SUST ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sust" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. sust ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sust ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sust olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SUSTURABİLMEK, SUSTURUVERMEK, SUSTENTAKULUM

12 harfli kelimeler

SUSTURABİLME, SUSTURUVERME

11 harfli kelimeler

SUSTURULMAK

10 harfli kelimeler

SUSTURULMA

9 harfli kelimeler

SUSTAİNER, SUSTURMAK, SUSTURUCU

8 harfli kelimeler

SUSTİMAL, SUSTURMA, SUSTURUŞ

7 harfli kelimeler

SUSTALI, SUSTAİN

6 harfli kelimeler

SUSTUN

5 harfli kelimeler

SUSTA

4 harfli kelimeler

SUST

Bazı kelimelerin anlamları

SUST

Gevşek.

SUSTURUVERMEK

Çabucak susturmak.

SUSTURABİLMEK

Susturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SUSTAİNER

Ses sinyalinin sonsuz sürede devam etmesini sağlayan devre.

SUSTURULMA

Susturulmak işi.

SUSTAİN

Telli çalgılarda çalgının yapımında kullanılan ağaç, köprü, tel gibi birçok bileşene bağlı olarak farklılık gösterebilen, tele vurulması ile başlayan tınının tamamen susmasına kadar geçen süre.

SUSTURUŞ

Motorun sesini azaltmak için dışarı uzanan borunun ucuna takılan susturucu.

SUSTURUCU

Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.

SUSTURULMAK

Susması sağlanmak, konuşması önlenmek. Aldığı karşılıkla artık söz söyleyemeyecek bir duruma düşürülmek.

SUSTİMAL

Arapça kökenli sû-i isti'mâl: suiistimal.

SUSTALI

Sustası olan. Emniyet yayı olan çakı.

SUSTURUVERME

Susturuvermek işi.

SUSTENTAKULUM

Destek.

SUSTURMAK

Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak. Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek.

SUSTURMA

Susturmak işi, ilzam.

SUSTURABİLME

Susturabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SUST bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUST geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGGUCUK

Ağlıyan küçük çocukları susturmak veya güldürmek için söylenir.

AVKETMEK

Engel olmak, geciktirmek. Oyalamak, susturmak. Kovmak.

İLZAM

Cevap veremez duruma getirme, susturma. Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma.

ANDA

Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.

EGZOZ

İçten yanmalı motorlarda yanan akaryakıtın gazı. Susturucu. Bu gazın atılmasını sağlayan düzen. Bu gazın boşaltılması.

MUTE

Ses kaynağının sesinin kesilmesi. Kısa süreli tok sesler elde etmek için pena tutan elle vurulacak tel ya da tellerin köprünün hemen yanından hafifçe sıkıştırılmasıyla sesin bir miktar susturulması, muting-palm.

ENSELET

Bile bile, isteyerek. Mahsustan, kasti olarak, bile bile.

KAĞRIK

Erkek kekliğin, karşısındaki kekliği susturmak için çıkardığı ses. Kendini beğenmiş kimse. İnatçı. Nezleden damakda oluşan şiş. Balgam.

KAĞALAMAK

Karşısındakini terslemek, susturmak.

AGGU

Ağlıyan küçük çocukları susturmak veya güldürmek için söylenir.

GASTROSÖL

İlk bağırsak boşluğu. Embriyoda blastula boşluğunu izleyen evredeki mideye benzer yapının boşluğu. Amfiyoksusta invaginasyon sonucu biçimlenen boşluk.

ESELET

Bilerek, isteyerek, kasten: Esaâlet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Kasti olarak, mahsustan.

TIPIŞLAMAK

Çocuğu uyutmak veya susturmak için arkasına yavaş yavaş vurmak, tapıklamak.

HET

Korkutmak ya da susturmak için söylenir.

ANKASTAN

Yalandan, şakacıktan, mahsustan.

HAPTETMEK

Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.

AVGETMEK

Oyalamak, susturmak.

BASTIRIKTA

Gizlenen, saklanan şey veya laf: Benim de bu hususta bildiklerim var, fakat şimdilik bastırıkta duruyor.

KAYIRMAZ

Önemi yok, bir şeyin yok (canı yanarak ağlayan çocuğu susturmak için). Beis yok, zarar vermez, ehemmiyeti yok.

SADIÇ

Yakın candan arkadaş. Besleme kız, ahretlik. Yakın arkadaş. Düğünde geline ya da güveye yol gösteren, önderlik eden. Sağdıç, en yakın ve samimi arkadaş, karşılığı sadış. Düğünde gelin ve güveye her hususta yol gösteren. ET sağdıç. Sağdıç.