Kelimeler arşivinde; içinde "pata" olan, toplam 84 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pata bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pata ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pata olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PATAKLAYABİLMEK
PATAKLAYABİLME
PATAVATSIZLIK
KAPATABİLMEK, PATAVATSIZCA, PATATESÇİLİK
PATAZLANMAK, KAPATABİLME, PATAKLANMAK, PATALLAŞMAK, PATATESİMSİ
PATAHLAMAK, PATALAŞMAK, PATARLAMAK, PATAŞLAMAK, PATAVATSIZ, PATAVASSIZ, PATAVAZSIZ, PATAZLAMAH, PATAKLANMA, PATAKLAMAK, PATAZLAMAK, PATPATANAK
PATAVASIZ, PATATESÇİ, PATALOJİK, PATAKÜLLE, TULUMPATA, KURAPATAK, PATAKLAMA, HIPPATANA, HEPATALJİ, KARAPATAK, KARPATAĞI, PATATESLİ
PATAVALI, PATAKREM, ÇATAPATA, PATALOJİ
PATANMA, PATANAZ, PATANOŞ, PATANUŞ, PATAVRA, PATANAS, PATALYA, ALAPATA, PATATİS, PATATLA, TOPATAN, PATATES, PATANAK, PATADAK, PATAMAN, PATAMAK, PATADİS, IRAPATA, ŞIRPATA, ISPATAN, PATALAK, PATAHCI, İSPATAN, İRAPATA, PATAKLI
PATANA, PATAVI, PATAĞI, RAPATA, PATATA, ISPATA, PATANÇ
SPATA, PATAZ, PATAK, PATAÇ, PATAT, PATAŞ, PATAS, PATAR, PATAN, PATAL, PATAH, PATAĞ
PATA
PATA
Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma.
PATATESÇİLİK
Patates yetiştirme veya satma işi.
PATAŞLAMAK
Vurarak sevmek.
KAPATABİLME
Kapatabilmek işi.
PATAKLAYABİLMEK
Pataklamaya gücü yetmek.
PATAZLANMAK
Paylanmak.
PATAHLAMAK
Dövmek. Dayak atmak, dövmek.
PATALLAŞMAK
Yürürken ayağını bir yere çarpmak.
KAPATABİLMEK
Kapatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PATARLAMAK
Dövmek.
PATALAŞMAK
Yürürken ayağını bir yere çarpmak. Selâmlaşmak.
PATAVATSIZLIK
Patavatsızca davranış.
PATAKLANMAK
Dövülmek.
PATAKLAYABİLME
Pataklayabilmek işi.
PATATESİMSİ
Patatesi andıran, patatese benzeyen, patates gibi.
PATAVATSIZCA
Patavatsız bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde PATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
KUMPİR
Özel fırında pişirilen iri patatesin içine peynir, mısır, bezelye vb. malzeme konularak yapılmış olan yiyecek. Patates.
DİNGİ
Bir çifte kürekli küçük patalya.
NEYSE
"Önemi yok, olan oldu" anlamında kullanılan bir söz. "Konuyu kapatalım, uzatmayalım, her ne ise" anlamında kullanılan bir söz. "Çok şükür, bereket versin" anlamında kullanılan bir söz.
KÖTEK
Baston, sopa. Gölge balığı. Sopayla atılan dayak, patak.
FRİTÖZ
Yiyecekleri özellikle patatesi kızartmaya yarayan özel kap.
GARNİTÜR
Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler. Giyecekleri süslemek için eklenen şey, süs. Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne.
NİŞASTA
Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde.
CİPS
İnce, yuvarlak kesilerek kızartılmış patates.
GÖZLEME
Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.
FİLİZLENME
Filizlenmek işi. Yumruların üzerinde ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı.
BİNGİ
Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri.
GAF
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot.
FEKÜL
Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta.
BOYOZ
Kuş yuvası biçimi verilmiş milföy hamurunun içine kıyma, patates, peynir vb. malzemeler konulduktan sonra üzerine pudra şekeri veya tahin dökülerek hazırlanan bir börek türü.
KÖFTE
Genellikle çekilmiş etten, bazen de tavuk, balık veya patatesten yapılan, türlü biçimlerde pişirilen yemek.
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
BUĞDAYCIL
Bataklık yerlerde, patates, pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula).