İçinde RAKA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "raka" olan, toplam 113 tane kelime bulunuyor. İçerisinde raka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu raka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında raka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BÜYÜKKARAKARLI, HİPERAKANTOZİS, KÜÇÜKKARAKARLI, MERKEZKARAKALE, YUKARIKARAKAYA

13 harfli kelimeler

AŞAĞIKARAKAYA, İNTRAKARDİYAL, KARAKASBENLER, KARAKASBENNİK, KARAKASPENDEK

12 harfli kelimeler

KARAKABARCIK, KARAKALPAKÇA, BIRAKABİLMEK, KALITBIRAKAN, KARAKABAAĞAÇ, KARAKAZANCIK

11 harfli kelimeler

ABRAKADABRA, BAŞARAKAVAK, BIRAKABİLME, KARAKABARIK, KARAKADILAR, KARAKARINCA, OTURAKALMAK, PROPARAKAİN, SIRAKAYALAR, YAPRAKARISI, YAPRAKAŞISI

10 harfli kelimeler

BAYRAKALTI, RAKAMLAMAK, DURAKALMAK, KARAKALÇIK, KARAKALPAK, KARAKAMIĞI, KARAKAVLUK, KARAKAVRUK, KARAKAYALI, KAYRAKALTI, LORAKARBEF, OTURAKALMA, PARAKANTOM, YAPRAKAÇAN

9 harfli kelimeler

BARAKACIK, KARAKAÇAN, KARAKAFES, KARAKARGA, KARAKAVAK, KARAKAVUK, KARAKAVZA, RAKAMLAMA, ARAKATMAN, ARAKAZANÇ, DURAKALMA, KARAKABAR, KARAKABUK, KARAKAÇAK, KARAKALEM, KARAKAMIŞ, KARAKASIM, KARAKAVUZ, KARAKAYIN, KARAKAZAN, PRAKARANA, TETRAKAİN, TORAKALİS

8 harfli kelimeler

MURAKABE, SARAKACI, ARAKAPAK, ARAKATKI, ERAKALIN, KARAKADA, KARAKADI, KARAKALE, KARAKAPI, KARAKAYA, PARAKAMI, RAKAMSIZ, SIRAKAYA, TIRAKALI

7 harfli kelimeler

DERAKAP, KARAKAŞ, RAKAMLI, ARAKAHİ, ARAKAPI, BİRAKAÇ, BORAKAN, GÜRAKAN, GÜRAKAR, HARAKAT, KAHRAKA, KARAKAN, KARAKAT, MATRAKA, MAZRAKA, ORAKAYI, RAKATLU, TIRAKAS, YARAKAN

6 harfli kelimeler

BARAKA, SARAKA, VARAKA, ARAKAN, HORAKA, KARAKA, KORAKA, MARAKA, ORAKAY, TARAKA, TIRAKA, TORAKA, ZARAKA

5 harfli kelimeler

ARAKA, RAKAM

4 harfli kelimeler

RAKA

Bazı kelimelerin anlamları

RAKA

İç bezelye, araka.

KARAKASPENDEK

Zor kullanarak.

KARAKALPAKÇA

Karakalpak Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

KÜÇÜKKARAKARLI

Tekirdağ ili, Hayrabolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BÜYÜKKARAKARLI

Tekirdağ şehri, Dambaslar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

HİPERAKANTOZİS

Akantozis.

BIRAKABİLMEK

Bırakma imkânı veya olasılığı bulunmak.

İNTRAKARDİYAL

Kalp içi, kalp içinde.

AŞAĞIKARAKAYA

Yozgat kenti, Sorgun belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KARAKABARCIK

Şarbon.

KARAKASBENLER

Zor kullanarak : Karakasbenler evime girdi, malımı çaldı.

KALITBIRAKAN

mûris, müverris, mirâsbırakan.

KARAKABAAĞAÇ

Balıkesir şehrinde, Darıca bucağına bağlı bir bölge.

MERKEZKARAKALE

Kars şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YUKARIKARAKAYA

Yozgat ili, Çekerek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KARAKASBENNİK

Zor kullanarak.

  -   -   -  

Anlamında RAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTI

Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

ALTMIŞ

Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

BOMBACI

Bomba atan kimse. Bomba yapan kimse. Bir yere bomba bırakan kimse.

DOKUZ

Sekizden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı. Sekizden bir artık.

BARAKACIK

Küçük baraka.

ASKERLİK

Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

CAYGIN

Vazgeçip işin ardını bırakan. Dönek.

DÖRT

Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.

DENETLEMEK

Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

DENETLEME

Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

BEŞ

Dörtten sonra gelen sayının adı. İlkokul. Dörtten bir artık. Bu sayıyı gösteren 5 ve V rakamlarının adı.

BİLMECE

Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun, muamma. Bilinmeyen şey, muamma.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

BİN

Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Pek çok, çok sayıda. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı.

DOKSAN

Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı. Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 90 ve XC rakamlarının adı.

BİR

Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

ÇİÇEK

Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.