Kelimeler arşivinde; içinde "üşer" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üşer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üşer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üşer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ISILÜŞERLEŞİM, IŞILÜŞERLEŞİM
ÜŞERSİZLEŞİM
ÖZÜŞERLEŞİM, ÜŞERÇÖZÜŞÜM
DÜŞERGEME, ÜŞERÇÖZÜK, ÜŞERLEŞİM
MÜŞERREF, DÜŞERLİK, MÜŞERİVE
DÜŞERCE, DÜŞERGE
DÜŞER
ÜŞER
ÜŞER
Elektrik yüklü öğecik ya da öğecik kümesi. Eksi üşerler eksicik edinerek, artı üşerler eksicik yitirerek oluşurlar.
IŞILÜŞERLEŞİM
Bir uçun içinde ışınım nicemleri etkisiyle üşerler oluşumu.
ÜŞERÇÖZÜŞÜM
Elektrik akımı ile bir özdeğin ayrıştırılması, örn. suyun hidrojen ve oksijene ayrılması.
ÜŞERÇÖZÜK
Sıvılaştırıldığı ya da bir çözgende çözündürüldüğü zaman üşerleşen ve elektrik iletkenliği edinen birleşik.
MÜŞERİVE
Müşavere.
DÜŞERGE
Pay, miras payı.
ÜŞERLEŞİM
Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla üşer oluşturulması.
DÜŞER
Yapılması gereken, yakışan iş.
DÜŞERCE
Pay, miras payı.
DÜŞERGEME
Pay, miras payı.
ISILÜŞERLEŞİM
Bir özdeğin ısı etkisiyle üşerleşimi.
MÜŞERREF
Onur verilerek yüceltilmiş.
ÖZÜŞERLEŞİM
Bir özdeciğin dıştan edindiği erke ile kendiliğinden üşerleşmesi.
DÜŞERLİK
Ödev. Pay, miras payı.
ÜŞERSİZLEŞİM
Suyun üçerlerini alarak arılaştırma.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜŞER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEZALET
(Divan edebiyatı terimi) Bazı kelimelerin kulağa kuvvetli gelmesi hali. Sözcüklerin, savaş ve benzeri konulardaki sertliğe -sesleriyle- uygun düşerek kulağı okşamaları: / Kemend-i can-gündazı ejder-i kahrolsa cellâdın / Müreccahtır yine bin kerre zencir-i esaretten (Namık Kemal).
DİV
Bekâret, kızlık zarı. Dip. Pancar ve kökü, şeker pancarı. Büyük baş, koca kafa: Ele bir yumruk vurramki divin tüşer. Evin bir köşesi. Dev.
DANGADAK
Ansızın. Damdan düşer gibi.
ANDROSTENEDİON
Doğrudan etkisiz olmasına karşın testosterona dönüşerek etki eden çoğunlukla er bezinde oluşan androjenik bir steroit.
BİRİKEÇ
Aritmetiksel ya da mantıksal bir işlemin sonucunun saklandığı herhangi bir yazmaç. Elektrik erkesi biriktiren, iki metal üşek ile üşersel bir çözeltiden oluşan ve boşalınca yeniden doldurulabilen aygıt.
YERİNDE
İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
KÖSTEKLENMEK
Ayağına köstek vurulmak. Ayağına bir engel takılarak düşer gibi olmak veya düşmek. Bir iş yürümez duruma getirilmek, engellenmek.
CORALAŞMAK
Bir yiyeceğin başına üşüşerek kısa zamanda bitirmek.
DALBAZLAMAK
Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak: Çok dalbazlayan ya kele ya köre düşer. Şaşıran, zor durumda kalan kimse çare aramak.
ÇANGIRDAMAK
Düşerek veya birbirine çarparak gürültü çıkarmak.
AŞIRIERKİL
Üşerçözüşüm çözümlemede bir üşekten bir üşeri uçun olarak ayırmak için gerekli gerilimin, uçunun çözeltiye göre değme gerilimini aştığı volt tutarı.
ALGIÇ
Yüklü parçacıkların ya da ışılcıkların içinden geçerken oluşturdukları üşerleşim ile kendilerini ele verdikleri GM sayacı, çiftüşek gibi aygıtlardan her biri.
BEBİL
Nazlı: Çocuğun üstüne çok düşersen bebil olur.
DOMUZCUK
Çocukların oynadığı bir oyundur. Kazılan çukur üzerine çubuklar dizilir. Bu çubukların üstünde gezerken kim çukura düşerse o domuzcuk olur. Hep birden domuzcuk diye bağrılır.
FİNGİRDEMEK
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.
ŞINGIRDAMAK
Küçük şeyler bir yere çarpıp düşerken veya birbirine değerken çınlama sesi çıkarmak.
CUMBURLUP
Suya düşerken, dalarken çıkan ses için.
DOĞUZCU
Soğuktan vücudunun ısısı düşerek donan kişi. Soğuk algınlığı.
IŞIKLAMA
Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi.