İçinde ÖYLE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öyle" olan, toplam 104 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öyle bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öyle ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öyle olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YUKARISÖYLEMEZ

13 harfli kelimeler

SÖYLENBİLİMCİ, SÖYLENCEBİLİM, SÖYLENEBİLMEK, SÖYLENYAZIMCI, SÖYLEŞÜTURMAK, SÖYLETEBİLMEK, SÖYLEYEBİLMEK, SÖYLEYİVERMEK, SÖYLEYÜDÜRKEN

12 harfli kelimeler

KÖYLEŞTİRMEK, SÖYLENEBİLME, SÖYLETEBİLME, SÖYLETMEMECE, SÖYLETTİRMEK, SÖYLEYEBİLME, SÖYLEYİVERME

11 harfli kelimeler

SÖYLEMSEMEK, SÖYLENİLMEK, SÖYLEVCİLİK, KÖYLEŞTİRME, ÖYLENDİRMEK, SÖYLEHMELİG, SÖYLENBİLİM, SÖYLENYAZIM, SÖYLEŞİLMEK, SÖYLEŞTİRME, SÖYLETMELİK, SÖYLETTİRME, ŞÖYLEMECENE, ŞÖYLEMESİYE

10 harfli kelimeler

BÖYLELİKLE, SÖYLEMSEME, SÖYLENİLME, KÜÇÜKSÖYLE, ÖYLEMECENE, ÖYLEMESİYE, ÖYLESİNDEN, UZSÖYLEYİŞ

9 harfli kelimeler

BÖYLECENE, BÖYLESİNE, KÖYLEŞMEK, ÖYLELİKLE, SÖYLENMEK, SÖYLEŞMEK, SÖYLETMEK, ŞÖYLESİNE, ÇÖYLENCÜŞ, ÖYLEDENCE, ÖYLELEMEK, ÖYLELEYİN, ŞÖYLEGİNE

8 harfli kelimeler

KÖYLEŞME, SÖYLEMEK, SÖYLENCE, SÖYLENİŞ, SÖYLENME, SÖYLENTİ, SÖYLEŞME, SÖYLETME, SÖYLEVCİ, SÖYLEYİŞ, AKLÖYLEZ, GÖYLEMEK, ÖYLENNİK, ÖYLESİNE, ÖYLEYŞİN, SÖYLEGEN, SÖYLEĞEN, SÖYLEMEN, SÖYLEMEZ, SÖYLEMİŞ, SÖYLEMÜK, SÖYLENGE, SÖYLEŞİM, SÖYLEYEN, ŞÖYLEKAR

7 harfli kelimeler

BÖYLECE, BÖYLESİ, SÖYLEME, SÖYLEŞİ, ÖYLELİK, ÖYLEMEK, ÖYLENCİ, SÖYLENİ, ŞÖYLECE

6 harfli kelimeler

ÖYLECE, ÖYLESİ, SÖYLEM, SÖYLEV, ÇÖYLEN, DÖYLEK, GÖYLEK, GÖYLEZ, LÖYLEZ, SÖYLEN, SÖYLEZ

5 harfli kelimeler

BÖYLE, ŞÖYLE, HÖYLE, NÖYLE, ÖYLEK, ÖYLEN

4 harfli kelimeler

ÖYLE

Bazı kelimelerin anlamları

ÖYLE

Onun gibi olan, ona benzer. O yolda, o biçimde, o tarzda. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.

SÖYLETTİRMEK

Söyletme işini yaptırmak.

SÖYLENBİLİMCİ

İnceleme alanı söylen olan bilim adamı. bk. söylen.

SÖYLEŞÜTURMAK

Bir müddet konuşmak.

SÖYLETEBİLMEK

Söyletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SÖYLENCEBİLİM

Bir budunun söylencelerinin tümü. Söylenceleri inceleyen bilim.

SÖYLETEBİLME

Söyletebilmek işi.

KÖYLEŞTİRMEK

Köy durumuna getirmek.

SÖYLENYAZIMCI

Araştırma alanı söylenyazım olan bilim adamı. bk. söylen, karşılığı söylenbilimci.

SÖYLEYÜDÜRKEN

Söylerken, söylemekte iken.

SÖYLETMEMECE

Söyletmeksizin.

SÖYLEYİVERMEK

Çabucak söylemek.

YUKARISÖYLEMEZ

Erzurum ili, Karayazı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SÖYLENEBİLMEK

Söylenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SÖYLENEBİLME

Söylenebilmek işi.

SÖYLEYEBİLMEK

Söyleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖYLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖYLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

AĞITÇI

Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.

ALİMALLAH

Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AMENNA

"Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık" anlamlarında bir onaylama sözü.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

ALO

Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.

AKSAN

Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

AGUCUK

Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.