Kelimeler arşivinde; içinde "ülkü" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ülkü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ülkü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ülkü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÜLKÜLEŞTİRİLMEK
ÜLKÜLEŞTİRİLME
ÜLKÜLEŞTİRMEK
REİSÜLKÜTTAP, TÜLKÜGUYRUĞU, ÜLKÜLEŞTİRME
ÜLKÜDAŞLIK, ZATÜLKÜRSİ
ÜLKÜCÜLÜK, ÜLKÜTMEYH
ÜLKÜTMEK, BÜLKÜLÜK, BÜLKÜMEK
ÜLKÜDEŞ, ÜLKÜHAN, ÜLKÜKÖY, DÜŞÜLKÜ, ÜLKÜLÜK, BÜLKÜYE, ÜLKÜSEL, ÜLKÜDAŞ, ÜLKÜTAN, ÜLKÜMEN
ZÜLKÜF, ÜLKÜLÜ, ÜLKÜYE, ÜLKÜCÜ
ÇÜLKÜ, ÜLKÜT, ÜLKÜN, ÜLKÜM, TÜLKÜ, CÜLKÜ, BÜLKÜ
ÜLKÜ
Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal. İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke, mefkûre, ideal, vizyon. Gerçekte olmayıp yalnız düşüncede tasarım biçiminde var olan, yalnızca düşünce ile kavranabilen şey, ideal.
ÜLKÜCÜLÜK
Bir ülküyle belirlenmiş olan, bu ülküye çıkar gütmeden bağlı kalan yaşama biçimi ve dünya görüşü, idealizm.
ÜLKÜLEŞTİRİLMEK
Ülküleştirme işi yapılmak.
ÜLKÜTMEK
Ürkütmek.
ÜLKÜDAŞLIK
Ülküdaş olma durumu.
ÜLKÜHAN
Bir ülküsü, amacı olan hükümdar.
BÜLKÜMEK
Yoğurt ve hamur ekşiyip kabarmak. Mide bozulmak.
ÜLKÜLEŞTİRMEK
Ülkü durumuna getirmek, idealleştirmek.
ÜLKÜTMEYH
Ürkütmek.
ÜLKÜDEŞ
Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri.
REİSÜLKÜTTAP
XVII. yüzyıla kadar Osmanlılarda padişah divanı kâtiplerinin başı, reis efendi. Tanzimattan önce Osmanlı Devleti'nin Dışişleri Bakanı.
ZATÜLKÜRSİ
Altıkardeş.
TÜLKÜGUYRUĞU
Bir çeşit üzüm.
ÜLKÜLEŞTİRME
Ülkü durumuna getirme, idealleştirme.
BÜLKÜLÜK
Havanın bunaltıcı sıcak zamanı.
ÜLKÜLEŞTİRİLME
Ülküleştirilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FERAĞ
Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme. Bir mülkü başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme.
MÜCAHEDE
Çalışma, gayret. Kutsal ülküler uğruna savaşma.
İDEAL
Ülkü. Düşüncenin tasarlayabileceği bütün üstün nitelikleri kendinde toplayan. Uygun.
ŞEHADET
Tanıklık. Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma.
DAVA
Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun. Sav. Ülkü. Sevgili.
FEDAİ
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti. Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse.
KIZILELMA
Osmanlılar tarafından Roma ve Viyana şehirleri için kullanılan sembolik ad. Yeryüzündeki bütün Türkleri birleştirip büyük bir imparatorluk kurmayı amaç olarak alan ülkü.
MİSYONER
Bir dini, özellikle Hristiyanlığı yaymakla görevli kimse. Kendini herhangi bir düşünceyi, bir ülküyü yaymaya adayan kimse.
FARİĞ
Vazgeçmiş, çekilmiş. Bir mülkün kullanma hakkını başkasına bırakan. Sıkıntısız, rahat.
KURBAN
Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı. Bir kazada veya felakette ölen kimse. İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.
HALKEVİ
Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş. Bu kuruluşun görev yaptığı yapı.
KONTLUK
Kont olma durumu. Kontun mülkü, toprakları.
KİRA
Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar. Bu biçimde tutulan taşınmaz. Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para.
MÜCAHİT
Kutsal ülküler uğruna savaşan kimse, alperen.
İDEALİZM
Ülkücülük. Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve varlığı insan düşüncesinin kurduğunu kabul eden öğretilerin genel adı.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
DİN
Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet. Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası. İnanılıp çok bağlanılan düşünce, inanç veya ülkü, kült. İlmek. C.G.S. sisteminde 1 gramlık bir kütlenin hızını saniyede 1 santimetre artıran güç birimi: Bir nevton 105 din'e eşittir. Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen.
MİLLET
Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus. Benzer özellikleri olan topluluk. Bir yerde bulunan kimselerin bütünü, herkes.
İDEALİST
Ülkücü. İdealizm öğretisine bağlı filozof.
STOACILIK
Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen Kıbrıslı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti, revakiye.