Kelimeler arşivinde; içinde "çiti" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çiti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çiti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çiti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇİTİLENMEK, GEÇİTİMİNE, PAPUÇÇİTİR
ÇİTİLEMEK, ÇİTİLENME
ÇİTİLEME, ÇİTİLMEK, ELÇİTİSİ, EVÇİTİLİ
ÇİTÇİTİ
ÇİTİLİ, ELÇİTİ
ÇİTİ
ÇİTİ
Çitme işi.
ELÇİTİ
Mendil.
ELÇİTİSİ
Mendil.
ÇİTÇİTİ
Küçük kahvaltı kabı.
ÇİTİLENMEK
Çitileme işine konu olmak.
ÇİTİLEME
Çitilemek işi.
ÇİTİLİ
Çitilenmiş olan.
PAPUÇÇİTİR
Bir halk oyunu.
ÇİTİLMEK
Çitme işine konu olmak.
ÇİTİLENME
Çitilenmek işi.
GEÇİTİMİNE
Parasız verilen şey (için).
EVÇİTİLİ
Yerli dokuma üzerine kalıpla basılmış çiçekler. Yerli dokuma üstüne kalıpla basılmış çiçekler.
ÇİTİLEMEK
Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVKAMAK
Tekdir etmek, paylamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak.
SIRINLAMAK
Sağlam ve sıkıca dikmek, çitimek.
KORONİS
Çitişme işareti (').
ÇİTMEK
Bir araya getirmek, birleştirmek. Kumaştaki deliği örerek kapamak. Çitilemek. Tarağın dişlerini iplikle bağlayıp sıkıştırmak.
AVGAS
I. Bahçe duvarlarının dip kesimlerindeki su geçiti. (Arak Şarkikaraağaç Isparta). Su arklarının kenarlarında bulunan açılıp kapanabilen su ağızları. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).
GÖLBENT
Havudun geriye kaçmaması için devenin boynuna takılan kolan. Kağnılarda, yüklenen samanların dökülmemesi için yapılan çiti germeye yarayan ve kanat başlarına bağlanan ip. Küçük su birikintisi, gölcük. Aydın ilinde, Söke ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla şehri, Eşen bucağına bağlı bir bölge.
AVKILAMAK
Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ovmak, ovalamak masaj yapmak. Buruşturmak. Ezmek, ufalamak. Çam, ceviz kabuğu veya menengiçle derileri terbiye etmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak.
ÇİNTİKLEMEK
Çamaşır yıkamak. Çitilemek.
AVKMAK
Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ezmek, ufalamak. Parçalamak, çok küçük parçalara ayırmak. Dövmek. Çamaşırı durulamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Yenmek, mağlup etmek. Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
OSTEİCHTHYES
Chondrostei (kıkırdaklı kemikli balıklar), holostei (ilkel kemikli balıklar) ve teleostei (kemikli balıklar) takımlarını içine alan, iskeletleri az ya da çok kemikleşmiş, vücutlarında daima deriye gömülü olarak sikloyit, ktenoyit ya da ganoyit şeklinde kemik pullar bulunan, hem çiti hem de tek yüzgeçlere sahip, bazı sınıflandırmalara göre sınıf, bazılarına göre üst takım. Kemikli balıklar.
AVKALAMAK
Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
AVKIMAK
Çamaşırı durulamak. Yuğurulmuş hamuru yapışmaması için una bulayarak yumak yumak hazırlamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak.
İÇAVLU
(Mimarlık) Camilerde soncemaat yeri ile onun önüne getirilen (U) biçimindeki revaklı geçitin çevrelediği, ortasında şadırvan bulunan avlu.