İçinde ÖNEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "önel" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde önel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu önel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında önel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YÖNELTEBİLMEK, İÇEYÖNELİKLİK

12 harfli kelimeler

YÖNELTEBİLME, YÖNELEBİLMEK

11 harfli kelimeler

GÖNELLENMEK, YÖNELTİLMEK, YÖNELEBİLME, YÖNELDÜRMEK, IŞILÖNELCİK

10 harfli kelimeler

YÖNELTMELİ, YÖNELTİLME, ÖZYÖNELTİM

9 harfli kelimeler

YÖNELMELİ, YÖNELTİCİ, DÖNELEMEK, YÖNELTMEK, EŞYÖNELİM, ÇÖNELTMEK

8 harfli kelimeler

GÖNELMEK, DÖNELEME, ÇÖNELMEK, YÖNELTME, YÖNELTİM, YÖNELTEÇ, YÖNELMEK, DÖNELMEK

7 harfli kelimeler

ÖNELCİK, YÖNELGE, YÖNELEK, YÖNELİK, YÖNELİM, YÖNELİŞ, YÖNELME, DÖNELEK, DÖNELME, DÖNELGE

6 harfli kelimeler

ÖNELME, ÖNELEÇ, GÖNELİ

5 harfli kelimeler

DÖNEL

4 harfli kelimeler

ÖNEL

Bazı kelimelerin anlamları

ÖNEL

Mehil.

YÖNELTEBİLMEK

Yöneltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖNELLENMEK

Darılmak, kırılmak.

YÖNELTİCİ

Çiftucayın önüne yerleştirilen bir ya da daha çok sayıdaki iletken çubuk.

YÖNELMELİ

Yönelme durumunda olan.

İÇEYÖNELİKLİK

Gerçeklerden kaçınarak imgesel olaylara bağlılığı geliştirme ve düşünceleri daha çok dileklerin yönetmesine bırakma durumu.

IŞILÖNELCİK

Bir ışılçekirdeksel tepkileşim sonucu salınan önelcik.

YÖNELTEBİLME

Yöneltebilmek işi.

YÖNELDÜRMEK

Yöneltmek, tevcih etmek.

YÖNELTİLMEK

Yöneltme işi yapılmak.

YÖNELTMELİ

Geliş, yansıma, ışınım, yayınım gibi özellikleri sınırlı bir açıda olan bazı optik, elektronik araçların özelliğini belirtir genel terim.

YÖNELEBİLMEK

Yönelme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YÖNELTİLME

Yöneltilmek işi.

DÖNELEMEK

Dolaşmak, dolaşıp durmak.

YÖNELEBİLME

Yönelebilmek işi.

ÖZYÖNELTİM

Bir kimsenin edinmiş olduğu bilgileri kullanarak, yaşantılarını değerlendirerek, vardığı yargı ve kararlara dayanarak kendi kendine kılavuzluk etmesi.

  -   -   -  

Anlamında ÖNEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANA

Ben zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BİLGİ

İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

ATFETMEK

Bir işi veya bir sözü bir kimseye mal etmek, yüklemek, isnat etmek. Yöneltmek, çevirmek.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

BİLİM

Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

DİREKSİYON

Taşıta istenilen yönü vermeye ve taşıtı belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan düzenek, yönelteç.

ÇANAK

Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

DATİF

Yönelme durumu.

ATIF

Yöneltme, çevirme. Gönderme. İlişkili bulma.

DOĞRULUM

Yönelim.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

AMAÇLI

Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.

DOĞRULMAK

Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek. Yönelmek. Para sağlanmak, kazanılmak. Yeniden güçlenmek, kalkınmak.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

DOĞRULTMAK

Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Yön bulmak. Düzeltmek. Para sağlamak, kazanmak. Yöneltmek.

BÜKÜLMEK

Bükme işine konu olmak, katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. İplik eğrilmek.

DİZGİN

Gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış.

DÖNELEME

Dönelemek işi.

DOĞRULTMAN

Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey. Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem.