Sonu ONARMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "onarma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu onarma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında onarma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde onarma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ONARMA

Onarmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ONARMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAMALAMAK

Yama ile onarmak, yama vurmak.

PRES

İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.

ONARTMAK

Onarma işini birine yaptırmak, tamir ettirmek.

RADYOCULUK

Radyo yapma, onarma veya satma işi. Radyo kuruluşlarını işletme ve yönetme işi.

ONARILMAK

Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak.

AVADANLIK

Bir işi yapmak, bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.

MENGENE

Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir tür alet. Pres.

YAMA

Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.

ÖRMEK

İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.

KALAFAT

Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.

KALAFATLAMAK

Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.

KÖPRÜCÜ

Köprü yapan kimse. Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım.

TAMİR

Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.

DÜZELTMEK

Düzgün duruma getirmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek.

TÜFEKÇİLİK

Tüfek yapma veya onarma işi. Tüfek satıcılığı.

TELEVİZYONCULUK

Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.

ONARIMCI

Onarma işini yapan kimse, tamirci.

ONARICI

Onarma işini yapan kimse. Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde.

ONARIM

Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.

YAMAMAK

Yama koyarak onarmak, yamalamak. İstenmeyen kimseyi birine zorla vermek. İstenmeyen şeyi birine mal etmek.