Kelimeler arşivinde; içinde "susa" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde susa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu susa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında susa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SUSATANGİLLER, MAASUSAELMASI
MASUSAELMASI
SUSAMGİLLER, SUSAKKABAĞI, SUSARIMSAĞI
SUSAMLAMAH, SUSABİLMEK
SUSALAMAK, SUSABİLME
SUSAKLIK, SUSAZMAK, SUSANMAK, SUSALMAK, SUSALLAR, SUSATMAK
SUSAYIŞ, SUSANAK, SUSAMSI, SUSAMLI, SUSAMCI, SUSAMAL, SUSAMAK, SUSALIK, SUSATMA, SUSAĞAN
SUSAMA, SUSADI
SUSA
Yol, şose. Dar yol, şose.
SUSAMLAMAH
Ekin serpilmek, büyümek : Tarla susamlamış.
SUSAKKABAĞI
Sukabağı.
SUSALLAR
Suda yaşayan bitki veya hayvan familyası.
SUSAKLIK
Susamış olma durumu. Salaklık, aptallık.
SUSABİLME
Susabilmek işi.
SUSABİLMEK
Susma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SUSARIMSAĞI
Kurtluca.
SUSAMGİLLER
İki çeneklilerden, en önemli ve örnek bitkisi susam olan, küçük bir bitki familyası.
SUSALAMAK
Saldırmak.
SUSATANGİLLER
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımının, yılanlar (Ophidia) alt takımının, su yılanları (Colubriformia) bölümünün, geride oyuklular (Opishoglypha) grubundan bir familya. (Dipsadidae), yeşil ağaç yılanı (Dryophis prasinus) iyi bilinen türleridir.
SUSALMAK
Susamak.
SUSANMAK
Susamak.
SUSAZMAK
Susamak.
MASUSAELMASI
Bir elma çeşidi.
MAASUSAELMASI
Kışın yetişen, kırmızı renkli, dayanıklı, ekşi bir çeşit elma.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HARARET
Sıcaklık. Susama, susuzluk. Coşkunluk, ateşlilik.
DOMUZ
Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.
KURUMAK
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.
KÜNCÜ
Susam tanesi.
KÖFTÜN
Sığırlara yedirilen susam veya keten küspesi.
SİMİT
Halka biçiminde, genel olarak üzerine susam serpilmiş çörek. Denizde kolayca yüzmeyi sağlayan halka biçiminde alet. İnce bulgur, düğürcük.
SUSUZLUK
Susuz olma durumu, kuraklık. Susamış olma durumu.
SUSAK
Susamış olan, susayan. Su kabağından yapılmış veya ağaçtan oyulmuş maşrapa. Salak, aptal.
GÜMÜL
Susam ve ekin demeti veya yığını.
KURTLUCA
Ballıbabagillerden, tırmanıcı sarı çiçekleri olan, kokusu sarımsağı andıran, göl, akarsu kıyıları vb. nemli yerlerde yetişen bir bitki, meşecik, yer meşesi, yer palamudu, yer pelidi, susarımsağı. Lohusa otu.
SUSAM
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Süsen. Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu.
SAMUT
Susan, suskun.
OKRAMAK
Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek.
SUSAMA
Susamak işi.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
SUSUZ
Suyu olmayan, suyu bulunmayan. Yağmursuz, kurak geçen. Su olmadan. Suyu çok az olan. Kars iline bağlı ilçelerden biri. Susamış olan.
SUSATMA
Susatmak işi.
SUSATMAK
Susamasına yol açmak, susuz bırakmak. Zorluk, güçlük çıkarmak.
SUSAYIŞ
Susama işi.
HUNHAR
Kana susamış, kan dökücü.