Kelimeler arşivinde; içinde "vu" olan, toplam 1068 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ORMANTAVUĞUGİLLER
ARNAVUTLAŞTIRMAK, HÜSEYİNÇAVUŞOĞLU, TAVUSKELEBEKLERİ
ARNAVUTLAŞTIRMA, HİSSİKABLELVUKU, KARATAVUKGİLLER, VURDUMDUYMAZLIK, BAŞVURULABİLMEK, ÇAVUŞKUŞUGİLLER, DAVUTPAŞAHÜYÜĞÜ, KAVUŞTURABİLMEK, SAVUŞTURABİLMEK, TERVUERENKÖPEĞİ, VURGULANABİLMEK, VURGULAYABİLMEK
DALKAVUKLAŞMAK, TAVUKYELPAZESİ, BAŞVURULABİLME, KAVUNCUYAYLASI, KAVUŞTURABİLME, KOVUŞTURMAZLIK, SAVUŞTURABİLME, SUTAVUĞUGİLLER, SÜPEROVULASYON, ŞEREFLİDAVUTLU, TAVUSTANLIYÜNÜ, VULVOVAJİNİTİS, VURGULANABİLME, VURGULAYABİLME, YUKARIÇAVUNDUR
ARNAVUTLAŞMAK, BEKTAŞİKAVUĞU, FİRAVUNLAŞMAK, RANDEVULAŞMAK, SAVUNMASIZLIK, ARNAVUTBACASI, ARNAVUTCİĞERİ, ABLAVUTLAŞMAK, AŞAĞIÇAVUNDUR, BAŞVURABİLMEK, ÇAVUŞÇİFTLİĞİ, DALKAVUKLAŞMA, HASANÇAVUŞLAR, KARACAKILAVUZ, KAVURMAÇUKURU, KAYADİBİÇAVUŞ, KIYIKAVURGALI, MİSİRKATAVUĞU, TAVUHBELERÜĞÜ, TAVUKKAYDIRAN, TAVUŞANALMASI, VALVULOPLASTİ, VURDURABİLMEK, YAVUÇKUYUCAĞI, YAVUNCİLANMAK, YUKARIÇAVUŞLU, YUKARIYAVUCAK
ARNAVUTLAŞMA, AVUSTRALYALI, BAŞVURDURMAK, FİRAVUNLAŞMA, KILAVUZLAMAK, RANDEVUCULUK, RANDEVULAŞMA, TAVUKPENÇESİ, TAVUSKUYRUĞU, VURDUMDUYMAZ, ÇERKEZTAVUĞU, ABLAVUTLAŞMA, BARUTKAVURAN, BAŞVURABİLME, BÜYÜKAVULCUK, BÜYÜKÇAVUŞLU, BÜYÜKKAVUKLU, ÇÖPLÜAVUTMUŞ, DIRAVUZLAMAK, ERKEKKILAVUZ, GERMİNATİVUS, KARAVULLAMAK, KAVUŞABİLMEK, KAVUŞUKLAMAK, KAVUŞUVERMEK, KIZILAVUZLAR, KONJUNKTİVUS, KUŞVURANDAŞI, KÜÇÜKAVULCUK, SAÇKAVURMASI, Devamını Oku »»
AVUSTURYALI, BAŞÇAVUŞLUK, BAŞVURDURMA, BAŞVURULMAK, DALKAVUKLUK, HAVUZLANMAK, KAVUŞTURMAK, KILAVUZLAMA, KOVUŞTURMAK, SAVUNUCULUK, SAVURGANLIK, SAVUŞTURMAK, TAVUKGİLLER, TAVUKKARASI, ÜSTÇAVUŞLUK, VUKUFSUZLUK, VURGUNCULUK, VURUŞKANLIK, VUZUHSUZLUK, YAVUKLANMAK, YAVUZLANMAK, YAVUZLAŞMAK, KULAKDAVULU, MISIRTAVUĞU, AVUNUVERMEK, AVURTLAŞMAK, AVUTABİLMEK, AVUTUVERMEK, BİVALVULİDA, CASCAVULDAK, Devamını Oku »»
AVUNDURMAK, AVURTLAMAK, AVUSTRALYA, BAVULCULUK, DALKAVUKÇA, DAVULCULUK, FİRAVUNLUK, KOVUŞTURMA, OVUŞTURMAK, RANDEVUEVİ, SAVUNMALIK, SAVUNMASIZ, SAVUNULMAK, SAVURGANCA, SAVUŞTURMA, ŞAVULLAMAK, TAVUKAYAĞI, TAVUKÇULUK, TAVUKGÖĞSÜ, TAVUKSULAR, VURGULAMAK, YAVUKLAMAK, YAVUKLANMA, YAVUZLANMA, YAVUZLAŞMA, ABLAVUTLUK, AŞAĞIÇAVUŞ, AVUTABİLME, AVUTUVERME, BAŞAKVURDU, Devamını Oku »»
ARNAVUTÇA, AVUÇLAMAK, AVUKATLIK, AVUNDURMA, AVURTLAMA, AVUTULMAK, BAŞVURMAK, BAŞVURUCU, DAVULTOZU, EHLİVUKUF, GAGAVUZCA, HAVUZLAMA, KARAKAVUK, KARATAVUK, KAVUNUMSU, KAVURMACI, KAVURMALI, KAVURTMAK, OVUŞTURMA, RANDEVUCU, REZERVUAR, SAVUNULMA, SAVURTMAK, ŞAVULLAMA, TASAVVUFİ, TAVUKGÖTÜ, VULGARİZE, VURDURMAK, VURGULAMA, VURGUNLUK, Devamını Oku »»
AVUÇLAMA, AVUNULMA, AVUTULMA, BAŞÇAVUŞ, BAŞVURMA, ÇAVULDUR, ÇAVUŞLUK, DALKAVUK, HAVUZCUK, HAVUZSUZ, KAVUKLUK, KAVUNİÇİ, KAVURMAÇ, KAVURMAK, KAVURTMA, KAVUŞMAK, KAVUŞTAK, KOVULMAK, SAVULMAK, SAVUNMAK, SAVUNUCU, SAVURGAN, SAVURMAK, SAVURTMA, SAVURTUŞ, SAVUŞMAK, TASAVVUF, TASAVVUR, TAVUKLAR, TEFEVVUK, Devamını Oku »»
