Kelimeler arşivinde; içinde "ulağ" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ulağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KULAĞAKAÇANLAR
KULAĞUZLAYICI
TIRPANKULAĞI, ŞEYTANKULAĞI, GULAĞASMAMAK, KULAĞUZLAMAK, TAVŞANKULAĞI, DAVŞANKULAĞI
ASLANKULAĞI, KATIRKULAĞI, KATIRGULAĞI, DOMUZKULAĞI, DENİZKULAĞI, SICANKULAĞI, SIÇANKULAĞI, KULAĞAKAÇAN
KUZİKULAĞI, KURTKULAĞI, KUZUKULAĞI, GURTGULAĞA, GURTGULAĞI, GUZUGULAĞI, GUZUKULAĞI, FAREKULAĞI, EŞEKKULAĞI, KEDİKULAĞI
SONGULAĞA, YERKULAĞI, EBEKULAĞI, EBEGULAĞI, DEVKULAĞI, AYIGULAĞI, FİLKULAĞI, CANKULAĞI, AYIKULAĞI
OĞULAĞAÇ, ATKULAĞI
KULAĞUZ, ELULAĞI, SULAĞAN
ULAĞAT
ULAĞ
ULAĞ
Araç.
ŞEYTANKULAĞI
Kuzukulağı da denilen yabanıl ot.
KATIRKULAĞI
Yapraklarından dolma yapılan bir bitki.
DENİZKULAĞI
Yassı kabuklu, içi sedefli, 10 santimetre uzunluğunda bir deniz yumuşakçası (Haliotis).. Karaların denize uzanan kısmı, burun. Kazılan bir yerden hızla fışkıran su. Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımından, kabuğu kulak biçiminde, Hindistan ve Avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi. Bir kıyı dili ile önü kapanmış, kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da, artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez. Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça. Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımının, kabuğu kulak biçiminde, Hindistan ve Avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi, abolan. Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez.
ASLANKULAĞI
Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki.
KATIRGULAĞI
Yapraklarından dolma yapılan bir bitki.
DOMUZKULAĞI
Çocukların ceketlerine asılan bir süs eşyası.
SICANKULAĞI
Bir çeşit yoncaya benzer ot.
KULAĞUZLAMAK
Yol göstermek, önüne düşüp götürmek, rehberlik etmek, delâlet etmek. Kılavuz olarak vermek, göstermek.
TAVŞANKULAĞI
Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki, buhurumeryem, siklamen (Cyclamen coum).
TIRPANKULAĞI
Tırpan bıçağının sapa takıldığı kısım. (Yenikent Aksaray Niğde).
GULAĞASMAMAK
Önemsememek, boşvermek. Önem vermemek.
SIÇANKULAĞI
Farekulağı.
KULAĞUZLAYICI
Rehber, yol gösteren.
KULAĞAKAÇANLAR
Yarıbaşkalaşım gösteren ve genellikle hayvansal maddelerle beslenen, seyrek olarak otçul, gececi, kemirici, kısa kanatlı böcekler takımı.
DAVŞANKULAĞI
Cyclamen otu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EZGİ
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi. Üzüntü, sıkıntı. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. Gidiş, yol, tarz, tempo. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
KARABUĞDAYGİLLER
Taçsız iki çeneklilerden, ravent, kuzukulağı, kurtpençesi, çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu, çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya.
KIRLANGIÇKUYRUĞU
Hayvanın kulağını delerek yapılmış olan işaret.
EKŞİKULAK
Kuzukulağı.
KULAKLI
Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.
SİKLAMEN
Tavşankulağı. Bu renkte olan. Kırmızıya çalan eflatun renk.
KULAKTOZU
Kulağın arkasındaki çukur bölüm, kulağın kökü.
ARMONİ
İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni.
KULAK
Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
OKSALİK
Kuzukulağı vb. bitkilerde rastlanan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan asit, kuzukulağı asidi, oksalik asit (HOCO-COOH).
GÜZEL
Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.
KESECİK
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.
LAGÜN
Deniz kulağı.
KARAKAFES
Sığırdiligillerden, çiçekleri beyaz ve menekşeye çalan kırmızı renkte, eczacılıkta kullanılan bir bitki, eşekkulağı (Symphytum).
BUHURUMERYEM
Tavşankulağı.
MUSİKİ
Müzik. Kulağa hoş gelen sesler dizisi.
FAREKULAĞI
Çuha çiçeğigillerden, tohumu kuş yemi olarak kullanılan bitkilerin cins adı, bağırsak otu, sıçankulağı (Anagallis). Yabani mercanköşk.
SES
Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.