Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üşük" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üşük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında üşük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üşük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MINGILIDÜŞÜK
ÖLÜBÜŞÜK
BÜZÜŞÜK, BÖLÜŞÜK, ÇÖZÜŞÜK, DEGÜŞÜK, DÖKÜŞÜK, DÖNÜŞÜK, DÜMÜŞÜK, GÖRÜŞÜK, GÜNÜŞÜK, PÖRÜŞÜK
EMÜŞÜK, ÖLÜŞÜK
DÜŞÜK, ŞÜŞÜK, MÜŞÜK, ÇÜŞÜK
ÜŞÜK
ÜŞÜK
Soğuk algınlığı. Genellikle, donma. Donmaktan morarıp uyuşan organ. Donmadan sonra, el ayak gibi organlarda süren uyuşukluk, kaşınma. Soğuk. Üşümüş kimse. Yeşilken soğuk vurmuş ekin. Çukur. Uyuşuk, budala. Soğuk vurmuş, bozulmuş (sebze, meyve için). Soğuktan duyulan uyuşma, acıma.
DÖKÜŞÜK
İşe yaramaz, bozuk.
ÖLÜBÜŞÜK
Uyuşuk, beceriksiz, tembel.
DÜŞÜK
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
BÜZÜŞÜK
Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş. Kırışık.
ÇÖZÜŞÜK
Bir kimyasal bileşiğin, bileşenlerine ayrışmış olma durumu.
GÜNÜŞÜK
Konuşa gülüşe anlamında kullanılır.
PÖRÜŞÜK
Buruşuk.
ÖLÜŞÜK
İşe yaramaz, kötü (davranış, iş ve nesne için).
BÖLÜŞÜK
Bölünme yeri. Kısmet. Verese.
DEGÜŞÜK
Farklı.
MINGILIDÜŞÜK
Neşesiz, düşünceli kimse.
EMÜŞÜK
Süt kardeş. Aynı zamanlarda doğan çocuklar, yaşıt.
DÖNÜŞÜK
Babadan kalma olup kardeşler arasında sırayla ekilip biçilen ortak tarla.
DÜMÜŞÜK
İş güc.
GÖRÜŞÜK
Nişanlı kızın evinde bir gece için, oğlan tarafıyle tanışmak üzere yapılan eğlenti. Düğün armağanı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜŞÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZEYSİZ
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan, seviyesiz.
ENGİN
Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat. Değer ve fiyatı düşük olan. Açık deniz.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
DÜŞÜT
Düşük.
İNDİRGEN
Oksit durumundaki cisimlerin oksijenini alma veya daha düşük bir oksitleme derecesine indirme özelliği olan (madde).
ILIMAN
Sıcaklığı çok yüksek veya çok düşük olmayan (yer, iklim), mutedil.
ÇALÇENE
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
AŞAĞILAMAK
Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.
BAĞAN
Düşük. Ölü doğan kuzunun derisi.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
DÜZEYSİZLİK
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olma durumu, seviyesizlik.
HİPOTANSİYON
Normalden düşük olan atardamar basıncı.
AŞAĞILIK
Aşağı olma durumu, adilik. Niteliği düşük, adi.
DANDİK
Düşük nitelikli. Düzmece.
DÜŞÜKLÜK
Düşük olma durumu. Kurallara uymama durumu. Adilik, bayağılık, seviyesizlik.
ASGARİ
En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.
CENİNİSAKIT
Düşük.