İçinde ZET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zet" olan, toplam 130 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

LEZZETLENDİRMEK, GÖZETLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

GÖZETLEYİCİLİK, GÖZETLEMECİLİK, GÖZETLEYEBİLME, LEZZETLENDİRME, ÖZETLEYEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GÖZETLEÇBİLİM, ÖZETLEYEBİLME, YUSUFİZZETTİN

12 harfli kelimeler

LEZZETLENMEK, LEZZETSİZLİK, GÖZETEBİLMEK

11 harfli kelimeler

BENZETİLMEK, GAZETECİLİK, GÖZETİCİLİK, GÖZETLENMEK, GÖZETLETMEK, GÖZETLEYİCİ, GÖZETMENLİK, GÖZETTİRMEK, İZZETİNEFİS, İZZETÜİKRAM, LEZZETLENME, LEZZETLİLİK, İZZETÜİKBAL, BASIGÖZETİR, BENZETMELİK, GÖZETDEMEYH, GÖZETEBİLME, İZZETTİNKÖY

10 harfli kelimeler

GÖZETİLMEK, GÖZETLEMEK, ÖZETLENMEK, İCAZETNAME, BENZETİLEN, BENZETİLME, BENZETMELİ, GÖZETDEMEK, GÖZETLENİŞ, GÖZETLENME, GÖZETLETME, GÖZETLEYİŞ, GÖZETTİRME, HEZETLEMEK, İZZETİNKÖY

9 harfli kelimeler

BENZETMEK, GAZETELİK, GÖZETİLME, GÖZETLEME, HACZETMEK, HAZZETMEK, HIFZETMEK, LEZZETSİZ, NAKZETMEK, NAMZETLİK, ÖZETLEMEK, ÖZETLENME, REKZETMEK, ABUZETTİN, BEZETLEME, BUĞZETMEK, FEYZETTİN, HUMZETMEK, MEZZETİNO, NEHZETMEK, ÖZETKİTAP, ÖZETLEYİŞ

8 harfli kelimeler

AHZETMEK, BENZETİM, BENZETİŞ, BENZETME, BEZETMEK, GAZETECİ, GÖZETİCİ, GÖZETMEK, GÖZETMEN, HACZETME, HAZZETME, HIFZETME, LEZZETLİ, MARKİZET, NAKZETME, ÖZETLEME, REKZETME, VAZETMEK, ARZETMEK, BUĞZETME, ÇÖZETMEK, DÜZETMEK, GÖZETIEÇ, GÖZETLEK, HAZETMEK, İZZETİYE, İZZETTİN, KİZETMEK, NEZETMEK, NEZZETLİ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

AHZETME, BENZETİ, BEZETME, GÖZETİM, GÖZETİŞ, GÖZETME, RİYAZET, VAZETME, NEZETLİ, NEZETME, ZETÜRRE, ZETYAĞI

6 harfli kelimeler

GAZETE, İCAZET, KLOZET, LEZZET, NAMZET, BİNZET, BİZZET, NEZZET, ÖZETÇE

5 harfli kelimeler

İZZET, ROZET, GAZET, GÖZET, LEZET, MEZET, NEZET, ZETİN

4 harfli kelimeler

ÖZET

3 harfli kelimeler

ZET

Bazı kelimelerin anlamları

ZET

Biraz sonra.

ÖZETLEYEBİLMEK

Özetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GAZETECİLİK

Gazetecinin yaptığı iş.

LEZZETLENDİRMEK

Tat vermek, lezzetlenmesini sağlamak.

GÖZETLEYEBİLME

Gözetleyebilmek işi dikizleyebilme.

GÖZETLEÇBİLİM

Metalbilimin, gözetleç kullanan dalı.

YUSUFİZZETTİN

Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

LEZZETLENDİRME

Lezzetlendirmek işi.

GÖZETLEYEBİLMEK

Gözetleme imkânı veya olasılığı bulunmak, dikizleyebilmek.

LEZZETSİZLİK

Tatsız olma durumu.

BENZETİLMEK

Benzetme işine konu olmak.

GÖZETLEMECİLİK

Soyunan ya da cinsel ilişkide bulunan insanları gözetleyerek cinsel doygunluk sağlama.

GÖZETEBİLMEK

Gözetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÖZETLEYEBİLME

Özetleyebilmek işi.

LEZZETLENMEK

İyi bir tat kazanmak, tat verilmek, lezzetli bir duruma gelmek.

GÖZETLEYİCİLİK

Gözetleyicinin yaptığı iş, dikizcilik, erketecilik.

  -   -   -  

Anlamında ZET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASIN

Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

BAHARATLANDIRMAK

Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

AYŞEKADIN

Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

BAŞYAZAR

Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

AMAZON

Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

ANANAS

Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.

ADAYLIK

Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.

BAŞMUBASSIR

Gözetmenlerin başı olan kimse.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

BAŞYAZI

Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AHZETME

Ahzetmek işi.