Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ulak" olan, toplam 83 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ulak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ulak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ulak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BÜYÜKALTINBULAK, KÜÇÜKALTINBULAK
YARIMKABAKULAK
DURUCABULAK
SAĞIRKULAK, GEDİKBULAK, KIZILKULAK, BURNUBULAK, KUTLUBULAK, MÜHÜRKULAK, ALTINBULAK, YAPRIKULAK, ZÜLFİBULAK, YASSIBULAK, KAMIŞKULAK, ŞEKERBULAK, SOĞUKBULAK
TERSKULAK, YABAKULAK, SARIGULAK, KARABULAK, KIRKBULAK, KARASULAK, KARAGULAK, SARIBULAK, GARAKULAK, EĞŞİKULAK, SARIKULAK, EKŞİKULAK, KABAKULAK, DEVEGULAK, KARAKULAK, DEDEBULAK
KOMBULAK, MURÇULAK, KONGULAK, KUMBULAK, BOZKULAK, BEYBULAK, DİLKULAK, BEŞBULAK, PAVKULAK, ACIKULAK, TAŞBULAK, YANKULAK, DİKKULAK, CUMBULAK, CUMCULAK, FASKULAK, FOSKULAK, GÜZBULAK, GÜRBULAK
UÇKULAK, ATKULAK, ALBULAK, AKKULAK, AKBULAK, GOFULAK, ÇUKULAK, CUKULAK, ÜÇBULAK, ÜÇKULAK, YOZULAK, BAZULAK, SAKULAK, ONBULAK, OMBULAK, MUŞULAK, MAZULAK, KARULAK, KUŞULAK
OFULAK
DULAK, ZULAK, YULAK, CULAK, KULAK, BULAK, SULAK, HULAK, MULAK, GULAK
ULAK
ULAK
Haberci.
ZÜLFİBULAK
Van şehrinde, Çaldıran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DURUCABULAK
Muş şehri, Karaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SAĞIRKULAK
Tarlalarda ekin arasında biten, yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot.
YASSIBULAK
Iğdır ilinde, Tuzluca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MÜHÜRKULAK
Sivas ili, Kuşkayası nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BÜYÜKALTINBULAK
Ardahan ili, Göle belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAMIŞKULAK
Kulakları ince, düzgün ve dik at.
ALTINBULAK
Erzurum ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehrinde, Karaurgan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YAPRIKULAK
Aşağı doğru sarkık, büyük kulak.
YARIMKABAKULAK
Tütünde görülen bir hastalık.
BURNUBULAK
Ağrı ilinde, Tutak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜÇÜKALTINBULAK
Ardahan ilinde, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KUTLUBULAK
Ağrı ilinde, Suluçem nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KIZILKULAK
Bir çeşit balık, çipura.
GEDİKBULAK
Van şehrinde, Timar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
KABAKULAK
Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).
HABERCİ
Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
BAYKUŞ
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı.
KAFA
İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
ÇAYIRSEDEFİ
Düğün çiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki (Thalictrum).
GACIRDAMAK
"Gacır" diye kulak tırmalayıcı ve düzensiz ses çıkarmak.
EKSPRES
Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
DOLAMBAÇ
Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.
DİYASTOL
Sistolden sonra kulakçıkların veya karıncıkların genişlemesi. Gevşeme.
KABAŞİŞ
Kabakulak.
DALIZ
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.
İBİS
Leyleksilerden, Afrika ve Batı Asya'nın sulak yerlerinde yaşayan bir kuş, Mısır turnası (İbis aethiopica).
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
İŞİTMEK
Kulakla algılamak, duymak. Haber almak.
DİNLEMEK
İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.
KAMIŞ
Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.