Kelimeler arşivinde; içinde "örük" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde örük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu örük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında örük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
KÖRÜKLEYİCİLİK, KÖRÜKLEYEBİLME
YUKARIÖRÜKÇÜ, KIZILBÖRÜKLÜ
ŞÖRÜKLENMEK, KÖRÜKTÜRMEK, KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KOCABÖRÜKLÜ, BÖRÜKTÜRMEK
KOCABÖRÜKÜ, KIZILYÖRÜK, HÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKÇÜLÜK
ÖRÜKLEMEK, KÖRÜKTAŞI, KÖRÜKLEME, GÖRÜKEMLİ, YENİYÖRÜK, YÖRÜKATLI, YÖRÜKYERİ
BÖRÜKMEK, ÖRÜKLEME, LAFKÖRÜK, YÖRÜKKÖY, KÖRÜKMEK, KÖRÜKLÜK, YÖRÜKLER, KÖRÜKLER, KÖRÜKSÜZ, BAZYÖRÜK, GÖRÜKMEK
KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ, BÖRÜKAN, YÖRÜKLÜ, GÖRÜKÇÜ, ŞÖRÜKLÜ, GÖRÜKLE, ÖZYÖRÜK, ÖRÜKLÜK, ÖRÜKAYA, HÖRÜKLÜ, KÖRÜKSÜ
ÖRÜKLÜ
HÖRÜK, PÖRÜK, ŞÖRÜK, YÖRÜK, GÖRÜK, DÖRÜK, BÖRÜK, KÖRÜK
ÖRÜK
ÖRÜK
Örülmüş olan yer. Saç örgüsü.
KÖRÜKLENME
Körüklenmek işi.
KIZILBÖRÜKLÜ
Eskişehir şehrinde, Mihalıççık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KIZILYÖRÜK
Yılancık.
KÖRÜKTÜRMEK
Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.
BÖRÜKTÜRMEK
Az haşlamak.
YUKARIÖRÜKÇÜ
Malatya ili, Akçadağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KOCABÖRÜKLÜ
İri damlalı, uzun süre yağan, güçlü yağmur.
KÖRÜKLEYİCİLİK
Kışkırtıcılık.
KOCABÖRÜKÜ
İri damlalı, uzun süre yağan, güçlü yağmur.
KÖRÜKLEYİCİ
Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran, ajitatör.
HÖRÜKLEMEK
Tepeleme doldurmak, yığmak.
KÖRÜKLEYEBİLME
Körükleyebilmek işi.
KÖRÜKLENMEK
Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞÖRÜKLENMEK
Çapaklanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
KÖRÜKÇÜLÜK
Körükçünün yaptığı iş.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
KÖRÜKLÜ
Körüğü olan. Körüklü otobüs.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.
KÖRÜKLEMEK
Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.
TÜRKMEN
Türkmenistan Cumhuriyeti'nde ve Irak'ta yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse. Yörük.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
KÖRÜKÇÜ
Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.
LANDO
Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
LONGA
Türk müziğinde yörük özellik taşıyan oyun havası.
YELLEMEK
Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.
ÖRK
Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük.
KÖRÜKLEME
Körükleme işi, ajitasyon.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
FAYTON
Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).
AJİTATÖR
Körükleyici.