Kelimeler arşivi içinde; başında "patı" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. patı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu patı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde patı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PATIŞAHYANAĞI
PATIRDATMAK, PATIRDAŞMAK, PATIRDANMAK
PATIRDAMAH, PATIRTISIZ, PATIRDATMA, PATIRDAMAK, PATIRAŞMAK, PATIRANMAH
PATIRAVIK, PATIRDAMA, PATIRTILI, PATILAMAK, PATIRAMAK
PATILDAK
PATILTİ, PATISGA, PATIRTI, PATIRDI, PATIRGA, PATIRNA
PATIKO, PATIĞA, PATIRI, PATIŞA
PATIK, PATIÇ, PATIL, PATIR
PATI
Küçük çocuk. Körebe oyunu. Tahta parçası. Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki : Geldimpatı. Şişmanlıktan yalpalayarak yürü-yen.
PATIRDANMAK
Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.
PATIRDATMA
Patırdatmak işi.
PATIRDAMAK
Patırtılı ses çıkarmak.
PATIRDAŞMAK
Gürültü yapmak. Yabancı dille konuşmak. Birbirine sert söz söylemek, çekişmek.
PATIRAMAK
Heyecanlanmak, çırpınmak. Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek. Yabancı dil konuşmak. Gürültü etmek. Hızlı koşmak.
PATIRAVIK
Konuşması anlaşılmayan, peltek.
PATIRDAMA
Patırdamak işi.
PATIRANMAH
Çırpınmak, öfkelenmek.
PATIRDAMAH
Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.
PATIRAŞMAK
Gürültü etmek.
PATIRDATMAK
Patırtılı ses çıkartmak.
PATIRTILI
Patırtısı olan.
PATILAMAK
Eskimek, yıpranmak. Yaşlanmak, kocamak.
PATIRTISIZ
Patırtısı olmayan.
PATIŞAHYANAĞI
Itır çiçeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde PATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞLI
Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
KAPATILMA
Kapatılmak işi.
HAPİS
Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.
FESHEDİLMEK
Kapatılmak, dağıtılmak, faaliyetten men edilmek.
CİVCİVLİ
Civcivi olan. Gürültülü patırtılı, telaşlı.
CAFCAFLI
Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.
KAPATILIŞ
Kapatılma işi.
KAVARA
Balı alınmış petek. Gürültü, patırtı. Yel, gaz. Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal.
HAPSETMEK
Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.
BÜZME
Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).
HÜCRE
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
CURCUNALI
Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).
DAĞDAĞA
Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum, sıkıntı.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
ARBEDE
Çatışma, patırtı.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
KALEYDOSKOP
Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü.
DAĞDAĞALI
Gürültülü patırtılı.