İçinde SALAH geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "salah" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde salah bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu salah ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında salah olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SALAHİYETSİZLİK

13 harfli kelimeler

SALAHİYYETDAR

12 harfli kelimeler

SALAHİYETSİZ, SALAHİYETTAR

11 harfli kelimeler

SALAHİYETLİ

10 harfli kelimeler

SALAHATTİN, SALAHİYYET, SALAHORLUH

9 harfli kelimeler

SALAHİYET

8 harfli kelimeler

SALAHANA

7 harfli kelimeler

AMSALAH, FOSALAH, SALAHOR

6 harfli kelimeler

SALAHİ

5 harfli kelimeler

SALAH

Bazı kelimelerin anlamları

SALAH

Düzelme, iyileşme, iyilik.

SALAHİYETSİZ

Yetkisiz.

SALAHİYET

Yetki.

SALAHİYETSİZLİK

Yetkisizlik.

AMSALAH

Şaşkın, budala, ahmak, alık, pısırık.

SALAHATTİN

Konya kenti, Sille nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SALAHİYETLİ

Yetkili.

SALAHİYYET

yetki.

SALAHANA

İşsiz, başıboş dolaşan kimse. Tembel. Serseri, başıboş. Serseri, başı boş. Arapça kökenli Far. selh-hâne: (salhane köpekleri gibi) serseri; başıboş; işsiz güçsüz.

SALAHİYETTAR

Yetkili.

SALAHİYYETDAR

yetkili.

SALAHOR

Budala, ahmak.

SALAHORLUH

İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.

SALAHİ

İyilikle, barışla ilgili.

FOSALAH

Şişman olduğu halde kuvvetsiz olan kişi.

  -   -   -  

Anlamında SALAH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İYİLİK

İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.

İYİLEŞMEK

İyi duruma gelmek. Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek, salah bulmak.

YETKİ

Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

YETKİLİ

Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

DOMİNANS

Baskınlık. Allel gen çiftlerinden birinin diğeri üzerine etkisini tam veya kısmen göstermesi. Hâkimiyet, salahiyet, tahakküm, üstünlük, başatlık.

YETKİSİZLİK

Yetkisiz olma durumu, salahiyetsizlik.

YETKİSİZ

Herhangi bir işte yetkisi olmayan, salahiyetsiz.

SELEHİYET

Salahiyet.

ONMAK

Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.