İçinde ÜŞTE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "üşte" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üşte bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu üşte ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üşte olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MÜŞTERİLENMEK

10 harfli kelimeler

MÜŞTEMİLAT, MÜŞTEREKEN, GÜMÜŞTEKİN

9 harfli kelimeler

GÖRÜNÜŞTE, GÜMÜŞTEPE

8 harfli kelimeler

MÜŞTEREK, SERKÜŞTE, MÜŞTEHİR

7 harfli kelimeler

MÜŞTEHİ, MÜŞTEKİ, MÜŞTERİ, CÜŞTECİ, ENGÜŞTE, EVRÜŞTE

6 harfli kelimeler

ERÜŞTE, KÜŞTEH

4 harfli kelimeler

ÜŞTE

Bazı kelimelerin anlamları

ÜŞTE

İşte.

MÜŞTEKİ

Yakınan, sızlanan, şikâyetçi.

MÜŞTEMİLAT

Eklentiler.

MÜŞTERİ

Hizmet, mal vb. alan ve karşılığında ücret ödeyen kimse. Jüpiter. Alıcı.

MÜŞTEREK

Ortak. Ortaklaşa, el birliğiyle yapılmış olan veya hazırlanan. Birlikte.

CÜŞTECİ

Taklit eden.

ENGÜŞTE

Maşa.

MÜŞTEHİR

Ünlü, şöhretli.

MÜŞTEREKEN

Ortaklaşa.

EVRÜŞTE

Kesilip kurutulmuş hamur, ev makarnası, erişte.

GÜMÜŞTEKİN

Dürüst, doğru ve değerli olan.

GÜMÜŞTEPE

Amasya şehri, Sarıbuğday nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kars ilinde, Kötek nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Şarkışla belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Van kenti, Muradiye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

GÖRÜNÜŞTE

Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.

MÜŞTERİLENMEK

Müşteri olmak istemek.

MÜŞTEHİ

Bir şey için çok istek gösteren, istekli. İştahlı.

SERKÜŞTE

Kısa halk öykülerine verilen ad. bk. kaside II.

  -   -   -  

Anlamında ÜŞTE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜŞTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GARSON

Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.

KIRAATHANE

Kahve, kahvehane. Müşterilerinin okumaları için gazete, dergi ve kitap bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane.

KAFETERYA

Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.

GONDOL

Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.

MUHALEFET

Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.

KESMECE

Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz). (ke'smece) Kesip bakarak beğenmek şartıyla. (ke'smece) Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan.

BİRLEŞMEK

Ayrıyken tek bir bütün durumuna gelmek. Kaynaşmak. Uyuşmak, aynı görüşte olmak. Buluşmak, bir araya gelmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Aynı amaç çevresinde toplanmak.

KARNABAHAR

Turpgillerden, çiçekleri etli ve tanecikli bir görünüşte olan, yaprakları lahana yaprağına benzeyen, sebze olarak kullanılan bir bitki (Brassica oleracea botrytis).

KALAYLAMAK

Oksitlenmeden korumak için bir metal parçasını veya kabı kalay tabakası ile kaplamak. Sövmek. Eksiklikleri, kusurları görünüşte gizlemeye çalışmak.

EĞLENDİRİ

Gazino, bar vb. yerlerde müşterileri oyalamak, eğlendirmek amacıyla yapılmış olan ilgi çekici gösteri, atraksiyon.

KUŞKONMAZ

Zambakgillerden, uç dalları yapraksı görünüşte, toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki (Asparagus officinalis). Aynı familyadan, saksılarda yetiştirilen, uzun saplı, ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi (Asparagus plumosus).

GÜMÜŞÇÜ

Gümüşü işleyen sanatçı veya gümüşten yapılmış eşya satıcısı.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

JÜPİTER

Gezegenlerin en büyüğü ve Güneş'e yakınlık bakımından beşincisi, Erendiz, Müşteri.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

BİR

Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

HEMFİKİR

Aynı düşüncede, aynı görüşte olan, oydaş.

ALINLIK

Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.

BAHİSÇİ

Müşterek bahisçi.

KONSOMATRİS

Gazino, bar vb. eğlence yerlerinde müşteri ile birlikte yiyip içerek çalıştığı yere kazanç sağlayan kadın.