İçinde TÜL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tül" olan, toplam 225 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK

16 harfli kelimeler

GÖRÜNTÜLEYEBİLME, VEZİKÜLOPÜSTÜLAR

14 harfli kelimeler

BÜYÜTÜLEBİLMEK, ÇÜRÜTÜLEBİLMEK, KÖTÜLEYEBİLMEK, YÜRÜTÜLEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GÖRÜNTÜLEYİCİ, KÖTÜLEŞTİRMEK, OLAĞANÜSTÜLÜK, BÜYÜTÜLEBİLME, ÇÜRÜTÜLEBİLME, FİSTÜLİZASYON, GÖRÜNTÜLENMEK, GÖRÜNTÜLETMEK, KÖTÜLEYEBİLME, ÜTÜLEYEBİLMEK, YÜRÜTÜLEBİLME

12 harfli kelimeler

DÖVDÜRTÜLMEK, GÖRÜNTÜLEMEK, KAPİTÜLASYON, KÖTÜLEŞTİRİŞ, KÖTÜLEŞTİRME, KÖTÜLÜKÇÜLÜK, PÜSKÜRTÜLMEK, TÜLBENTÇİLİK, FİSTÜLEKTOMİ, FİSTÜLOGRAFİ, GÖRÜNTÜLENME, GÖRÜNTÜLETME, TÜLKÜGUYRUĞU, TÜLÜDOMBALAK, TÜLÜDÖMBELEK, TÜLÜTOMBALAK, ÜTÜLEYEBİLME

11 harfli kelimeler

DÖVDÜRTÜLME, GÖRÜNTÜLEME, PÜSKÜRTÜLME, SÜPRÜNTÜLÜK, FİSTÜLOTOMİ, HÖNTÜLDEMEK, KÜÇÜKÖRTÜLÜ, KÜÇÜKTÜLMEN, TAKATÜLÜMBE, TÜLÜTOPALAK

10 harfli kelimeler

BÜYÜTÜLMEK, ÇÜRÜTÜLMEK, GÖRÜNTÜLÜK, GÜMBÜRTÜLÜ, KÖTÜLENMEK, KÖTÜLEŞMEK, YÜRÜTÜLMEK, ZATÜLKÜRSİ, MÜŞTÜLEMEK, ÖKÜRTÜLMEK, PÜSTÜLOZİS, TÜLÜDOMBAK, TÜLÜTOMBAK, TÜLÜTOMBAL, TÜLÜTONBAK, TÜLÜTONTON, TÜLÜTÖMBEK, ÜRKÜTÜLMEK

9 harfli kelimeler

BAŞÖRTÜLÜ, BEYTÜLMAL, BÖRTÜLMEK, BÜYÜTÜLME, ÇÜRÜTÜLME, DÖKÜNTÜLÜ, DÜRTÜLMEK, DÜŞÜNTÜLÜ, GÜRÜLTÜLÜ, KÖTÜLEMEK, KÖTÜLENİŞ, KÖTÜLENME, KÖTÜLEŞME, KÖTÜLEYİŞ, KÖTÜLÜKÇÜ, ÖĞÜTÜLMEK, SÜRTÜLMEK, TÜLBENTÇİ, TÜLLENMEK, ÜRKÜNTÜLÜ, ÜTÜLENMEK, YÜRÜTÜLME, YÜRÜTÜLÜŞ, ZATÜLCENP, ASTÜLEŞKE, BÖLÜNTÜLÜ, BÜYÜTÜLÜŞ, ÇÜRÜTÜLÜŞ, GABATÜLEK, HÖTTÜLDEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

