Kelimeler arşivinde; içinde "zet" olan, toplam 130 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
LEZZETLENDİRMEK, GÖZETLEYEBİLMEK
GÖZETLEYİCİLİK, GÖZETLEMECİLİK, GÖZETLEYEBİLME, LEZZETLENDİRME, ÖZETLEYEBİLMEK
GÖZETLEÇBİLİM, ÖZETLEYEBİLME, YUSUFİZZETTİN
LEZZETLENMEK, LEZZETSİZLİK, GÖZETEBİLMEK
BENZETİLMEK, GAZETECİLİK, GÖZETİCİLİK, GÖZETLENMEK, GÖZETLETMEK, GÖZETLEYİCİ, GÖZETMENLİK, GÖZETTİRMEK, İZZETİNEFİS, İZZETÜİKRAM, LEZZETLENME, LEZZETLİLİK, İZZETÜİKBAL, BASIGÖZETİR, BENZETMELİK, GÖZETDEMEYH, GÖZETEBİLME, İZZETTİNKÖY
GÖZETİLMEK, GÖZETLEMEK, ÖZETLENMEK, İCAZETNAME, BENZETİLEN, BENZETİLME, BENZETMELİ, GÖZETDEMEK, GÖZETLENİŞ, GÖZETLENME, GÖZETLETME, GÖZETLEYİŞ, GÖZETTİRME, HEZETLEMEK, İZZETİNKÖY
BENZETMEK, GAZETELİK, GÖZETİLME, GÖZETLEME, HACZETMEK, HAZZETMEK, HIFZETMEK, LEZZETSİZ, NAKZETMEK, NAMZETLİK, ÖZETLEMEK, ÖZETLENME, REKZETMEK, ABUZETTİN, BEZETLEME, BUĞZETMEK, FEYZETTİN, HUMZETMEK, MEZZETİNO, NEHZETMEK, ÖZETKİTAP, ÖZETLEYİŞ
AHZETMEK, BENZETİM, BENZETİŞ, BENZETME, BEZETMEK, GAZETECİ, GÖZETİCİ, GÖZETMEK, GÖZETMEN, HACZETME, HAZZETME, HIFZETME, LEZZETLİ, MARKİZET, NAKZETME, ÖZETLEME, REKZETME, VAZETMEK, ARZETMEK, BUĞZETME, ÇÖZETMEK, DÜZETMEK, GÖZETIEÇ, GÖZETLEK, HAZETMEK, İZZETİYE, İZZETTİN, KİZETMEK, NEZETMEK, NEZZETLİ, Devamını Oku »»
AHZETME, BENZETİ, BEZETME, GÖZETİM, GÖZETİŞ, GÖZETME, RİYAZET, VAZETME, NEZETLİ, NEZETME, ZETÜRRE, ZETYAĞI
GAZETE, İCAZET, KLOZET, LEZZET, NAMZET, BİNZET, BİZZET, NEZZET, ÖZETÇE
İZZET, ROZET, GAZET, GÖZET, LEZET, MEZET, NEZET, ZETİN
ÖZET
ZET
ZET
Biraz sonra.
ÖZETLEYEBİLMEK
Özetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GAZETECİLİK
Gazetecinin yaptığı iş.
LEZZETLENDİRMEK
Tat vermek, lezzetlenmesini sağlamak.
GÖZETLEYEBİLME
Gözetleyebilmek işi dikizleyebilme.
GÖZETLEÇBİLİM
Metalbilimin, gözetleç kullanan dalı.
YUSUFİZZETTİN
Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
LEZZETLENDİRME
Lezzetlendirmek işi.
GÖZETLEYEBİLMEK
Gözetleme imkânı veya olasılığı bulunmak, dikizleyebilmek.
LEZZETSİZLİK
Tatsız olma durumu.
BENZETİLMEK
Benzetme işine konu olmak.
GÖZETLEMECİLİK
Soyunan ya da cinsel ilişkide bulunan insanları gözetleyerek cinsel doygunluk sağlama.
GÖZETEBİLMEK
Gözetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖZETLEYEBİLME
Özetleyebilmek işi.
LEZZETLENMEK
İyi bir tat kazanmak, tat verilmek, lezzetli bir duruma gelmek.
GÖZETLEYİCİLİK
Gözetleyicinin yaptığı iş, dikizcilik, erketecilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASIN
Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
BAHARATLANDIRMAK
Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
AYŞEKADIN
Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
BAŞYAZAR
Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir.
ALABALIK
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).
BENT
Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
ANANAS
Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.
ADAYLIK
Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.
BAŞMUBASSIR
Gözetmenlerin başı olan kimse.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
BAŞYAZI
Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AHZETME
Ahzetmek işi.