İçinde ULAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ulama" olan, toplam 157 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ulama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

UYGULAMACILIK

12 harfli kelimeler

YADURĞULAMAK

11 harfli kelimeler

KAŞAVULAMAK, KILAVULAMAK, URUNDULAMAK

10 harfli kelimeler

BULGULAMAK, BURGULAMAK, DOĞRULAMAK, KUTLULAMAK, MUŞTULAMAK, SORGULAMAK, UYGULAMALI, VURGULAMAK, YAVRULAMAK, YUVGULAMAK, BOZBULAMAÇ, ÇITMULAMAK, GOLTULAMAK, HOBBULAMAK, HOPBULAMAK, HORTULAMAK, KAVZULAMAK, KOMSULAMAK, KURGULAMAK, OBURULAMAK, PARPULAMAH, PARPULAMAK, ŞOLDULAMAH, TAKSULAMAK, TUNÇSULAMA, ULAMAYONCA, YANSULAMAK, YOLCULAMAK, YOMSULAMAK, YUMSULAMAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

ARZULAMAK, BUĞULAMAK, BULGULAMA, BURGULAMA, DOĞRULAMA, DURULAMAK, EBRULAMAK, KURGULAMA, KURULAMAK, KUTULAMAK, KUZULAMAK, MUŞTULAMA, PUSULAMAK, SORGULAMA, TAPULAMAK, UĞRULAMAK, UYGULAMAK, VURGULAMA, YAVRULAMA, YUVGULAMA, AHKULAMAK, ANCULAMAK, AVKULAMAK, BOĞULAMAK, BOZULAMAK, BULAMAMAK, BUZULAMAK, COZULAMAK, CUCULAMAK, DAPULAMAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

AGULAMAK, ARZULAMA, BUĞULAMA, DURULAMA, EBRULAMA, KURULAMA, KUTULAMA, KUZULAMA, PUSULAMA, TAPULAMA, UĞRULAMA, ULULAMAK, UYGULAMA, ARULAMAH, ARULAMAK, DORULAMA, KUYULAMA, OCULAMAK, OFULAMAK, OGULAMAK, SORULAMA, UCULAMAK, UFULAMAK, UGULAMAK, ULAMAOTU, USULAMAK, UVULAMAK

7 harfli kelimeler

AGULAMA, BULAMAÇ, BULAMAK, SULAMAK, ULULAMA, BULAMAŞ, CULAMAH, CULAMAK, HULAMAK, İÇULAMA, KULAMAK, TULAMAK, YULAMAK, ZULAMAK

6 harfli kelimeler

BULAMA, SULAMA, ULAMAK, PULAMA, ULAMAN

5 harfli kelimeler

ULAMA

Bazı kelimelerin anlamları

ULAMA

Ulamak işi. Ulanan parça, ek, katkı, ilave. Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi, bağlama: Ayırt etmek, tertip etmek, art arda gibi. Ulanmış.

YADURĞULAMAK

Alışamamak, yabancılık çekmek.

UYGULAMACILIK

Yalnız insanın kendisine yararlı olarak kullanabileceği şeyi gerçek sayan, gerçeğin ve doğrunun değerini, onun uygulamada sağladığı yarara göre saptayan öğreti.

KUTLULAMAK

Kutlamak.

YAVRULAMAK

Hayvan, doğurmak.

SORGULAMAK

Suç niteliğinde bulunan bir sorun üzerine ilgili bulunanlara sorular sormak.

URUNDULAMAK

Ayıklamak, seçmek.

BURGULAMAK

Burgu ile delmek, delik açmak.

KILAVULAMAK

Keskinletmek, bilemek.

MUŞTULAMAK

Sevinilecek bir iş, olay vb.nin olduğunu birine haber vermek, müjdelemek.

DOĞRULAMAK

Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak.

UYGULAMALI

Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.

YUVGULAMAK

Üzerinden yuvgu geçirmek.

BULGULAMAK

Yeni olayları ve bilgileri bulmak.

KAŞAVULAMAK

Tımar etmek.

VURGULAMAK

Vurgu ile söylemek. Belirlemek, damgasını vurmak. Bir yazı veya konuşmada sürekli olarak öne sürülen, önemle belirtilmek istenen düşünceye dikkati çekmek, belli bir noktayı altını çizerek belirtmek.

  -   -   -  

Anlamında ULAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

BİREYSELLEŞTİRME

Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

AYARLAMAK

Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

AMELİYE

Uygulama.

BAĞLAMA

Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

ARAZÖZ

Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

BENZİNLEMEK

Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.

ANT

Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.

ARZULAMA

Arzulamak durumu.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

AGULAMA

Agulamak işi.

BELEMEK

Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.