UĞUR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uğur" olan, toplam 67 adet kelime bulunmaktadır. uğur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uğur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uğur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

UĞURLANABİLMEK, UĞURLAYABİLMEK

13 harfli kelimeler

UĞURLANABİLME, UĞURBÖCEKLERİ, UĞURLAYABİLME

11 harfli kelimeler

UĞURLUPINAR, UĞURLAYINCA

10 harfli kelimeler

UĞURSUZLUK, UĞURLUÖREN, UĞURLUGÜME, UĞURBÖCEĞİ, UĞURLANMAK, UĞURLATMAK, UĞURÇAYIRI, UĞURLUALAN

9 harfli kelimeler

UĞURLANMA, UĞURLUBAĞ, UĞURLAYIN, UĞURLAYIŞ, UĞURLUBAY, UĞURLUBEY, UĞURLUDAĞ, UĞURSAMAK, UĞURVEREN, UĞURLAMAK, UĞURLANIŞ, UĞURCALIK, UĞURGELDİ

8 harfli kelimeler

UĞURDALI, UĞURSAMA, UĞURLUCA, UĞURAÇAN, UĞURTAŞI, UĞURTEPE, UĞURLAMA

7 harfli kelimeler

UĞURTAN, UĞURTAŞ, UĞURSUZ, UĞURMAK, UĞURSOY, UĞURSER, UĞURTAY, UĞURSEL, UĞURSAY, UĞURSAN, UĞURSAL, UĞURSAK, UĞUROVA, UĞURALP, UĞURATA, UĞURLAR, UĞURLUK, UĞURKÖY, UĞURKAN, UĞURCAN, UĞURCUK, UĞURHAN

6 harfli kelimeler

UĞURRU, UĞURUN, UĞUREL, UĞURLU, UĞURCA, UĞURAY, UĞURAL, UĞUROL

5 harfli kelimeler

UĞURA

4 harfli kelimeler

UĞUR

Bazı kelimelerin anlamları

UĞUR

Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.

UĞURLANMAK

Uğurlama işi yapılmak.

UĞURLAYABİLMEK

Uğurlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

UĞURLANABİLME

Uğurlanabilmek işi.

UĞURSUZLUK

Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet, şomluk.

UĞURBÖCEKLERİ

Yarımküre biçiminde, güzel renkli, küçük vücutlu olup, hem etçil, hem otçul türleri bulunan kınkanatlılar familyası; gelinböcekleri, hanımböcekleri, kadınböcekleri.

UĞURLUALAN

Bolu ili, Mudurnu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

UĞURLATMAK

Çaldırmak, hırsızlatmak.

UĞURLANABİLMEK

Uğurlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UĞURLAYINCA

Gizlice, gizli gizli.

UĞURLUÖREN

Tokat ilinde, Zile ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

UĞURLAYABİLME

Uğurlayabilmek işi.

UĞURLUGÜME

Kütahya şehri, Şaphane belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

UĞURBÖCEĞİ

Yaprak bitlerine düşkünlüğü dolayısıyle tarım yönünden yararlı sayılan ve kırmızı kanatları üzerinde yedi siyah beneği olan ufak kınkanatlı.

UĞURLUPINAR

Bursa kenti, Söğütalan nahiyesine bağlı bir bölge.

UĞURÇAYIRI

Ankara ilinde, Ayaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında UĞUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UĞUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FETİŞ

Put. Uğurlu sayılan şey. Saplantılı bir biçimde cinsel coşku uyandıran karşı cinse ait elbise, ayakkabı vb. eşya. Tapınırcasına sevilen şey ya da kimse.

ÇİFTELİ

Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.

KADEMSİZ

Uğursuz.

HAYIRLI

Yararı, hayrı olan. Uğurlu, iyi, güzel.

HABİS

Kötü, alçak, soysuz (kimse). Kötücül (hastalık veya ur). Kötü, uğursuz.

KADEMLİ

Uğurlu.

ALABACAK

Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).

KURUTMAK

Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.

KUTSUZ

Uğursuz, kötü, menhus. Mutsuz, zavallı.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

DÜZTABAN

Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk. Dar tabanlı bir rende türü. Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse). Uğursuz.

KARA

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

KUTLU

Uğurlu.

İYİ

İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.

KADERSİZ

Kötü talihi olan. Uğursuz.

FATALİTE

Alın yazısı, yazgı, kader. Uğursuzluk.

GÖNDERİ

Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.

KADEM

Ayak. Uğur (I).

KADEMSİZLİK

Uğursuzluk.

BUĞRA

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.