İçinde ÖRÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "örük" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde örük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu örük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında örük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYİCİLİK, KÖRÜKLEYEBİLME

12 harfli kelimeler

YUKARIÖRÜKÇÜ, KIZILBÖRÜKLÜ

11 harfli kelimeler

ŞÖRÜKLENMEK, KÖRÜKTÜRMEK, KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KOCABÖRÜKLÜ, BÖRÜKTÜRMEK

10 harfli kelimeler

KOCABÖRÜKÜ, KIZILYÖRÜK, HÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKÇÜLÜK

9 harfli kelimeler

ÖRÜKLEMEK, KÖRÜKTAŞI, KÖRÜKLEME, GÖRÜKEMLİ, YENİYÖRÜK, YÖRÜKATLI, YÖRÜKYERİ

8 harfli kelimeler

BÖRÜKMEK, ÖRÜKLEME, LAFKÖRÜK, YÖRÜKKÖY, KÖRÜKMEK, KÖRÜKLÜK, YÖRÜKLER, KÖRÜKLER, KÖRÜKSÜZ, BAZYÖRÜK, GÖRÜKMEK

7 harfli kelimeler

KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ, BÖRÜKAN, YÖRÜKLÜ, GÖRÜKÇÜ, ŞÖRÜKLÜ, GÖRÜKLE, ÖZYÖRÜK, ÖRÜKLÜK, ÖRÜKAYA, HÖRÜKLÜ, KÖRÜKSÜ

6 harfli kelimeler

ÖRÜKLÜ

5 harfli kelimeler

HÖRÜK, PÖRÜK, ŞÖRÜK, YÖRÜK, GÖRÜK, DÖRÜK, BÖRÜK, KÖRÜK

4 harfli kelimeler

ÖRÜK

Bazı kelimelerin anlamları

ÖRÜK

Örülmüş olan yer. Saç örgüsü.

KÖRÜKLENME

Körüklenmek işi.

KIZILBÖRÜKLÜ

Eskişehir şehrinde, Mihalıççık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KIZILYÖRÜK

Yılancık.

KÖRÜKTÜRMEK

Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.

BÖRÜKTÜRMEK

Az haşlamak.

YUKARIÖRÜKÇÜ

Malatya ili, Akçadağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KOCABÖRÜKLÜ

İri damlalı, uzun süre yağan, güçlü yağmur.

KÖRÜKLEYİCİLİK

Kışkırtıcılık.

KOCABÖRÜKÜ

İri damlalı, uzun süre yağan, güçlü yağmur.

KÖRÜKLEYİCİ

Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran, ajitatör.

HÖRÜKLEMEK

Tepeleme doldurmak, yığmak.

KÖRÜKLEYEBİLME

Körükleyebilmek işi.

KÖRÜKLENMEK

Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.

KÖRÜKLEYEBİLMEK

Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ŞÖRÜKLENMEK

Çapaklanmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖRÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

KÖRÜKÇÜLÜK

Körükçünün yaptığı iş.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

KÖRÜKLÜ

Körüğü olan. Körüklü otobüs.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

ORG

Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.

KÖRÜKLEMEK

Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.

TÜRKMEN

Türkmenistan Cumhuriyeti'nde ve Irak'ta yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse. Yörük.

PÜSKÜRTEÇ

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.

HAYTA

Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.

KÖRÜKÇÜ

Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.

LANDO

Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

LONGA

Türk müziğinde yörük özellik taşıyan oyun havası.

YELLEMEK

Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.

ÖRK

Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük.

KÖRÜKLEME

Körükleme işi, ajitasyon.

POMPALAMAK

Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.

FAYTON

Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).

AJİTATÖR

Körükleyici.