Kelimeler arşivinde; içinde "ors" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ors bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ors ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ors olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FLORSUZLAŞTIRMA, KLORSUZLAŞTIRMA
KARABORSACILIK
PORSELENCİLİK, DORSOFLEKSİYO
KONFORSUZLUK, PORSUKGİLLER, SPORSEVERLİK, DORSOVENTRAL, DORSOVERSİYO, KORSEKOPELEK, TELADORSAGİA
KARABORSACI, KONSORSİYUM, ASETOORSEİN, DİSTORSİYON, ENDORSEMENT, PROPORSİYON, RANFORSATÖR, REZORSİNİZM
KORSECİLİK, MORSGİLLER, PORSELENCİ, BORSACILIK, REZORSİNOL
FORSMAJÖR, FOSFORSUZ, KONFORSUZ, KORSANLIK, ORSALAMAK, SPORSEVER, ZORSUNMAK, KARABORSA, MORSALKIM, ABORSİYON, FORSLAMAK, GORSEDMEK, GORSETMEK, HORSUNMAK, KORSANGUÇ, KORSANKUÇ, KORSÜMBÜL, KORSÜNBÜL, MORSÜMBÜL, OĞORSEMEK, ZORSINMAH
KAŞKORSE, KORSESİZ, ORSALAMA, PORSELEN, PORSİYON, PORSUMAK, ZORSUNMA, BORSAMAK, DORSALİS, EKSTRORS, ENDORSEE, ENDORSER, FORSUMAK, HORSUNLU, KORSAMBA, KORSIÇAN, PORSUKLU, PORSUMAN, RAPORSUZ, TORSİYON
BORSACI, FORSEPS, KORSECİ, KORSELİ, PORSUMA, ENDORSE, HORSANA, HORSANE, MORSAĞI, PORSİYO
FORSLU, KORSAN, PORSUK, BORSAK, DORSAL, DORSUM, GORSAK, GORSAN, HORSAN, KORSAJ, KORSAK, KORSAL, KORSEN, KORSUZ, MORSUK, PORSUH, PORSUN, SORSAN, SORSAT, SORSUM, YORSAK, YORSUN
BORSA, DORSE, FORSA, HORST, KORSE, GORSA, HORSA, HORSO, ORSEK
FORS, MORS, ORSA
ORS
ORS
Kalıntı yumurtalık sendromu.
PORSUKGİLLER
Açık tohumlulardan, örneği porsuk ağacı olan bir familya.
SPORSEVERLİK
Sporsever olma durumu.
DORSOFLEKSİYO
Gebe döl yatağının üstten geriye doğru dirseklenmesi.
KLORSUZLAŞTIRMA
Sudan kloru arındırma işlemi, klorsuzlaştırma.
FLORSUZLAŞTIRMA
Genellikle florlu fosfat kayasının florunun ısı işlemiyle uçurularak veya kimyasal işlemlerle uzaklaştırılması.
KORSEKOPELEK
Toprağı eşen bir sürüngen, köstebek.
KARABORSACILIK
Karaborsacı olma durumu.
KARABORSACI
Karaborsacılık yapan kimse.
KONSORSİYUM
Şirketler birliği.
PORSELENCİLİK
Porselencinin işi.
KONFORSUZLUK
Konforsuz olma durumu.
DORSOVENTRAL
Dorsalden ventrale doğru yer alan. Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.
TELADORSAGİA
Trichostrongylidae ailesinde bulunan, Ostertagia cinsine oldukça benzeyen koyun ve keçilerin abomasumunda parazitlenen nematod cinsi.
ASETOORSEİN
Kromozomlardan ezme preparat yapılmasında kullanılan, % 45'lik asetik asit içinde hazırlanan %1'lik orsein çözeltisinden oluşan bir boya. Kromozomlardan ezme preparat yapılmasında kullanılan % 45'lik asetik asit içinde hazırlanan % 1'lik orsein çözeltisinden oluşan bir boya.
DORSOVERSİYO
Özellikle kısraklarda enine gelişlerde görülen, döl yatağının hafif yukarıya doğru bükülmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
HACİMSİZ
Hacmi olmayan, oylumsuz. Borsada gerçekleştirilen yetersiz tutarda alım satım.
BORSACI
Değerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse.
GABARİ
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek. Motorlu veya motorsuz taşıtların köprü vb. altından rahatça geçebilmeleri için en yüksek boyutları belirten ölçüler. Bir binanın, yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği.
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
EZGİÇ
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
GÜÇLÜ
Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.
GİDON
Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.
BOCA
Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâraltı, orsa veya rüzgârüstü karşıtı.
FAĞFUR
Çin imparatorlarına verilen unvan. Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya.
İZBANDUT
Görünüşü ve davranışı ile korku veren (iri yarı adam). Rum korsanı.
FORSLU
Üzerine fors çekilmiş (gemi, otomobil). Sözü geçer, güçlü.
FİNCAN
Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genel olarak kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap. Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç.
FİNCANCI
Porselen veya cam eşya satan kimse.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
KARSAK
Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılmış olan bir tür memeli (Vulpes corsac).
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.