Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sust" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sust ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sust olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sust olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SUST
Gevşek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGGUCUK
Ağlıyan küçük çocukları susturmak veya güldürmek için söylenir.
HET
Korkutmak ya da susturmak için söylenir.
KAĞRIK
Erkek kekliğin, karşısındaki kekliği susturmak için çıkardığı ses. Kendini beğenmiş kimse. İnatçı. Nezleden damakda oluşan şiş. Balgam.
GASTROSÖL
İlk bağırsak boşluğu. Embriyoda blastula boşluğunu izleyen evredeki mideye benzer yapının boşluğu. Amfiyoksusta invaginasyon sonucu biçimlenen boşluk.
BASTIRIKTA
Gizlenen, saklanan şey veya laf: Benim de bu hususta bildiklerim var, fakat şimdilik bastırıkta duruyor.
EGZOZ
İçten yanmalı motorlarda yanan akaryakıtın gazı. Susturucu. Bu gazın atılmasını sağlayan düzen. Bu gazın boşaltılması.
AVGETMEK
Oyalamak, susturmak.
ENSELET
Bile bile, isteyerek. Mahsustan, kasti olarak, bile bile.
TIPIŞLAMAK
Çocuğu uyutmak veya susturmak için arkasına yavaş yavaş vurmak, tapıklamak.
HAPTETMEK
Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.
SUSTURULMA
Susturulmak işi.
ANKASTAN
Yalandan, şakacıktan, mahsustan.
SUSTALI
Sustası olan. Emniyet yayı olan çakı.
SUSTURMA
Susturmak işi, ilzam.
ANDA
Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.
AVKETMEK
Engel olmak, geciktirmek. Oyalamak, susturmak. Kovmak.
İLZAM
Cevap veremez duruma getirme, susturma. Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma.
AGGU
Ağlıyan küçük çocukları susturmak veya güldürmek için söylenir.
KAĞALAMAK
Karşısındakini terslemek, susturmak.
ESELET
Bilerek, isteyerek, kasten: Esaâlet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Kasti olarak, mahsustan.