İçinde ONARIM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "onarım" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onarım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu onarım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onarım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ONARIM

Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.

ONARIMCI

Onarma işini yapan kimse, tamirci.

ONARIMCILIK

Bozulmuş olan nesneleri onarıp yararlı bir duruma getirme, tamircilik.

  -   -   -  

Anlamında ONARIM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONARIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SERVİS

Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı. Burada görevli kimselerin tümü. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer.

SEMENT

Ekmek tahtası. Dişin üzerini kaplayan kemiğe benzer madde. Hücreleri birbirine bağlayan ya da organizmayı zemine bağlayan ara madde. Tüm dişlerin kök kısmıyla kimi dişlerin boyun kısmında, yapısı biraz değişikliğe uğramış kemik dokudan oluşan, damardan yoksun, % 55 organik ve % 45 inorganik madde içeren ve mina katmanını örten tabaka. Dişin kökünü saran ve destek sağlayan kemik benzeri, sementoblastlar tarafından üretilen kemiksi doku, sementum. Dişin onarımında kullanılan dolgu materyalleri.

ASANSÖRCÜ

Asansörün bakım ve onarımını yapan kimse. Otel, hastane vb. büyük kuruluşlarda asansörün düzenli çalışmasını sağlayan kimse.

RÖGAR

Kanalizasyona inmek, bakım ve onarım yapmak üzere yol düzeyinde kapağı bulunan özel baca.

ŞEHREMİNİ

Osmanlı Devleti'nde Tanzimata kadar saray ve devlet yapılarının onarımına, haremin gider ve aylık işlerine bakmakla yükümlü kimse. Şehremanetinin başında bulunan kimse, belediye başkanı.

TÜFEKÇİ

Tüfek yapan, onaran veya satan kimse. Padişah ve sarayı korumakla görevli olan. Savaş gereçleri, silah yapımı ve onarımı ile uğraşan asker sınıfından olan kimse.

GARAJCI

Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci.

TAMİR

Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.

MİMARBAŞI

Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı.

RADARCI

Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse.

REPERASYON

Onarım.

OTOPLASTİ

Eksik bir organa, kişinin başka bir yerinden parça alıp eklemek yoluyla yapılan onarım. Plastik ameliyat.

HIRBO

İri yarı kişi. Sersem, salak ve kaba saba. Türk gölge ve ortaoyunlarında Anadolulu tipler için kullanılır. Başkaca Türk de denir. iriyarı, güçlü, kaba ve görgüsüzdür. İyi yürekli, ama saftır; kolayca aldatılır. Gözü döndü mü önünde kimse duramaz. Kastamonulu oduncu ya da Bolulu aşçı olarak gergiye çıkar. Kimi kez de yufkacı, yoğurtçu, koç bakıcısı, kundura onarımcısı olur. Leblebici ya da bekçi olarak da oyuna çıkar. Karagözcü argosunda taşra tiplerinin tümüne bu ad verilir.

MERAMET

Onarma, onarım.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

TAMİRCİ

Bir şeyi onaran kimse. Onarım yapılmış olan yer.

GARAJ

Otomobil vb. taşıtların konulduğu üstü örtülü yer, arabalık. Toplu taşıma ve nakliye araçlarına hareket ve varış noktası olarak belediyelerce ayrılan yer. Otomobillerin bakım ve onarımının yapıldığı yer.

TAMİRAT

Onarım.

KADEME

Aşama, basamak, derece. Motorlu araçların bakım ve onarım işlerinin yapıldığı birim, bakımevi.

FİBROZ

Zedelenme gösteren dokuda onarım amacıyla oluşan bağ dokusunun artışı.