Kelimeler arşivinde; içinde "ulak" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ulak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÜYÜKALTINBULAK, KÜÇÜKALTINBULAK
YARIMKABAKULAK
KULAKDAVULU, DURUCABULAK, KULAKLAŞMAK, KULAKSIZLAR, KULAKSIZLIK
KAMIŞKULAK, ALTINBULAK, BURNUBULAK, GEDİKBULAK, KIZILKULAK, KULAKPINAR, KULAKSAMAK, KUTLUBULAK, MÜHÜRKULAK, SAĞIRKULAK, SOĞUKBULAK, SULAKBAHÇE, SULAKÇAYIR, ŞEKERBULAK, YAPRIKULAK, YASSIBULAK, ZÜLFİBULAK
EKŞİKULAK, KABAKULAK, KARAKULAK, KULAKTOZU, SULAKYURT, DEDEBULAK, DEVEGULAK, EĞŞİKULAK, GARAKULAK, KARABULAK, KARAGULAK, KARASULAK, KIRKBULAK, KULAKAÇAN, KULAKLAMA, SARIBULAK, SARIGULAK, SARIKULAK, SULAKDERE, TERSKULAK, YABAKULAK
KULAKÇIK, KULAKLIK, KULAKSIZ, KULAKTAN, SULAKLIK, ACIKULAK, BEŞBULAK, BEYBULAK, BOZKULAK, CUMBULAK, CUMCULAK, DİKKULAK, DİLKULAK, FASKULAK, FOSKULAK, GÜRBULAK, GÜZBULAK, KOMBULAK, KONGULAK, KULAKAŞI, KULAKÇAK, KULAKKÖY, KUMBULAK, MURÇULAK, PAVKULAK, TAŞBULAK, YANKULAK
KULAKÇI, KULAKLI, AKBULAK, AKKULAK, ALBULAK, ATKULAK, BAZULAK, CUKULAK, ÇUKULAK, GOFULAK, GULAKLI, KARULAK, KUŞULAK, MAZULAK, MUŞULAK, OMBULAK, ONBULAK, SAKULAK, SULAKLI, UÇKULAK, ULAKBEY, ULAKLIK, ÜÇBULAK, ÜÇKULAK, YOZULAK
OFULAK, ULAKLI
BULAK, KULAK, SULAK, CULAK, DULAK, GULAK, HULAK, MULAK, YULAK, ZULAK
ULAK
ULAK
Haberci.
KULAKLAŞMAK
Birbirinin kulağına fısıldamak.
KÜÇÜKALTINBULAK
Ardahan ilinde, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ALTINBULAK
Erzurum ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehrinde, Karaurgan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAMIŞKULAK
Kulakları ince, düzgün ve dik at.
BURNUBULAK
Ağrı ilinde, Tutak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KULAKPINAR
Bursa şehrinde, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KIZILKULAK
Bir çeşit balık, çipura.
KULAKSIZLAR
Manisa şehri, Akhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BÜYÜKALTINBULAK
Ardahan ili, Göle belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GEDİKBULAK
Van şehrinde, Timar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KULAKDAVULU
Kulak zarı.
DURUCABULAK
Muş şehri, Karaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KULAKSAMAK
Dinlemek, kulak vermek, önem vermek.
YARIMKABAKULAK
Tütünde görülen bir hastalık.
KULAKSIZLIK
Kulaksız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOLAMBAÇ
Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.
ÇAYIRSEDEFİ
Düğün çiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki (Thalictrum).
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
İŞİTMEK
Kulakla algılamak, duymak. Haber almak.
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
BAYKUŞ
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı.
DALIZ
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.
DİNLEMEK
İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.
KAMIŞ
Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.
KABAŞİŞ
Kabakulak.
EKSPRES
Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.
KAFA
İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
DİYASTOL
Sistolden sonra kulakçıkların veya karıncıkların genişlemesi. Gevşeme.
İBİS
Leyleksilerden, Afrika ve Batı Asya'nın sulak yerlerinde yaşayan bir kuş, Mısır turnası (İbis aethiopica).
GACIRDAMAK
"Gacır" diye kulak tırmalayıcı ve düzensiz ses çıkarmak.
HABERCİ
Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.
KABAKULAK
Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.