Kelimeler arşivinde; içinde "uğur" olan, toplam 96 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uğur bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uğur ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uğur olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
UĞURLAYABİLMEK, UĞURLANABİLMEK
UĞURBÖCEKLERİ, UĞURLAYABİLME, UĞURLANABİLME
YUĞURTÇİÇEĞİ
UĞURLUPINAR, MUĞURLANMAK, YUĞURLANMAK, UĞURLAYINCA, CUĞURDATMAK
UĞURLATMAK, UĞURÇAYIRI, PUĞURSAMAK, UĞURBÖCEĞİ, UĞURLUALAN, CUĞURLAMAK, UĞURLUÖREN, UĞURLUGÜME, UĞURSUZLUK, UĞURLANMAK, BUĞURSAMAK
UĞURLUDAĞ, UĞURCALIK, UĞURLAMAK, UĞURGELDİ, UĞURLANIŞ, UĞURLANMA, UĞURLAYIŞ, YUĞURTMEC, SOVUĞURAK, UĞURVEREN, YUĞURTMAK, UĞURSAMAK, UĞURLAYIN, ÇUĞURTMAK, UĞURLUBEY, UĞURLUBAY, BUĞURÖREN, UĞURLUBAĞ, BUĞURTLEN
UĞURLUCA, UĞURDALI, YUĞURUCU, UĞURLAMA, UĞURSAMA, YUĞURTMA, BUĞURLAR, BUĞURSAK, YUĞURMAK, ÇUĞURMAK, DUĞURCUK, KUĞURMAK, UĞURAÇAN, UĞURTAŞI, UĞURTEPE
ZUĞURİK, UĞURSEL, UĞURTAY, UĞURTAŞ, UĞURMAK, UĞUROVA, UĞURSAK, UĞURTAN, UĞURSAL, UĞURSOY, UĞURSER, UĞURSAN, UĞURSAY, UĞURKÖY, UĞURKAN, UĞURLUK, UĞURHAN, UĞURSUZ, UĞURCUK, UĞURCAN, KUĞURUK, UĞURATA, UĞURALP, UĞURLAR, TANUĞUR
UĞURAL, UĞURLU, UĞURUN, UĞURAY, UĞURCA, UĞUREL, UĞURRU, UĞUROL
UĞURA, SUĞUR, PUĞUR, ÇUĞUR, CUĞUR, BUĞUR
UĞUR
UĞUR
Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.
UĞURLATMAK
Çaldırmak, hırsızlatmak.
UĞURÇAYIRI
Ankara ilinde, Ayaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUĞURLANMAK
Yoğrulmak.
UĞURLAYINCA
Gizlice, gizli gizli.
UĞURLAYABİLMEK
Uğurlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
UĞURLAYABİLME
Uğurlayabilmek işi.
UĞURLANABİLMEK
Uğurlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UĞURBÖCEĞİ
Yaprak bitlerine düşkünlüğü dolayısıyle tarım yönünden yararlı sayılan ve kırmızı kanatları üzerinde yedi siyah beneği olan ufak kınkanatlı.
UĞURLUPINAR
Bursa kenti, Söğütalan nahiyesine bağlı bir bölge.
UĞURLANABİLME
Uğurlanabilmek işi.
MUĞURLANMAK
Onurlanmak, gururlanmak.
YUĞURTÇİÇEĞİ
Papatya.
CUĞURDATMAK
İstekle yutkunmak.
UĞURBÖCEKLERİ
Yarımküre biçiminde, güzel renkli, küçük vücutlu olup, hem etçil, hem otçul türleri bulunan kınkanatlılar familyası; gelinböcekleri, hanımböcekleri, kadınböcekleri.
PUĞURSAMAK
Dişi deve erkek istemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde UĞUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALABACAK
Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).
KADEMSİZ
Uğursuz.
KADEMSİZLİK
Uğursuzluk.
KADEM
Ayak. Uğur (I).
KADERSİZ
Kötü talihi olan. Uğursuz.
KARA
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
DÜZTABAN
Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk. Dar tabanlı bir rende türü. Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse). Uğursuz.
HABİS
Kötü, alçak, soysuz (kimse). Kötücül (hastalık veya ur). Kötü, uğursuz.
FETİŞ
Put. Uğurlu sayılan şey. Saplantılı bir biçimde cinsel coşku uyandıran karşı cinse ait elbise, ayakkabı vb. eşya. Tapınırcasına sevilen şey ya da kimse.
GÖNDERİ
Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.
KUTLU
Uğurlu.
HAYIRLI
Yararı, hayrı olan. Uğurlu, iyi, güzel.
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.
KURUTMAK
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.
ÇİFTELİ
Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.
BUĞRA
Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.
KADEMLİ
Uğurlu.
KUTSUZ
Uğursuz, kötü, menhus. Mutsuz, zavallı.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
FATALİTE
Alın yazısı, yazgı, kader. Uğursuzluk.