Kelimeler arşivi içinde; başında "sust" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. sust ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sust ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sust olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SUSTURABİLMEK, SUSTURUVERMEK, SUSTENTAKULUM
SUSTURABİLME, SUSTURUVERME
SUSTURULMAK
SUSTURULMA
SUSTAİNER, SUSTURMAK, SUSTURUCU
SUSTİMAL, SUSTURMA, SUSTURUŞ
SUSTALI, SUSTAİN
SUSTUN
SUSTA
SUST
SUST
Gevşek.
SUSTURUVERMEK
Çabucak susturmak.
SUSTURABİLMEK
Susturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SUSTAİNER
Ses sinyalinin sonsuz sürede devam etmesini sağlayan devre.
SUSTURULMA
Susturulmak işi.
SUSTAİN
Telli çalgılarda çalgının yapımında kullanılan ağaç, köprü, tel gibi birçok bileşene bağlı olarak farklılık gösterebilen, tele vurulması ile başlayan tınının tamamen susmasına kadar geçen süre.
SUSTURUŞ
Motorun sesini azaltmak için dışarı uzanan borunun ucuna takılan susturucu.
SUSTURUCU
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.
SUSTURULMAK
Susması sağlanmak, konuşması önlenmek. Aldığı karşılıkla artık söz söyleyemeyecek bir duruma düşürülmek.
SUSTİMAL
Arapça kökenli sû-i isti'mâl: suiistimal.
SUSTALI
Sustası olan. Emniyet yayı olan çakı.
SUSTURUVERME
Susturuvermek işi.
SUSTENTAKULUM
Destek.
SUSTURMAK
Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak. Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek.
SUSTURMA
Susturmak işi, ilzam.
SUSTURABİLME
Susturabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGGUCUK
Ağlıyan küçük çocukları susturmak veya güldürmek için söylenir.
AVKETMEK
Engel olmak, geciktirmek. Oyalamak, susturmak. Kovmak.
İLZAM
Cevap veremez duruma getirme, susturma. Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma.
ANDA
Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.
EGZOZ
İçten yanmalı motorlarda yanan akaryakıtın gazı. Susturucu. Bu gazın atılmasını sağlayan düzen. Bu gazın boşaltılması.
MUTE
Ses kaynağının sesinin kesilmesi. Kısa süreli tok sesler elde etmek için pena tutan elle vurulacak tel ya da tellerin köprünün hemen yanından hafifçe sıkıştırılmasıyla sesin bir miktar susturulması, muting-palm.
ENSELET
Bile bile, isteyerek. Mahsustan, kasti olarak, bile bile.
KAĞRIK
Erkek kekliğin, karşısındaki kekliği susturmak için çıkardığı ses. Kendini beğenmiş kimse. İnatçı. Nezleden damakda oluşan şiş. Balgam.
KAĞALAMAK
Karşısındakini terslemek, susturmak.
AGGU
Ağlıyan küçük çocukları susturmak veya güldürmek için söylenir.
GASTROSÖL
İlk bağırsak boşluğu. Embriyoda blastula boşluğunu izleyen evredeki mideye benzer yapının boşluğu. Amfiyoksusta invaginasyon sonucu biçimlenen boşluk.
ESELET
Bilerek, isteyerek, kasten: Esaâlet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Kasti olarak, mahsustan.
TIPIŞLAMAK
Çocuğu uyutmak veya susturmak için arkasına yavaş yavaş vurmak, tapıklamak.
HET
Korkutmak ya da susturmak için söylenir.
ANKASTAN
Yalandan, şakacıktan, mahsustan.
HAPTETMEK
Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.
AVGETMEK
Oyalamak, susturmak.
BASTIRIKTA
Gizlenen, saklanan şey veya laf: Benim de bu hususta bildiklerim var, fakat şimdilik bastırıkta duruyor.
KAYIRMAZ
Önemi yok, bir şeyin yok (canı yanarak ağlayan çocuğu susturmak için). Beis yok, zarar vermez, ehemmiyeti yok.
SADIÇ
Yakın candan arkadaş. Besleme kız, ahretlik. Yakın arkadaş. Düğünde geline ya da güveye yol gösteren, önderlik eden. Sağdıç, en yakın ve samimi arkadaş, karşılığı sadış. Düğünde gelin ve güveye her hususta yol gösteren. ET sağdıç. Sağdıç.