Kelimeler arşivinde; içinde "zad" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zad bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zad ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zad olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ASİLZADELİK, HEMŞİREZADE
ZADEGANLIK, ŞEHZADELİK, BEYZADELİK
HELALZADE, TEYZEZADE, HALALZADA, HARAMZADA, KİBARZADE, HARAMZADE, KOKARZADE, SAÇUZADAN, BENDEZADE
UZADEVİM, HALAZADA, CAZZADAK, UZADUYUM, VIZZADAK, BUZADİŞİ, ASİLZADE, BIZADİŞİ, AMCAZADE, AZADELİK, DAYIZADE, HALAZADE, KİŞİZADE, PAŞAZADE
HANZADE, LAHZADA, MÜRZADE, ŞAHZADE, BEYZADE, UZADILI, UZADIYA, ŞEHZADE, ZADEGAN
İMZADE, ERZADE
AZADE, ZADEN
ZADO, ZADE
ZAD
ZAD
Şey.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
TEYZEZADE
Teyzenin oğlu.
ZADEGANLIK
Soyluluk.
HEMŞİREZADE
Kız kardeşin çocuğu.
SAÇUZADAN
Pişmiş etin içindeki şerit gibi kalın kas ve sinirler. Pişmiş et içerisinden çıkan kaba yapılı sinir parçası; yenildiği takdirde saçları beslediği ve uzattığı sanılır.
KOKARZADE
Kötü kokulu bir çeşit ot.
UZADEVİM
(Ruhbilim ötesi) Herhangi birfizik gücün uygulanması söz konusu olmadan nesnelerin devime geçmesi.
BEYZADELİK
Soyluluk.
KİBARZADE
Soylu bir aileden gelen çocuk.
ASİLZADELİK
Soyluluk.
HARAMZADA
Arabozucu. Eve faydası olmayan, haylaz çocuk.
HELALZADE
Nikâhlı bir ana ve babadan doğmuş kimse. Doğruluktan ayrılmayan, helal süt emmiş kimse.
HARAMZADE
Piç.
ŞEHZADELİK
Şehzade olma durumu.
HALALZADA
Ekin biçilirken tarlalara dökülen tahıldan ertesi yıl kendiliğinden yetişen seyrek ekin.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALDIRIMCI
Kaldırım döşeyen kimse. Mağazada alışveriş yapan kimsenin çantasını tezgâh üzerinden kaparak çalan kimse.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
LALA
Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse. Şehzadelerin özel eğitmenleri. Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.
SOYLULUK
Soylu olma durumu, asillik, asilzadelik, zadegânlık, asalet, asaletlilik, necabet.
SOYLU
Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil, kerim. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.).
ÇEKİŞTİRMEK
Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.
KURBAN
Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı. Bir kazada veya felakette ölen kimse. İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.
ŞİMŞİRLİK
Sarayda babası ölmüş şehzadelerin yaşadığı yer, kafes.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
PİÇ
Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen çocuk, haramzade, veledizina. Terbiyesiz, arsız çocuk. Kalleş, kurnaz, kötü niyetli kimse. Bir bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filiz. Her şeyin küçüğü, büyüğü ile aynı nitelikte olmayan. Babası belli olmayan çocuk.
AZADELİK
Azade olma durumu, serbestlik.
BERTAFSİL
Ayrıntılı bir biçimde, uzun uzadıya, açık olarak.
KASKO
Taşıtların uğrayacakları kazadan doğacak zararların tamamının karşılanması için yapılmış olan sigorta türü.
DÖŞENMEK
Döşeme işi yapılmak. Birine kızarak kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek. Uzun uzadıya ve yererek yazmak.
ODALIK
Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın. Padişah, şehzade ve paşaların saraya alınan karavaşlar arasından seçtikleri kadın, ikbal.
HA
İstek uyandırmak için kullanılan bir söz. Evet. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz. (ha:) Şaşma anlatan bir söz. (ha:) Soru bildiren bir söz. Hahniyum elementinin simgesi. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz.
MEZATÇI
Arttırma ile satışı yönlendiren kimse. Sürekli olarak mezadı takip eden kimse.
SIZINTI
Sızan şey. Deri veya mukozada beliren sıvı, akıntı.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.