İçinde YAĞLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yağla" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yağla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yağla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yağla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YAĞLAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

YAĞLAYABİLME

9 harfli kelimeler

YAĞLANMAK, YAĞLAMBAÇ, YAĞLATMAK, YAĞLAYICI

8 harfli kelimeler

YAĞLAMAK, YAĞLAMAN, YAĞLAMAÇ, YAĞLATMA, YAĞLANMA

7 harfli kelimeler

YAĞLAĞI, YAĞLAMA

6 harfli kelimeler

YAĞLAÇ, YAĞLAR, YAĞLAŞ

5 harfli kelimeler

YAĞLA

Bazı kelimelerin anlamları

YAĞLA

Et kıyılan tahta.

YAĞLAÇ

Hamura, ekmeğe yağ sürmekte kullanılan, ucu bezli deynek. Bir turp çeşidi. Un ve su karıştırılarak pişirilip, üstüne yağ dökülerek yenilen bulamaç.

YAĞLAYABİLME

Yağlayabilmek işi.

YAĞLAMA

Yağlamak işi. Küçük tabak büyüklüğünde açılan yufkaların tavada pişirilmesinden sonra aralarına kıymalı iç konulup üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek hazırlanan bir yemek.

YAĞLANMAK

Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak. Yağ oluşmak. Yağdan kirlenmek. Yağ sürünmek.

YAĞLAR

Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Yağ asitleriyle gliserolün esterleşmesinden oluşan, hayvan ve bitki dokusunda bulunan benzen, eter ve kloroform gibi organik eriticilerde çözünen ancak suda çözünmeyen temel organik bileşikler. İzmir şehri, Kiraz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YAĞLATMAK

Yağlama işini yaptırmak.

YAĞLAMBAÇ

Sacda pişmiş, üstüne tereyağı sürülmüş ekmek.

YAĞLAYICI

Makine, motor vb.ni oluşturan parçaları yağlama işinde kullanılan araç.

YAĞLAMAÇ

Sacda pişmiş, üstüne tereyağı sürülmüş ekmek.

YAĞLAYABİLMEK

Yağlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAĞLAMAN

Balkon.

YAĞLAĞI

Kağnıların dingilini yaklamak için, içinde sabun, bezir yağı saklanan, boynuzdan yapılmış kap.

YAĞLAMAK

Yağ sürmek. Dalkavukça övmek, yağ çekmek. Sürtünen iki yüzey arasına, kaymayı kolaylaştırmak için yağlı bir madde sürmek.

YAĞLATMA

Yağlatmak işi.

YAĞLANMA

Yağlanmak işi.

  -   -   -  

Anlamında YAĞLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEZİRLEMEK

Bezir yağı ile yağlamak, bezir yağı sürmek.

MEYANE

Çorba vb. yiyeceklere lezzet kazandırmak için un ve yağla yapılmış olan sos.

YAĞ

Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde. Güzel kokulu bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde. Abartılı övgü. Vücudun, atılması gereken amonyak, üre vb. maddelerini içine alarak deriden sızan ve ter kokusunu veren madde. Vazelin, mazot gibi yağları andıran ve sanayide kullanılan bir mineral madde.

GÖBEKLİ

Karnı yağlanıp şişmanlamış. Yaprakları büyüyüp sıklaşmış (marul, lahana).

KILAĞI

Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için, yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları, zağ.

SABUN

Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılmış olan madde. Bu maddenin kalıp durumunda olan biçimi.

ÇERVİŞ

Kasaplık hayvanlardan elde edilen çeşitli yağların eritilmişi. Yemeğin sulu kısmı.

SABUNLAŞMA

Bitkisel veya hayvansal yağların sabun durumuna dönüşmesi.

GÖBEKLENMEK

Karnı yağlanıp şişmanlamak. Marul, lahana yaprakları büyüyüp sıklaşmak.

YAĞCI

Yağ çıkaran ya da satan kimse. Makineleri yağlayan kimse. Dalkavuk.

OLEİN

Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri.

VERNİK

İnce bir tabaka olarak uygulandıktan sonra saydam biçimde katı duruma gelen, kuruyan yağlar, reçine ve çözücüden oluşan kaplama malzemesi.

EBELEME

Ebelemek işi. Mayalı hamuru bezelere ayırarak yufka durumuna getirip sac üzerinde pişirdikten sonra alt ve üst kısımlarının yağlanmasıyla yapılmış olan ekmek.

LİPARİ

Çirozluktan sonra yağlanmaya başlayan uskumru.

YAĞCILIK

Yağ çıkarma ya da satma işi. Makineyi yağlama işi. Dalkavukluk.

SALMASTRA

Halat tellerinden saç gibi örülmüş olan ip. Özellikle makinelerde birbirine sıkıca değen iki yüzey arasına yerleştirilerek bu yüzeyler arasına su, buhar veya yağların sızmasını önleyen urgan.

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

OLEOMETRE

Yağların yoğunluğunu ölçmeye yarayan sıvıölçer.

MARGARİN

İçyağlarında bulunan, margarik asidin gliserinle birleştirilmesiyle de yapay olarak elde edilen, 47 °C'de eriyen ve besin değeri olan bitki yağı.

ANTİOKSİDAN

Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.