Kelimeler arşivinde; içinde "uğum" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uğum bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uğum ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uğum olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BUNCACUĞUM, UĞUMLANMAK
KABUĞUMSU
SUĞUMSUZ
ŞUĞUMAK, UĞUMSUZ
UĞUMAK, UĞUMLU
BUĞUM, SUĞUM
UĞUM
UĞUM
Uslu, iyi düşünen, iyi gören (çocuk için). Kanıklık. İçe kapalılık, durgunluk, suskunluk.
UĞUMSUZ
Düzensizlik, azla yetinmeme, açgözlülük gibi kötü huyları olan. Döl döş vermeyen, çocuğu, özellikle oğlu olmayan. Geçimsiz, aç gözlü.
UĞUMAK
Ovmak.
ŞUĞUMAK
Saldırmak.
BUNCACUĞUM
Sevilen küçük için kullanılan söz.
BUĞUM
Boğum, budak.
SUĞUM
Yeme, beden isteği.
KABUĞUMSU
Kabuksu.
UĞUMLANMAK
Karımak.
SUĞUMSUZ
1.Açgözlü, hırslı. 2.Tokgözlü. 3.Tez canlı, sabırsız. Aç gözlü, doyumsuz.
UĞUMLU
Uslu, ağırbaşlı, onurlu, azla yetinen. Uğurlu, uğur getiren. Sabırlı, tahammüllü.
Bu bölümde tanımı içerisinde UĞUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GICI
Küçük kardeş. Dağlarda yetişen ve yenilebilen otlar. Ekin tarlalarında yetişen san çiçekli bir çeşit ot. Tütün ya da küçük boylu sebzelerin tohumu. Çam kozalağı. Ufak, yuvarlak kar tanesi, dolu. Büyümemiş, ufak hayvan. Ağustos böceği. Kendinden küçüklere aslanım, çocuğum anlamında seslenme ünlemi: Gel gıcı gel. Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Küçük taneli dolu. Duvar yapımında iri taşların oynamamalarını sağlamak amacıyla bu taşlar arasına sokuşturulan el büyüklüğündeki taşlar.
İYİKMEK
İyileşmek: Hasta her çareye baş vurduğumuz halde iyikmedi.
ÇELT
Üzerinde meyve kurutulan çalıdan örülmüş büyük sele: Yeni dokuttuğum çelti gördün mü?.
GÖYNÜTTÜRME
Kendinden geçirme: Hafızın okuduğu gazeller beni oturduğum yerde göynüttürdü.
ÇOCUM
Çocuğum.
DUTAK
Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
ÇUCUM
Çocuğum.
PLASTİKLEŞTİRİCİ
Sert plastiklere ilave edilip onları yumuşak, işlenebilir, kalıplanabilir hale getiren katkı maddesi. Örn; Trikresil fosfat PVC'ye ilave edildiğinde ürünü yumuşak ve kauçuğumsu yapar.
BALUM
Yavrum, çocuğum.
KABUKSU
Kabuğu andıran, kabuğa benzeyen, kabuk gibi, kabuğumsu.
ŞİMDİ
Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda. Az sonra, yakında. Artık, bundan böyle, bu duruma göre. Az önce, biraz önce, demin.
CURCUR
Devamlı ve kuvvetli akma (fak.). Çiş anlamında kullanılır: Gel çocuğum curcur yapalım.
BUGÜNLERDE
İçinde bulunduğumuz zamanda, bu birkaç gün içinde.
BUNDALIĞIMIZ
Burada bulunduğumuz.
PU
Başörtüsü. Hasırotunun tepesindeki pamuğumsu öğe. Plütonyum elementinin simgesi.
NEŞEM
"Sevincim, mutluluğum" anlamında kullanılan bir isim".
DEKGE
Tekke: Çocuğum olursa dekgede bir koç kesip etini herkese dağıtacağım.
ŞİMDİDEN
İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak.
BARĞIGÜN
Çocuğum, yavrum.