ARNAVUT, AVUNMAK, AVURTLU, AVUTMAK, AZNAVUR, BAŞVURU, BAVULCU, BAVULLU, DAVULCU, FİRAVUN, GAGAVUZ, HAVUZCU, HAVUZLU, KAVUKÇU, KAVUKLU, KAVUNCU, KAVUNSU, KAVURGA, KAVURMA, KAVURUŞ, KAVUŞMA, KAVUŞUM, KILAVUZ, KOVUCUK, KOVULMA, KOVUNTU, OVULMAK, OVUNMAK, PAVURYA, RANDEVU, Devamını Oku »»
AVUKAT, AVUNMA, AVUNTU, AVUTMA, DAVUDİ, OVULMA, OVUNMA, SAVUNU, SKAVUT, VUKUAT, VURGUN, VURMAK, VURTUT, VURUCU, VUSLAT, VURKAÇ, ANAVUL, ANAVUT, ARAVUN, ASAVUT, ATAVUS, AVLAVU, AVURDA, AVURNA, AVUSTO, AVUTUŞ, BAKAVU, BAVUCU, BEZEVU, BUZAVU, Devamını Oku »»
AVUNÇ, AVURT, BAVUL, ÇAVUN, ÇAVUŞ, DAVUL, HAVUÇ, HAVUT, HAVUZ, KAVUK, KAVUN, KAVUT, KAVUZ, KOVUK, KOVUŞ, LAVUK, MEVUT, SAVUR, ŞAVUL, TAVUK, TAVUS, VUKUF, VULVA, VURAÇ, VURGU, VURMA, VURUK, VURUŞ, VUSUL, VUZUH, Devamını Oku »»
AVUÇ, VUKU, VURU, AVUC, AVUR, AVUŞ, AVUT, AVUZ, DAVU, DOVU, GOVU, HAVU, KOVU, MAVU, OVUL, OVUM, SAVU, SOVU, UVUK, UVUZ, VULA, YAVU, YOVU, YUVU
AVU, OVU, VUL, VUR, VUŞ, VUY
VU
VU
Vû!.
HÜSEYİNÇAVUŞOĞLU
Zonguldak şehrinde, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SAVUŞTURABİLMEK
Savuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAVUŞTURABİLMEK
Kavuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ORMANTAVUĞUGİLLER
(Tetraonidae),iyi bilinenleridir.
VURGULANABİLMEK
Vurgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAVUSKELEBEKLERİ
En büyük, en güzel kelebek türlerini içine alan ve tırtıl çağında yaprakla beslenen pulkanatlılar familyası.
ARNAVUTLAŞTIRMA
Arnavutlaştırmak işi.
HİSSİKABLELVUKU
Önsezi.
TERVUERENKÖPEĞİ
Tüyleri çift katlı ve gür, orta uzunlukta veya uzun, bacakların arka yüzlerinde, boyun çevresinde ve kuyrukta tüyleri daha gür ve uzun, tüy rengi kahverengi, kızıl veya seyrek olarak gri, tüylerinin uçları siyah renkte olması nedeniyle vücutta Alman kurt köpeğinde olduğu gibi siyah renk geçişi bulunan Belçika çoban köpeği.
KARATAVUKGİLLER
Omurgalı hayvanların kuşlar sınıfından, ardıç kuşlarını ve kızılkuyrukları içine alan bir familya.
DAVUTPAŞAHÜYÜĞÜ
Hatay ilinde, Reyhanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ARNAVUTLAŞTIRMAK
Arnavut kimliğini kazandırmak.
BAŞVURULABİLMEK
Başvurulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAVUŞKUŞUGİLLER
(Upupidae),alt-takımına giren bir familyası. Gagaları uzun ve hafifçe yay biçimindedir. Kanatları kısadır. Avrupa, Asya ve Afrikada yaşarlar.Çavuşkuşu (Upupa epops)en iyi bilinen türüdür.(bk).
VURDUMDUYMAZLIK
Aldırmazlık, aldırışsızlık, umursamazlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde VU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ADESE
Mercek. Kovucuk.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AFACANLAŞMAK
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.
ABORJİN
Avustralya yerlisi.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.