Kelimeler arşivi içinde; başında "çivi" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. çivi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çivi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çivi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇİVİLEYİVERMEK, ÇİVİLEYEBİLMEK, ÇİVİLENEBİLMEK
ÇİVİLEYİVERME, ÇİVİLEYEBİLME, ÇİVİLENEBİLME
ÇİVİTLENMEK
ÇİVİYUKARI, ÇİVİNDİRİK, ÇİVİLİKAYA, ÇİVİLETMEK, ÇİVİLENMEK, ÇİVİLDEMEK, ÇİVİTLEMEK, ÇİVİTLENME, ÇİVİKIRCAK, ÇİVİKALIBI
ÇİVİLENME, ÇİVİLETME, ÇİVİLEMEK, ÇİVİTLEME, ÇİVİLİÇAM, ÇİVİCİLİK
ÇİVİTSİZ, ÇİVİNNİK, ÇİVİNMEK, ÇİVİNLİK, ÇİVİRDİK, ÇİVİMLİK, ÇİVİLEME
ÇİVİZİK, ÇİVİSİZ, ÇİVİTLİ, ÇİVİNİK, ÇİVİLGİ, ÇİVİKÖY
ÇİVİLİ, ÇİVİKİ, ÇİVİDİ, ÇİVİCİ
ÇİVİR, ÇİVİT, ÇİVİL, ÇİVİK
ÇİVİ
ÇİVİ
İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
ÇİVİLDEMEK
Hafifçe kulağa fısıldamak.
ÇİVİTLEMEK
Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek.
ÇİVİLENEBİLMEK
Çivilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİVİTLENMEK
Çivitleme işine konu olmak.
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
ÇİVİLEYEBİLME
Çivileyebilmek işi.
ÇİVİLEYİVERMEK
Ansızın veya çabucak çivilemek.
ÇİVİLİKAYA
Erzurum ili, Tortum belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇİVİLENMEK
Çivi ile tutturulmak, mıhlanmak. Bir yerde hareketsiz kalmak.
ÇİVİTLENME
Çivitlenmek işi.
ÇİVİLETMEK
Çivi çaktırmak.
ÇİVİLENEBİLME
Çivilenebilmek işi.
ÇİVİLEYİVERME
Çivileyivermek işi.
ÇİVİLEYEBİLMEK
Çivileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİVİNDİRİK
Ağaçların küçük taze dalı, filiz, sürgün.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEKİÇ
Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti. Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle.
ÇİVİLEMEK
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.
ÇİVİTLEME
Çivitlemek işi.
BİZLENGİÇ
Ucu çivili değnek.
ÇİVİCİLİK
Çivicinin yaptığı iş.
ÇİVİLENME
Çivilenmek işi.
ÇAKILI
Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.
ÇİVİLEME
Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
ÇARMIH
Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.
ÇİVİLİ
Çivisi olan. Çeşitli spor oyunlarında giyilen bir ayakkabı türü. Çivi ile bir yere tutturulmuş. Çivi çakılarak yapılmış.
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
ÇİVİT
Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya.
ÇİVİLETME
Çiviletmek işi.
BİZLEMEK
Ucu çivili değnekle hayvanı dürtmek.
ÇİVİCİ
Çivi satan kimse. Topu sert olarak karşı alana dikine indiren oyuncu.
ÇİVİSİZ
Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan.
ÇECİK
Madenî kulp, halka, çivi.
ÇANDI
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.