FİGÜRAN
ÖMÜRAL, ZÜRAFA, SÜRAHİ, SÜRAYİ, MÜRACA, TÜRABİ, KÜRASO, GÜRATA, YÜRAME
HÜRAY, MÜRAİ, KÜRAR, TÜRAP, BÜRAN, SÜRAT, SÜRAÇ, CÜRAZ, GÜRAK, GÜRAL, GÜRAN, KÜRAN, GÜRAY
ÜRAT, CÜRA, KÜRA, ÜRAG
ÜRA
ÜRA
Rüya.
PREKÜRARİZASYON
Süksinilkolinin neden olduğu kas ağrısının yaygınlığını azaltmak için süksinilkolin enjeksiyonundan 3 dakika kadar önce, depolarizasyonsuz blok yapan bir ilacın, mutad felç edici dozunun 1/10-1/5'ine eşit ufak dozda uygulanması işlemi.
DENATÜRASYON
Bir proteinin ikincil, üçüncül veya dördüncül yapılarının bozularak birincil yapılarına dönüşmesi ve böylece biyolojik etkinliğini kaybetmesi. Bir maddenin ısı, ışın ve benzerleri etkilerle doğal niteliklerinin değişmesi veya değiştirilmesi. Belirli pH sınırlarının dışı ve yüksek sıcaklık gibi fiziksel etkenlerle veya bazı kimyasal maddelerin etkisiyle DNA'nın iki polinükleotidini bir arada tutan hidrojen bağlarının koparılarak tek zincirli DNA oluşturulması veya bir proteinin birincil yapısı bozulmadan ikincil, üçüncül veya dördüncül yapısının bozulmasında olduğu gibi bir makromolekülün doğal yapısının bozulması ve biyolojik etkinliğini kaybetmesi.
SÜRATLENDİRME
Süratlendirmek işi.
İMMATÜRASYON
Gelişmenin tamamlanamaması.
STRÜKTÜRALİZM
Yapısalcılık.
ZÜRAFAGİLLER
Örnek hayvanı zürafa olan, geviş getiren memeliler familyası.
SÜRATLENDİRMEK
Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.
RENATÜRASYON
Denatürasyona uğratılmış kimyasal bir bileşiğin, belli bağlarını bozan etkilerin kaldırılması ile üç boyutlu yapısını tekrar kazanması. Denatüre olmuş proteinlerin tekrar eski yapılarına dönmesi. Denatüre olmuş proteinlerin denatüre edici koşullar uzaklaştırıldığında yeniden doğal yapı ve işlevlerine dönmesi.
DENATÜRASVON
DNA'nın iki ipliğini bir arada tutan hidrojen bağlarının kimyasal maddelerle koparılarak iki ipliğin ayrılması gibi bir kimyasal bileşiğin üç boyutlu yapısının sıcaklık ve benzerleri etkilerle bozulması.
SÜRNATÜRALİST
Doğaüstücü.
NONFİGÜRATİF
İnsanı, hayvan ve tabiat ögelerini işlemeyen (sanat), betisiz (sanat).
KONFİGÜRASYON
Yapılandırma.
STRÜKTÜRALİST
Yapısalcı.
OBSKÜRANTİZM
Egemen güçlerin kendi hoş görmediği kavramlara, kişilere, topluluklara ilişkin toplumun bilgi erişimini sistematik olarak kısıtlama çabası.
SÜRNATÜRALİZM
Doğaüstücülük.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞVURU
Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
BİÇİMLEME
Biçimlemek işi. Çeşitli maddelerin biçimsel imkânları ile birbirleri arasındaki düzen ilişkilerini araştırma işi, figürasyon.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
FİGÜRANLIK
Figüranın yaptığı iş.
ÇABUKLUK
Çabuk olma durumu, hız, sürat.
ÇOKÇULUK
Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti, tekçilik karşıtı, plüralizm.
DANIŞMAK
Bir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak, istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek.
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.
BAŞVURDURMAK
Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.
BETİLİ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
BAŞVURUCU
Bir iş için başvuran kimse, müracaatçı.
BAŞVURMA
Başvurmak işi, müracaat.
BAŞVURULMAK
Başvuru yapılmak, müracaat edilmek.
BETİSİZ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunmayan (resim veya heykel), nonfigüratif (sanat).
ÇOKÇU
Çokçuluk öğretisini benimseyen, plüralist.
DANIŞMA
Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.
DOĞALCI
Doğalcılık yanlısı olan, natüralist.
ÇOĞULCU
Çoğulculukla ilgili olan (kimse veya görüş), plüralist. Çoğulculuk yanlısı olan, plüralist.
DOĞAÜSTÜCÜ
Doğaüstücülük yanlısı, tabiatüstücü, sürnatüralist.