İçinde ÜLLE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ülle" olan, toplam 118 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ülle bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ülle ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ülle olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİREBİLME

15 harfli kelimeler

FORMÜLLEŞTİRMEK, ÖDÜLLENDİRİLMEK, GÖJGÜLLENDİRMEK

14 harfli kelimeler

EKSTRAMEDÜLLER, FORMÜLLEŞTİRME, GÖNÜLLENDİRMEK, KÜÇÜKSÜMBÜLLER, ÖDÜLLENDİRİLİŞ, ÖDÜLLENDİRİLME

13 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİRMEK, GÖNÜLLENDİRME

12 harfli kelimeler

BÜLBÜLLEŞMEK, FORMÜLLEŞMEK, MÜŞKÜLLEŞMEK, ÖDÜLLENDİRME, CÜKGÜLLEŞMEK, HÖNDÜLLENMEK, KARAVÜLLEMEK, KÜLLENDİRMEK, ÖDÜLLENDİRİM, SÜLLERTOKLAR, VEZİKÜLLEŞME

11 harfli kelimeler

BÜLBÜLLEŞME, FORMÜLLEŞME, GÖNÜLLENMEK, MÜŞKÜLLEŞME, BEBÜLLENMEK, BÜLLEĞLEMEK, BÜLLENLEMEK, ÇEMÜLLENMEK, ÇÖPÜLLENMEK, FERFÜLLEMEK, GANÜLLENMEK, GONÜLLENMEK, GÖĞÜLLENMEK, KÜLLENDİRME, KÜLLEŞTİRME, KÜNGÜLLEMEK, KÜNKÜLLEMEK, KÜSKÜLLEMEÇ, KÜSKÜLLEMEK, MÜLLERİOZİS, ÖNDÜLLENMEK, ŞÜLLELLEMEK, ŞÜLLÜLLEMEK, TÖNGÜLLEMEK

10 harfli kelimeler

ABDÜLLEZİZ, HÜLLECİLİK, DEMİRGÜLLE, DÖRDÜLLEME, GONÜLLEMEK, GÖNÜLLEMEK, GÖNÜLLENME, GÜNÜLLEMEK, KARACÜLLEN, LÖKÜLLEMEK, MÜSÜLLEMEK, ÖDÜLLENMEK, ÖNGÜLLEMEK

9 harfli kelimeler

KÜLLENMEK, TÜLLENMEK, ALİKÜLLEK, BÜLBÜLLER, BÜLLENMEK, DÜLLENMEK, GÜLLENMEK, HÜLLENGEÇ, HÜLLENMEK, KARAGÜLLE, PATAKÜLLE, PETEKÜLLE, SFERÜLLER, ÜĞÜLLEMEK, ÜTÜLLEMEK, ÜVÜLLEMEK, ÜYÜLLEMEK

8 harfli kelimeler

KÜLLEMEK, KÜLLENİŞ, KÜLLENME, TÜLLENME, BÜLLEMEK, CÜLLEMEK, ÇÜLLEMEK, GÜLLENME, GÜLLEYÜK, HÜLLEMBE, HÜLLEMEK, ÖNCÜLLER, TÜLLEMEK, ÜZÜLLERİ

7 harfli kelimeler

GÜLLECİ, HÜLLECİ, KÜLLEME, GÜLLEME, KÜLLEŞİ, ÖNGÜLLE, ÜLLEMEK

6 harfli kelimeler

DÜLLEK, EŞÜLLE, GÜLLEK, GÜLLEP, GÜLLER, HÜLLER, MÜLLET, SÜLLER, ŞÜLLEL, ŞÜLLEM, ZÜLLEE

5 harfli kelimeler

GÜLLE, HÜLLE, BÜLLE, CÜLLE, KÜLLE, LÜLLE, ZÜLLE

4 harfli kelimeler

ÜLLE

Bazı kelimelerin anlamları

ÜLLE

Yeni doğmuş, kırkı çıkmamış çocuk. Yüksek ev.

GÖNÜLLENDİRME

Gönüllendirmek işi.

GÖJGÜLLENDİRMEK

Ekmeği avuç içinde sıkıp çukurlaştırdıktan sonra yemeğe banmak.

FORMÜLLEŞMEK

Formül durumuna gelmek. Kısa ve özlü duruma gelmek.

KÜÇÜKSÜMBÜLLER

Manisa kenti, Osmancalı bucağına bağlı bir bölge.

ÖDÜLLENDİRMEK

Bir başarıyı veya bir iyiliği ödülle değerlendirmek, mükâfatlandırmak.

ÖDÜLLENDİRİLME

Ödüllendirilmek işi.

FORMÜLLEŞTİRMEK

Formül durumuna getirmek.

ÖDÜLLENDİRİLMEK

Ödüllendirme işi yapılmak.

GÖNÜLLENDİRMEK

Gönüllenmesine sebep olmak.

FORMÜLLEŞTİRME

Formülleştirmek işi.

ÖDÜLLENDİREBİLME

Ödüllendirebilmek işi.

EKSTRAMEDÜLLER

Medulla oblangata'nın dışında bulunan. Kemik iliğinin dışında bulunan.

ÖDÜLLENDİRİLİŞ

Ödüllendirilme işi.

BÜLBÜLLEŞMEK

Bülbül gibi ötmek veya şakımak.

ÖDÜLLENDİREBİLMEK

Ödüllendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında ÜLLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEKATLON

Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100, 400 ve 1500 metre koşuları ile 110 metre engelli koşusundan oluşan atletizm yarışması.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

HALTER

Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç. Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı.

FORMÜLLEŞME

Formülleşmek işi.

AYRIŞMAK

Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

GÜLLECİ

Top güllesi yapan kimse. Gülle atma sporu yapan kimse.

ASTASIM

Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.

BİYOELEKTRONİK

Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.

FORMÜLER

Formüllerin bir araya toplandığı kitap veya dergi.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BİLLURLAŞMA

Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.

FOTOSENTEZ

Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

ÇEKİÇ

Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti. Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

BÜLBÜLLEŞME

Bülbülleşmek işi.

DENKLEM

İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele. Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri, öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik.

BALLIK

Bal konulan kap. Ballıbaba. Bağlarda görülen külleme hastalığı.

AYRIŞMA

Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.