Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zey" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zey ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zey olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AŞIRIYÜZEY
ALTDİZEY, ALTDÜZEY, ARAYÜZEY
İÇDÜZEY
ÖNÜZEY
DÜZEY, GÜZEY, KUZEY, YÜZEY, DİZEY, GEZEY, GUZEY, HOZEY
ZEY
ZEY
Şap.
ARAYÜZEY
Sıvı, gaz gibi iki özdek evresini birbirinden ayıran yüzey. İki evre arasındaki değme sınırını oluşturan ve her iki evrenin özelliklerinden ayrı özellikler gösteren bölge. İki fazın arasındaki yüzey.
GÜZEY
Az güneş alan, çok gölgeli kuzey yamaç.
ALTDİZEY
Bir dizeyin kimi dizeç ya da dikeçlerini atmakla oluşturulan dizeylerden her biri.
AŞIRIYÜZEY
Öklit uzayındaki yüzey kavramının Öklit n-uzayına genellemesi : f, n değişkene bağlı bir çok terimli olduğunda denkleminin çizgesi, n boyutlu uzayda bir cebirsel aşırıyüzeydir.
İÇDÜZEY
İçyapıların, tane sınırı ve oynağa benzer yapısal kusurlarının dışında kalan bölgelerinin tümü.
GUZEY
Gölgelik, güneş almayan yer.
DÜZEY
Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
GEZEY
Sivas kenti, Divriği ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KUZEY
Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.
HOZEY
Yabancı, tanınmamış kişi.
YÜZEY
Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).
ALTDÜZEY
Bir öğecik eksiciklerinin alt nicem durumları ya da alt erke düzeyleri.
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris. İstatistikte, bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi, matris. Gerçek ve karmaşık sayıların dikdörtgen biçiminde tablosu, matris. Dikdörtgen biçiminde yatık, dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi. Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi.
ÖNÜZEY
Ön taraf.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ANANAS
Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AĞAÇSI
Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi, ağacımsı.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ALAYSI
Alayı andıran, alaya benzeyen, alay gibi, alayımsı.
ALABAŞ
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.