DÜRTÜLME, KÖTÜLEME, MÜFTÜLÜK, ÖĞÜTÜLME, ÖĞÜTÜLÜŞ, ÖRTÜLMEK, SÜRTÜLME, TÜLLENME, ÜTÜLEMEK, ÜTÜLENME, ÜZÜNTÜLÜ, BÖRTÜLME, GELTÜLEK, KÖRTÜLEZ, KÜRTÜLLÜ, KÜTÜLMEK, MÜFTÜLER, MÜŞTÜLÜK, ÖRTÜLÜCE, SARITÜLÜ, TÜLENMEK, TÜLERMEK, TÜLETMEK, TÜLGEMEK, TÜLGÜMEK, TÜLKEMEK, TÜLLEMEK, TÜLÜBABA, TÜLÜDEVE, TÜLÜMAYA, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KÖTÜLÜK, ÖRTÜLME, TÜLBENT, ÜTÜLEME, ÜTÜLMEK, BETÜLAY, BOZTÜLÜ, FRÜSTÜL, GÜNTÜLÜ, KÖTÜLIH, KUTÜLDÜ, KÜNTÜLE, KÜRÜTÜL, KÜSTÜLÜ, KÜTÜLDÜ, KÜTÜLTİ, ÖRTÜLÜK, ÖTÜLMEK, TÜLEMEK, TÜLEMEN, TÜLERÜK, TÜLEYKA, TÜLİNAY, TÜLLÜCE, TÜLÜBAŞ, TÜLÜKÖY, TÜLÜLER, TÜLÜMEK, TÜLÜMEN, TÜLÜNGİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

FİSTÜL, ÖRTÜLÜ, PÜSTÜL, ÜTÜLME, BESTÜL, EMTÜLÜ, GOSTÜL, GÖSTÜL, KÜRTÜL, KÜSTÜL, ÖRTÜLİ, ÖTÜLÜK, PÖRTÜL, SPATÜL, TATÜLE, TÜKTÜL, TÜLBÜR, TÜLCAN, TÜLEGİ, TÜLEME, TÜLENK, TÜLLÜK, TÜLMEN, TÜLPÜR, TÜLÜBE, TÜLÜCE, TÜLÜDÜ, ÜTÜLEK

5 harfli kelimeler

ÜTÜLÜ, AYTÜL, BETÜL, PÜTÜL, SÜTÜL, TÜLAY, TÜLCE, TÜLEH, TÜLEK, TÜLEL, TÜLEN, TÜLEP, TÜLİK, TÜLİN, TÜLKE, TÜLKİ, TÜLKÜ, TÜLLİ, TÜLLÜ, TÜLÜK, TÜLÜP, TÜLÜŞ

4 harfli kelimeler

TÜLE, TÜLT, TÜLÜ

3 harfli kelimeler

TÜL

Bazı kelimelerin anlamları

TÜL

Çok ince gözenekli pamuk, ipek veya sentetik dokuma. Bu dokumadan yapılmış. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde.

OLAĞANÜSTÜLÜK

Olağanüstü olma durumu, fevkaladelik, harikuladelik.

GÖRÜNTÜLEYEBİLME

Görüntüleyebilmek işi.

GÖRÜNTÜLENMEK

Görüntüleme işine konu olmak.

GÖRÜNTÜLETMEK

Görüntüleme işini yaptırmak.

ÇÜRÜTÜLEBİLMEK

Çürütülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

FİSTÜLİZASYON

Bir organ boşluğundan diğer bir organ boşluğuna veya organdan vücut yüzeyine uzanan patolojik geçit meydana gelmesi.

BÜYÜTÜLEBİLME

Büyütülebilmek işi.

GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK

Görüntüleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜNTÜLEYİCİ

Görüntülemeyi sağlayan alet.

VEZİKÜLOPÜSTÜLAR

Vezikül ve püstüllerle belirgin değişiklik.

ÇÜRÜTÜLEBİLME

Çürütülebilmek işi.

KÖTÜLEŞTİRMEK

Kötü duruma gelmesine yol açmak.

YÜRÜTÜLEBİLMEK

Yürütülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BÜYÜTÜLEBİLMEK

Büyütülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖTÜLEYEBİLMEK

Kötüleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında TÜL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

ALDANGIÇ

Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak.

ANJİYOGRAFİ

Damar görüntüleme.

BATAKLIK

Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

BAŞHEMŞİRE

Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.

BASMACI

Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

BAŞKALAŞMAK

Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.

ALTIKARDEŞ

Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.

AĞLAMAKLI

Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

BAŞAKLAMAK

Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

ANJİYO

Damar görüntüleme.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ALAÇIK

Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.

ARILAR

Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.