Kelimeler arşivinde; içinde "öreke" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öreke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu öreke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öreke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YÖREKENT
GÖREKEN, KÖREKEM, KÖREKEN, NÖREKEN
GÖREKE, HÖREKE, KÖREKE, ÖREKEÇ
ÖREKE
ÖREKE
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek.
KÖREKEM
Bursa şehri, Söğütalan nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÖREKEÇ
Sac üstünde pişirilen ekmeği çevirmeye yarayan tahta araç.
GÖREKE
Tebeşir.
KÖREKEN
Güveyi. Kütahya şehri, Tavşanlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
GÖREKEN
Damat.
HÖREKE
İri ve yakışıksız kişi. Pamuk ve yün eğirmekte kullanılan iğ. Bükülerek iplik yapılacak yapağının konulduğu uzun saplı, ucu çatallı ağaç. Yün tarağı, öreke. Ağaç ya da saçtan yapılmış su kovası.
KÖREKE
İğ, kirmen. Yumuşak taş. Güveyi.
YÖREKENT
Genellikle oturma alanı niteliğinde olan, şehir merkezinden uzakta veya sınırlarına yakın yerlerde bulunan şehir yöresi, banliyö.
NÖREKEN
Eğerlere gümüş kakmak için kullanılan bize benzer bir araç.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖREKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖZEKSİZLEŞTİRİM
Nüfusun, işleyim ve tecim, etlkinliklerinin, ekin kuruluşlarının, yığılmış bulundukları özeğin dışında yerleşmelerini amaçlayan ve bunu özendiren dizgeli yönelti. bk. işleyimsel özeksizleştirim. Kişilerin, bir kentin özeğinden çevresindeki kesimlere ya da yörekentlere göçüp yerleşmeleri.
OVERE
Yün eğirme aracı, öreke.
BANLİYÖ
Yörekent.
KOĞUŞKENT
İnsanların, çalışmak için bir başka yerleşim yerine gidip gelmek zorunda bulundukları, iş alanları ve ekonomik etkinlikleri ancak günlük gereksinmeleri karşılamaya yetebilen, başat özelliği oturma işlevinin yerine getirilmesi olan yörekent ya da uydukent.
TEŞUK
Yün eğirmeni, öreke.
TİŞİ
İp eğirmeye yarayan bir çeşit araç, öreke.
HARTI
İplik eğirirken örekenin başına dolanan yünü ya da pamuğu tutturmak için üzerine sarılan enli kayış şeklindeki deri parçası. Palto. Asker kaputu. Deri, gön: Tufranın ağzına bağlamak için biraz hartı bulamadım. Derinin ince yeri. Delinen çarığa konan parça. Harmanda taneleri toplamaya yarayan sıyırga. Kalın, sert. Çarığa vurulan deri yama. Harita.
BADIMA
Örekenin dibi. Yol kenarlarında biten, ufak yapraklı, yemeği yapılan bir ot.
ANAYOL
Birçok yolu besleyen ve birbirine bağlayan, kentlerin yüksek yoğunluk bölgelerinden geçen, kavşakları olan ve kent özeğini yörekentlere bağlayan yol.
UZERİŞEN
Yörekentte oturan ve kentin sunabildiği taşıma olanaklarından yararlanarak ya da kendi taşınım olanaklarıyla her gün çalışmak üzere kente gidip gelen kimse.
URÇUK
Öreke. İğ, kirmen.