Kelimeler arşivinde; içinde "utum" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde utum bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu utum ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında utum olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TUTUMSUZLUK
TUTUMLULUK, KARŞITUTUM
YAKUTUMSU, UTUMLADAN
TUTUMSUZ, UTUMAHİL, TUTUMSAL, DUTUMSUZ
HUTUMAN, UTUMUNA, SOĞUTUM, DUTUMLU, TUTUMLU
SKUTUM, SPUTUM, UYUTUM
TUTUM, HUTUM, DUTUM, BUTUM, YUTUM
UTUM
UTUM
Neden, sebep. Karar, kıvam.
DUTUMSUZ
Tutunmayan, rağbetsiz: Dutumsuz mal, dükkân bekçiliği yapar.
TUTUMSUZ
Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif.
DUTUMLU
Tutumlu: Ahmet çok dutumlu.
SOĞUTUM
Sıcaklığı, O°C altında tutma işlemi.
UTUMUNA
Gelişigüzel, aptalca, düşünmeden.
HUTUMAN
Serseri.
UTUMAHİL
Otomobil.
TUTUMSAL
iktisâdi.
TUTUMLULUK
Tutumlu olma durumu.
YAKUTUMSU
Yakutu andıran, yakuta benzeyen, yakut gibi.
TUTUMSUZLUK
Tutumsuz olma durumu, müsriflik, savurganlık.
KARŞITUTUM
Ölçeklenmiş bir tutum sürekliliğinin olumsuz konumlarını oluşturan ve bireylerin onaylamaları durumunda "karşı" olarak nitelendikleri tutum.
TUTUMLU
Aşırı harcamalardan kaçınan, idareli, muktesit.
SKUTUM
Hayvanlarda dış örtüden teşekkül etmiş boynuzsu, keratinsi ya da kitinden oluşan kalkan şeklindeki safiha. İksodid veya sert kenelerin kütikülasının üst kısmında bulunan sklerotinize kalkan. Skutum tüm evrelerde bulunur ve dişi, larva ve nimflerin ön bölgesinin 1/3'lük bir kısmını, erkeklerin ise vücudunun tamamını kaplar. Dişilerde ve olgunlaşmamış iksodid kenelerde geri kalan bölge alloskutum adını alır.
UTUMLADAN
Boşuna: İstediğini Ahmet'te bulamıyacaksın, utumladan gitme.
Bu bölümde tanımı içerisinde UTUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
DENGESİZ
Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
ÇİZİ
Çizgi. Tutum, davranış. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.
AZİMLİ
Azmi olan. Kararında, tutumunda direnen, kararlı.
ALAYCI
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).
DİKLEŞMEK
Dik duruma gelmek. Birine karşı ters tutum içine girmek, karşı durmak.
ÇAĞDAŞLAŞMAK
Çağın tutumuna, anlayışına, gereklerine uymak, çağdaş duruma gelmek, çağcıllaşmak, modernleşmek, asrileşmek, muasırlaşmak.
ANTİEMPERYALİZM
Emperyalizme karşı tutum, davranış veya öğreti.
DÜŞÜNÜŞ
Düşünme işi, tefekkür. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
DAVRANIŞ
Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
DENGELİ
Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.
DARILMAK
Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Azarlamak, paylamak. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
DENGESİZLİK
Bir şeyde denge bulunmaması durumu. Bir kimsenin tutum ve davranışlarında beklenmedik değişmeler olması, istikrarsızlık.
DÖNEMEÇ
Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj. Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
BİREYCİLİK
Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.