Kelimeler arşivinde; içinde "çalar" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çalar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çalar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çalar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUMUŞAKÇALAR
KASETÇALAR, YÜRÜRÇALAR, TANIKÇALAR
UZUNÇALAR, DİSKÇALAR, PLAKÇALAR
ÇALARMAK, HANÇALAR, HOŞÇALAR, TOPÇALAR
ÇALARMA, AKÇALAR
ÇALAR
ÇALAR
Ayırtı.
TOPÇALAR
Ülker yıldızı.
KASETÇALAR
Kaset çalan araç.
TANIKÇALAR
Yazın kurallarına, terimlerinin açıklanılmasına örnek olarak getirilen koşuk ya da düzyazı parçaları.
HANÇALAR
Denizli şehrinde, Çal ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DİSKÇALAR
Özel yöntemlerle yoğun disk üzerine kaydedilen müzikleri dinlemeye yarayan araç.
AKÇALAR
Bursa ili, Görükle nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş şehrinde, Pazarcık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kars şehrinde, Arpaçay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya ilinde, Seydişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUMUŞAKÇALAR
Çoğu suda yaşayan, omurgasız, yumuşak olan vücutları kabuk denilen sert, kalkerli bir örtü ile kaplı hayvanlar dalı.
HOŞÇALAR
Manisa ili, Demirci ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
UZUNÇALAR
Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak. Bir sanatçının eserlerinin bir bölümünün yer aldığı kaset, albüm.
PLAKÇALAR
Bir plağa saptanmış sesleri okuyan aygıt.
ÇALARMAK
Ekinler veya meyveler olmaya, olgunlaşmaya yüz tutmak.
ÇALARMA
Çalarmak işi.
YÜRÜRÇALAR
Pille çalışan kulaklık aracılığıyla müzik dinlemeye yarayan, insanın üzerinde taşıyabileceği teyp.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
AYIRTI
Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark, çalar, nüans.
APAREY
Çeşitli parçalardan meydana gelen alet, cihaz.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
BICIRGAN
Boru biçimindeki maden parçaların içini düzleştirip parlatmakta kullanılan alet.
ASKAT
Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
BİNGİ
Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ATOMCULUK
Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
AKKARINCALAR
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
BİREŞİM
Parçaların veya ögelerin bir araya getirilip bir bütün olarak birleştirilmesi. Bu biçimde oluşan bütün. Sentez.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.