Kelimeler arşivi içinde; sonunda "raka" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu raka ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında raka olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde raka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAHRAKA, MATRAKA, MAZRAKA
BARAKA, SARAKA, VARAKA, HORAKA, KARAKA, KORAKA, MARAKA, TARAKA, TIRAKA, TORAKA, ZARAKA
ARAKA
RAKA
RAKA
İç bezelye, araka.
MAZRAKA
Ekmeği tandıra yapıştırmakta kullanılan araç.
TARAKA
Tahta bölme, tahta perde. Başında tarak biçiminde tüyleri olan bir çeşit kuş.
KORAKA
Demir pası.
MATRAKA
(Heykel) İri başlı, kısa saplı heykelci çekici. a. bk. maço.
VARAKA
Varak.
MARAKA
İran'da seyirlik oyuna verilen ad. İran'da seyirlik oyunlarına verilen ad.
KAHRAKA
Mutsuz, şanssız. Kartal.
TIRAKA
Kuzu ya da koyun başlıklarına dikilen küçük çıngırak. Buz tutan gölün buzlarını kırmaya yarayan ağaç parçası. 1.Bakırların son perdah verilmiş durumu. 2.Bakırlara son perdahını veren araç. Eski evlerin kapısındaki sürgüler. Çalım, kibir. İriyarı (insan için). Muska biçimindeki kâğıtlara barut konulup törenlerde patlatılan bir çeşit fişek. Oda duvarlarındaki lamba konulan küçük sergen. Bakırcılıkta bakıra son perdah vermeye yarayan araç. Hayvanların boynuna takılan çan. Buz tutan gölde kayığın ilerlemesi için yol açmakta kullanılan ağaç. Lamba, çiçek ve benzerleri konulan küçük raf. Gürültü. Tırkaz, kapı ardına sürülen ağaç.
ZARAKA
Ufak pencere.
KARAKA
En geride kalan, başarısız. En son, sonuncu.
ARAKA
İri taneli bezelye.
HORAKA
Değnek.
SARAKA
Alay, istihza.
BARAKA
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.
TORAKA
Kalın çoban ya da bekçi sopası.
Bu bölümde tanımı içerisinde RAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CAYGIN
Vazgeçip işin ardını bırakan. Dönek.
ALTI
Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.
DOKUZ
Sekizden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı. Sekizden bir artık.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
ALTMIŞ
Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.
DOKSAN
Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı. Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 90 ve XC rakamlarının adı.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
BARAKACIK
Küçük baraka.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
BİR
Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
ÇİÇEK
Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
BOMBACI
Bomba atan kimse. Bomba yapan kimse. Bir yere bomba bırakan kimse.
BİLMECE
Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun, muamma. Bilinmeyen şey, muamma.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
ASKERLİK
Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.
BEŞ
Dörtten sonra gelen sayının adı. İlkokul. Dörtten bir artık. Bu sayıyı gösteren 5 ve V rakamlarının adı.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
BİN
Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Pek çok, çok sayıda. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
DÖRT
Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.