Sonu ÇİVİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çivi" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çivi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çivi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çivi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

OLUKLUÇİVİ

8 harfli kelimeler

KAYIÇİVİ, SARIÇİVİ

7 harfli kelimeler

ÇEKÇİVİ, TELÇİVİ

4 harfli kelimeler

ÇİVİ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇİVİ

İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

OLUKLUÇİVİ

Büyük başlı çivi.

ÇEKÇİVİ

Arabanın önüne boyunduruk takmağa yarayan demir çivi. (Mudurnu Bolu).

TELÇİVİ

Kalınlığı 2 mm.yi geçmeyen, küçük başlı çivi. Ayakkabı yüzünü kalıba çekerken kullanılan çivi. (Aksaray Niğde.

KAYIÇİVİ

Çankırı şehri, Korgun belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

SARIÇİVİ

Bakır-çinko alaşımında yapılmış bağlantı aracı.

  -   -   -  

Anlamında ÇİVİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇECİK

Madenî kulp, halka, çivi.

ÇİVİLETMEK

Çivi çaktırmak.

ÇİVİLEME

Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

ÇİVİLETME

Çiviletmek işi.

ÇİVİLENMEK

Çivi ile tutturulmak, mıhlanmak. Bir yerde hareketsiz kalmak.

ÇİVİCİLİK

Çivicinin yaptığı iş.

ÇAKILI

Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.

ÇİVİSİZ

Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

ÇANDI

Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.

ÇEKİÇ

Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti. Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle.

AZI

Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.

ÇİVİLENME

Çivilenmek işi.

ÇİVİCİ

Çivi satan kimse. Topu sert olarak karşı alana dikine indiren oyuncu.

ÇARMIH

Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.

BİZLEMEK

Ucu çivili değnekle hayvanı dürtmek.

ÇİVİLEMEK

Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

BİZLENGİÇ

Ucu çivili değnek.

ÇİVİLİ

Çivisi olan. Çeşitli spor oyunlarında giyilen bir ayakkabı türü. Çivi ile bir yere tutturulmuş. Çivi çakılarak yapılmış.