Kelimeler arşivinde; içinde "ulaşı" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulaşı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ulaşı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulaşı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ULAŞILABİLİRDİK
ULAŞILABİLMEK
ULAŞILABİLME, BULAŞIKÇILIK, BULAŞIVERMEK
BULAŞICILIK, ULAŞIVERMEK, BULAŞIVERME, BULAŞIKHANE
BULAŞILMAK, BULAŞIKLIK, ULAŞIVERME
ULAŞILMAK, ALTULAŞIM, BULAŞILMA, BULAŞIKÇI
ULAŞILMA, BULAŞICI
BULAŞIH, BULAŞIM, BULAŞIK
ULAŞIM, ULAŞIK
ULAŞI
ULAŞI
Bir aracın, dolu depo ile, yeniden yakıt almadan gidebileceği uzaklık.
ALTULAŞIM
Kimi kez yer üstünden de gitmekle birlikte, genellikle yer altından giden ve büyük kentlerin kent içindeki ve yakın çevresindeki toplu taşıma gereksinmesini etkinlikle karşılayan, kentsel ulaşım dizgesi.
ULAŞILABİLMEK
Ulaşılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULAŞIKLIK
Bulaşık olma durumu.
BULAŞIKHANE
Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm.
ULAŞIVERME
Ulaşıvermek işi.
BULAŞICILIK
Bulaşıcı olma durumu.
ULAŞILABİLİRDİK
Bir soruşturu ya da görüşmede kendilerinden bilgi alınacak olan yanıtlayıcıların alanda bulunma ya da elde edilme olanağı.
BULAŞIVERME
Bulaşıvermek işi.
ULAŞIVERMEK
Çabucak veya kısa sürede ulaşmak.
BULAŞIVERMEK
Çabucak bulaşmak.
ULAŞILABİLME
Ulaşılabilmek işi.
BULAŞILMAK
Bulaşma işine konu olmak.
BULAŞIKÇILIK
Bulaşıkçının yaptığı iş.
BULAŞILMA
Bulaşılmak işi.
ULAŞILMAK
Ulaşma işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CÜZZAM
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.
BUZKIRAN
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi.
DİZANTERİ
Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı ishal.
DAMLALIK
Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.
DOYGUNLUK
Doygun olma durumu, gönül tokluğu, istiğna, tatmin. Bir isteğin yerine gelmesi, bir şeyin elde edilmesi, varılmak istenen bir hedefe ulaşılmasından doğan duygu, tatmin.
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.
ERİŞİM
Erişme işi. Belli iki yer arasında gidip gelebilme, ulaşım, muvasala.
ERİŞİLMEK
Erişme işi yapılmak, ulaşılmak, yetişilmek.
ÇEPEL
Kir, bulaşık, çamur, pislik. Bozuk, kapalı (hava). Ürüne karışmış yabancı madde. Çalı çırpı.
BİRİNCİ
Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
BİLET
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.
GAYE
Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenen şey, amaç.
ELEKTRİFİKASYON
Elektrik enerjisini endüstri, ulaşım ve gündelik hayata uygulama, elektriklendirme.
BOĞMACA
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ÇAMUR
Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.
ÇİÇEK
Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.