İçinde ULAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ulak" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ulak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BÜYÜKALTINBULAK, KÜÇÜKALTINBULAK

14 harfli kelimeler

YARIMKABAKULAK

11 harfli kelimeler

KULAKDAVULU, DURUCABULAK, KULAKLAŞMAK, KULAKSIZLAR, KULAKSIZLIK

10 harfli kelimeler

KAMIŞKULAK, ALTINBULAK, BURNUBULAK, GEDİKBULAK, KIZILKULAK, KULAKPINAR, KULAKSAMAK, KUTLUBULAK, MÜHÜRKULAK, SAĞIRKULAK, SOĞUKBULAK, SULAKBAHÇE, SULAKÇAYIR, ŞEKERBULAK, YAPRIKULAK, YASSIBULAK, ZÜLFİBULAK

9 harfli kelimeler

EKŞİKULAK, KABAKULAK, KARAKULAK, KULAKTOZU, SULAKYURT, DEDEBULAK, DEVEGULAK, EĞŞİKULAK, GARAKULAK, KARABULAK, KARAGULAK, KARASULAK, KIRKBULAK, KULAKAÇAN, KULAKLAMA, SARIBULAK, SARIGULAK, SARIKULAK, SULAKDERE, TERSKULAK, YABAKULAK

8 harfli kelimeler

KULAKÇIK, KULAKLIK, KULAKSIZ, KULAKTAN, SULAKLIK, ACIKULAK, BEŞBULAK, BEYBULAK, BOZKULAK, CUMBULAK, CUMCULAK, DİKKULAK, DİLKULAK, FASKULAK, FOSKULAK, GÜRBULAK, GÜZBULAK, KOMBULAK, KONGULAK, KULAKAŞI, KULAKÇAK, KULAKKÖY, KUMBULAK, MURÇULAK, PAVKULAK, TAŞBULAK, YANKULAK

7 harfli kelimeler

KULAKÇI, KULAKLI, AKBULAK, AKKULAK, ALBULAK, ATKULAK, BAZULAK, CUKULAK, ÇUKULAK, GOFULAK, GULAKLI, KARULAK, KUŞULAK, MAZULAK, MUŞULAK, OMBULAK, ONBULAK, SAKULAK, SULAKLI, UÇKULAK, ULAKBEY, ULAKLIK, ÜÇBULAK, ÜÇKULAK, YOZULAK

6 harfli kelimeler

OFULAK, ULAKLI

5 harfli kelimeler

BULAK, KULAK, SULAK, CULAK, DULAK, GULAK, HULAK, MULAK, YULAK, ZULAK

4 harfli kelimeler

ULAK

Bazı kelimelerin anlamları

ULAK

Haberci.

KULAKLAŞMAK

Birbirinin kulağına fısıldamak.

KÜÇÜKALTINBULAK

Ardahan ilinde, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ALTINBULAK

Erzurum ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehrinde, Karaurgan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KAMIŞKULAK

Kulakları ince, düzgün ve dik at.

BURNUBULAK

Ağrı ilinde, Tutak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KULAKPINAR

Bursa şehrinde, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KIZILKULAK

Bir çeşit balık, çipura.

KULAKSIZLAR

Manisa şehri, Akhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BÜYÜKALTINBULAK

Ardahan ili, Göle belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GEDİKBULAK

Van şehrinde, Timar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KULAKDAVULU

Kulak zarı.

DURUCABULAK

Muş şehri, Karaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KULAKSAMAK

Dinlemek, kulak vermek, önem vermek.

YARIMKABAKULAK

Tütünde görülen bir hastalık.

KULAKSIZLIK

Kulaksız olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında ULAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOLAMBAÇ

Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.

ÇAYIRSEDEFİ

Düğün çiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki (Thalictrum).

AMPÜTASYON

Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

İŞİTMEK

Kulakla algılamak, duymak. Haber almak.

EŞEK

Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.

BAYKUŞ

Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı.

DALIZ

İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.

DİNLEMEK

İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.

KAMIŞ

Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.

KABAŞİŞ

Kabakulak.

EKSPRES

Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.

KAFA

İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

DİYASTOL

Sistolden sonra kulakçıkların veya karıncıkların genişlemesi. Gevşeme.

İBİS

Leyleksilerden, Afrika ve Batı Asya'nın sulak yerlerinde yaşayan bir kuş, Mısır turnası (İbis aethiopica).

GACIRDAMAK

"Gacır" diye kulak tırmalayıcı ve düzensiz ses çıkarmak.

HABERCİ

Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.

KABAKULAK

Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.