Kelimeler arşivinde; içinde "yüzme" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yüzme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yüzme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yüzme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YÜZME
Yüzmek işi. Yüzme sporu.
YÜZMEK
Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak. Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak. Derisini çıkarmak, derisini soymak. Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak. Çok para istemek. Yüzme sporu yapmak. Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak. Dalgalanmak.
BAŞYÜZME
Utku belirtisi olarak, öldürülen düşmanın başının derisini yüzme.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜZME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KURBAĞALAMA
Kurbağanın yüzmesine benzer yatay hareketler yaparak yüzme. Birbirine paralel iki tırmanma sırığına baldırları ve ayak sırtlarını kenetleyerek veya dışarıdan diz altına sıkıştırarak tırmanma.
KULAÇLAMAK
Kaç kulaç olduğunu ölçmek. Kulaç atarak yüzmek.
KRAVL
Dizleri bükmeksizin bacakları hızla hareket ettirerek kulaçla yüzme.
YÜZÜCÜ
Yüzme sporu yapan kimse. Kasaplık hayvanların derilerini yüzen kimse. Yüzme sporunu profesyonel olarak yapan kimse. Birini sömüren kimse.
YÜZÜLMEK
Yüzme işi yapılmak. Derisi çıkarılmak. Sömürülmek.
PALET
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları tahta veya porselen levha. Tankın veya bazı iş makinelerinin her türlü arazide yol almasını sağlayan iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha.
YÜZDÜRMEK
Yüzmesini sağlamak ya da yüzme işini yaptırmak. Derisini çıkarttırmak, derisini soydurtmak. Batmış veya karaya oturmuş tekneyi suyun yüzüne çıkarıp yüzer duruma getirmek.
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.
AMİİFORM
Balıklarda sadece dorsal yüzgecin kullanılmasıyla yapılan yüzme hareketi. Balıklarda temel olarak sırt yüzgecin kullanılmasıyla yapılan yüzme hareketi.
SOLUKLUK
Soluk olma durumu. Başı su altında tutarak yüzmeyi sağlayan soluk alma borusu, şnorkel.
ATINMAK
Yüzmek: Çayda atındım.
SİMİT
Halka biçiminde, genel olarak üzerine susam serpilmiş çörek. Denizde kolayca yüzmeyi sağlayan halka biçiminde alet. İnce bulgur, düğürcük.
TRAMPLEN
Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan.
KULVAR
Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan.
YÜZÜŞ
Yüzme işi.
PİSİN
Yüzme havuzu.
TRİATLON
Yüzme, koşu ve bisiklet yarışından oluşan atletizm dalı. Slalom, tüfekle ateş, kayak yarışlarından oluşan spor dalı.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
TULUMCUK
İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese. Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese.
CANKURTARAN
Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.