ÇİVİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çivi" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. çivi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çivi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çivi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ÇİVİLEYİVERMEK, ÇİVİLEYEBİLMEK, ÇİVİLENEBİLMEK

13 harfli kelimeler

ÇİVİLEYİVERME, ÇİVİLEYEBİLME, ÇİVİLENEBİLME

11 harfli kelimeler

ÇİVİTLENMEK

10 harfli kelimeler

ÇİVİYUKARI, ÇİVİNDİRİK, ÇİVİLİKAYA, ÇİVİLETMEK, ÇİVİLENMEK, ÇİVİLDEMEK, ÇİVİTLEMEK, ÇİVİTLENME, ÇİVİKIRCAK, ÇİVİKALIBI

9 harfli kelimeler

ÇİVİLENME, ÇİVİLETME, ÇİVİLEMEK, ÇİVİTLEME, ÇİVİLİÇAM, ÇİVİCİLİK

8 harfli kelimeler

ÇİVİTSİZ, ÇİVİNNİK, ÇİVİNMEK, ÇİVİNLİK, ÇİVİRDİK, ÇİVİMLİK, ÇİVİLEME

7 harfli kelimeler

ÇİVİZİK, ÇİVİSİZ, ÇİVİTLİ, ÇİVİNİK, ÇİVİLGİ, ÇİVİKÖY

6 harfli kelimeler

ÇİVİLİ, ÇİVİKİ, ÇİVİDİ, ÇİVİCİ

5 harfli kelimeler

ÇİVİR, ÇİVİT, ÇİVİL, ÇİVİK

4 harfli kelimeler

ÇİVİ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇİVİ

İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

ÇİVİLİKAYA

Erzurum ili, Tortum belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ÇİVİTLENME

Çivitlenmek işi.

ÇİVİLENEBİLME

Çivilenebilmek işi.

ÇİVİTLEMEK

Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek.

ÇİVİYUKARI

Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.

ÇİVİNDİRİK

Ağaçların küçük taze dalı, filiz, sürgün.

ÇİVİLENEBİLMEK

Çivilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇİVİLETMEK

Çivi çaktırmak.

ÇİVİLEYİVERMEK

Ansızın veya çabucak çivilemek.

ÇİVİLENMEK

Çivi ile tutturulmak, mıhlanmak. Bir yerde hareketsiz kalmak.

ÇİVİLDEMEK

Hafifçe kulağa fısıldamak.

ÇİVİLEYİVERME

Çivileyivermek işi.

ÇİVİTLENMEK

Çivitleme işine konu olmak.

ÇİVİLEYEBİLMEK

Çivileme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇİVİLEYEBİLME

Çivileyebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇİVİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİVİCİLİK

Çivicinin yaptığı iş.

ÇİVİCİ

Çivi satan kimse. Topu sert olarak karşı alana dikine indiren oyuncu.

ÇİVİLETME

Çiviletmek işi.

AZI

Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.

ÇEKİÇ

Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti. Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle.

BİZLENGİÇ

Ucu çivili değnek.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

ÇİVİLENME

Çivilenmek işi.

ÇAKILI

Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.

ÇİVİSİZ

Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan.

ÇARMIH

Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.

ÇİVİLEMEK

Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.

ÇİVİTLEME

Çivitlemek işi.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

ÇİVİLEME

Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

ÇANDI

Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.

BİZLEMEK

Ucu çivili değnekle hayvanı dürtmek.

ÇİVİLİ

Çivisi olan. Çeşitli spor oyunlarında giyilen bir ayakkabı türü. Çivi ile bir yere tutturulmuş. Çivi çakılarak yapılmış.

ÇİVİT

Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya.

ÇECİK

Madenî kulp, halka, çivi.