Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sur" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESKİHÜSNÜMANSUR
TANASSUR
İÇKUSUR, MAYASUR
TAVSUR, MAHSUR, MENSUR, SONSUR, SANSUR, MUNSUR, MAKSUR, MANSUR
KOSUR, SUSUR, SOSUR, MUSUR, KÜSUR, BASUR, GUSUR, FOSUR, UNSUR, KUSUR, CESUR
SUR
SUR
Kale duvarı. Uğur, alın yazısı, talih. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.
SOSUR
Suratsız, sevimsiz, kibirli.
KOSUR
Kendini beğenen, onurlu.
TAVSUR
Yansılama, taklit.
İÇKUSUR
Yüzeyin altında olan ve görünmeyen yapı kusuru.
MANSUR
Mantar. Tanrı'nın yardımıyla galip, üstün gelmiş.
MAKSUR
Kısaltılmış. Alıkonulmuş. Bir şeye ayrılmış.
TANASSUR
Hristiyanlaşma.
SONSUR
Donuk, suratsız (kişi).
MUNSUR
İcra memuru.
ESKİHÜSNÜMANSUR
Adıyaman ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MENSUR
Düzyazı.
SUSUR
Manda, dişi manda.
MAYASUR
Mayasıl hastalığı.
MAHSUR
Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş.
SANSUR
Soğukkanlı, sevimsiz : Amma sansur adam ha!.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEFO
Kusur, özür, bozukluk.
CAHİLLİK
Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.
AYIPLI
Ayıbı, kusuru olan.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
CESURCA
Cesura yakışan. (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane.
CESURANE
Cesura yakışan. Cesurca.
AZNAVUR
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.
DEFOLU
Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).
AYIPSIZ
Ayıbı, kusuru olmayan.
CÜRÜM
Suç. Yanlışlık, kusur ya da hata.
BASURLU
Basuru olan, hemoroitli.
DAYI
Annenin erkek kardeşi. Osmanlı Devleti'nde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici. Kabadayı. Kayırıcı. Cesur, yiğit. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ÇATINMAK
Kaşlarını çatıp surat asmak.
ÇOPUR
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı.
AYET
Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.
BIÇKIN
Külhanbeyi, kabadayı. Korkusuz, gözü pek, yürekli, cesur. 1988 yılında çekilen bir Kemal Sunal filmi.
AYIP
Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
ARILAMAK
Bir şeyde herhangi bir ayıp veya kusur bulunmadığını bildirmek, tenzih etmek.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.