Kelimeler arşivinde; içinde "unluk" olan, toplam 54 tane kelime bulunuyor. İçerisinde unluk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu unluk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında unluk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YOĞUNLUKÖLÇÜMÜ
YOĞUNLUKÖLÇER
BUKALEMUNLUK
BONALGUNLUK
FİRAVUNLUK, ÇOĞUNLUKLA
MEMNUNLUK, TUTKUNLUK, SOLGUNLUK, SUSKUNLUK, VURGUNLUK, YOKSUNLUK, YORGUNLUK, DUTKUNLUK, GIZGUNLUK, KUZGUNLUK, ŞAŞGUNLUK, ZORKUNLUK, MAYMUNLUK, BOZGUNLUK, BUNGUNLUK, COŞKUNLUK, DOLGUNLUK, DOYGUNLUK, DURGUNLUK, DUYGUNLUK, MEFTUNLUK, MAHZUNLUK
AHPUNLUK, UMSUNLUK, TOSUNLUK, BURUNLUK, KAVUNLUK, OLGUNLUK, ÇOĞUNLUK, ONGUNLUK, AZGUNLUK, MACUNLUK, AHBUNLUK, ZORUNLUK, ZEBUNLUK, SABUNLUK, YOĞUNLUK, KULUNLUK, UYGUNLUK, BOYUNLUK
ABUNLUK, ALUNLUK, OYUNLUK, UZUNLUK, ODUNLUK
BUNLUK, YUNLUK
UNLUK
UNLUK
Değirmende unun biriktiği yer. Un yapılmaya elverişli, temizlenmiş (buğday). Ekmek fırınlarında unların bulunduğu bölüm, un deposu.
SUSKUNLUK
Suskun olma durumu, sükûtilik.
VURGUNLUK
Vurgun olma, gönül kaptırma durumu.
GIZGUNLUK
Ev damı: Rüzgar bizim gızgunluktaki kiremitleri oynattı.
MEMNUNLUK
Kıvanma, kıvanç.
YORGUNLUK
Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması, bitaplık.
BUKALEMUNLUK
Bukalemun olma durumu.
DUTKUNLUK
Bağlılık.
SOLGUNLUK
Solgun olma durumu.
YOKSUNLUK
Yoksun olma durumu, mahrumluk, mahrumiyet.
FİRAVUNLUK
Firavun olma durumu. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse olma durumu. Firavunun görevi.
ÇOĞUNLUKLA
Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.
YOĞUNLUKÖLÇÜMÜ
Alıcıdaki ışıklamanın, basım ışığının, açındırma işlemlerinin denetlemesinde yararlanmak üzere, görüntünün yoğunluğunu ölçme işi.
YOĞUNLUKÖLÇER
Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç, dansimetre.
TUTKUNLUK
Tutkun olma durumu, meftuniyet, meftunluk.
BONALGUNLUK
Eziyet, darlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde UNLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
BENZEŞİM
Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme, analoji. İki şeklin kenarlarının uzunlukları arasındaki oran değişmemekle birlikte, karşılıklı açılarının eşit bulunması durumu, benzer.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
BALIKÇILLAR
Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BEZGİNLİK
Bezgin olma durumu, usanç, yorgunluk.
BANK
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.
BIKMAK
Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.
BAKRAÇ
Çoğunlukla bakırdan yapılmış olan küçük kova. Bu kovanın alabildiği miktarda olan.
ANDIRIŞ
İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
BEREKET
Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.
AGREMAN
Uygunluk.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.