İçinde SUP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sup" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sup bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sup ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sup olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SUPRAPOPÜLASYONU, MARSUPİALİZASYON

15 harfli kelimeler

SUPRAPOPÜLASYON

13 harfli kelimeler

SUPRAMAKSİLAR, SUPRARENALİZM

12 harfli kelimeler

VESUPANALLAH, SUPPOZOTİVAR, SUPRALİTORAL, SUPRAORBİTAL

11 harfli kelimeler

SUPERFİSYAL

10 harfli kelimeler

İZOKSUPRİN, SUPURASYON, SUPERSCOPE, SUPİNASYON, SUPURULMAK

9 harfli kelimeler

SUPRESYON, SUPERİYOR, SUPURATİF

8 harfli kelimeler

SUPRİNTİ, SUPERİSİ, SUPURMAK, SUPANGLE, SUPÜÇÜĞÜ

7 harfli kelimeler

SUPREMA, SUPİNUM, TAASSUP, SUPHİYE, SUPALAN

6 harfli kelimeler

SUPRES, MENSUP, SUPARA, SUPLES, MAHSUP, SUPLAK, SUPLAN

5 harfli kelimeler

SUPHA, SUPER, SUPHİ, SUPPA, SUPUN, SUPRA, SUPAP, RÜSUP

4 harfli kelimeler

SUPA

3 harfli kelimeler

SUP

Bazı kelimelerin anlamları

SUP

Çikolata ile yapılmış olan bir çeşit tatlı, supangle.

SUPERSCOPE

Sıkıştırmaca dayanan bir geniş görüntülük işlemi (35 mm'lik negatife olağan biçimde alınan görüntüler sıkıştırmaçla basılarak geniş görüntülük için eşlem çıkarılır ve göstericide buna uygun yayaç kullanılır).

SUPRAPOPÜLASYON

Belirli bir ekosistemdeki tüm konaklardaki bütün gelişim evrelerindeki tüm bireyleri ifade eden terim.

SUPRARENALİZM

Adrenalizm.

SUPRAPOPÜLASYONU

Bir ekosistemde tüm konaklarda bulunan tek bir parazit türüne ait bireylerin tamamı.

SUPİNASYON

Avucun öne ve yukarıya bakacak biçimde, ön kolun ekseni etrafında dönmesi.

MARSUPİALİZASYON

Deriyle bağlantılı olmayan tümör, kist ve apselerin deri kenarına yaklaştırıp dikilerek tedavisinin yapılması.

VESUPANALLAH

Arapça kökenli fe-sübhân-Allah: fesüphanallah.

SUPRAMAKSİLAR

Üst çene.

SUPURASYON

İrinleşme, irin.

SUPPOZOTİVAR

Fitil.

SUPRALİTORAL

Suların en yüksek olduğu yüzeyin üzerinde kalan, fakat dalgaların serpintisine ve fırtınalı havalarda su basmasına maruz kalan, kara ile deniz arasındaki geçit bölgesi.

SUPERFİSYAL

Yüzlek, yüzeyde olan.

SUPRAORBİTAL

Göz çukurunun üzerinde.

SUPURULMAK

Süpürülmek// silinmek supurulmak: köşe bucak temizlenmek, iyice temizlenmiş olmak.

İZOKSUPRİN

Beyaz renkte, kokusuz ve yapısal olarak sempatik sistemini uyarıcı aminlere benzeyen, beta adrenerjik almaç agonisti olarak ve ayrıca, papaverin benzeri etkisi nedeniyle damarlarla döl yatağı düz kaslarının gevşemesine neden olan bir ilaç. Bu bileşik, daha çok erken doğum ve yavru atmaların önüne geçmek için ayrıca, navikular hastalığın tedavisinde kullanılır.

  -   -   -  

Anlamında SUP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

POLİSEVİ

Emniyet mensuplarının dinlenmek ve barınmak amacıyla kullandığı bina.

BANDİKUT

Keseli memeliler (Marsupialia) takımının, keseli porsukgiller (Peramelidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, eti yenen, Tazmanya ve Avustralya'da toprak altında yaşayan bir tür. (Perameles obesula), Keseliler (Marsupialia) takımının keseli-porsukgiller (Peramelidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50 cm. Kül-kahverengidir. Yenir. Tasmanya ve Avustralyada toprak altında yaşar.

ÇUL

Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma. Tekke mensuplarının büründüğü örtü. Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü. Giyim, giysi.

KADİRİLİK

Şeyh Abdülkadir Geylani tarafından XI. yüzyılda kurulan bir tarikat. Bu tarikata mensup olma durumu.

KADİRİ

Kadirilik'e mensup olan kimse.

OLMAK

Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

BAĞNAZLIK

Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.

MAFYA

Yasa dışı işlerle uğraşan, zor kullanarak birtakım gizli çıkarlar sağlayan örgüt. Bu örgüte mensup olan kimse.

SUPANGLE

Sup.

ABHAZ

Kuzeybatı Kafkasya'da yaşayan bir halk, Abaza. Bu halka mensup olan kimse, Abaza.

KAPAKÇIK

Küçük kapak. Yürekte ve damarlarda kanın veya başka sıvıların geri dönmesini önleyen supap durumunda küçük kapak.

MENSUBİYET

Mensupluk.

ANTİLOPLAR

Geviş getiren memeli hayvanların bir familyası. Memeliler (Mammalia) sınıfının, geviş getirenler (Ruminantia) alt takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, boynuzları yukarı ve geriye doğru kıvrık, iyi koşan, Afrika'da yaşayan türlere sahip bir alt familya. (Antilopinae), Memeli hayvanlardan geviş-getirenler (Ruminantia) alt-takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasının bir alt familyası. Kara antilop (Antilope cervicapra), keseli antilop (Antidorcas marsupialis), kaya antilopu (Oreotragus oreotragus), boğa antilopu (Taurotragus oryx), bozkır antilopu (Saiga tatarica), dört-boynuzlu antilop (Tetracerus quadricornis), cüce antilop (Neotragus pygmaeus), ceylân (Gazella dorcas), İran ceylânı (G. subgutturossa), Hint ceylânı (G. bennetti), inek antilopu (Bubalis buselaphus), addaks (Addax nasomaculata), kaama (Bubalis camaa), kudu (Strepsiceros strepsiceros), gnu (Connochaetes gnu), orongo (Pantholops hodgsoni) gibi gerçek antilopları içine alır. Vücutları zarif olup boynuzları yukarı ve geri doğru kıvrıktır. İyi koşarlar. Afrikada boldurlar.

PÜRİTENLİK

Püriten olma durumu. Ahlaki, siyasi vb. konularda katı taassup.

HURUFİ

Hurufiliğe mensup olan kimse.

DİASPORA

Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.

ANDROSTERON

Ketosteroit grubuna mensup, zayıf androjenik özellikli, testisler tarafından salgılanan erkek steroit eşey hormonu; testosteronun bir metaboliti. Ketosteroit grubuna mensup, zayıf androjen özellikli testisler tarafından salgılanan erkek steroit eşey hormonu, testosteronun bir metaboliti.

ÇÖKELTİ

Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

BEKTAŞİLİK

Bektaşi tarikatı. Bu tarikata mensup olma durumu.

ADRENALİZM

Böbrek üstü bezlerinin işlevlerinde azalma veya artma, disadrenalizm, suprarenalizm.